
Urfa’nın Suruç ilçesinde 33 gencin katledilmesinin hemen ardından Ceylanpınar’da 2 polisin evinde şüpheli bir şekilde öldürülmesi sonucu AKP yönetimindeki Türk devleti, MGK’nin Ekim 2014 toplantısında kararlaştırdığı savaş konseptini devreye koydu. Kürtlerin gasp edilen haklarının iadesini öngörün çözüm süreci adına başlatılan “diyalog” bitirildi. Gerekçe yapılan 2 polisin şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma ve dava sürecinde çarpıcı detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Skandallarla dolu olan ve 7’si tutuklu olmak üzere 9 kişinin yargılandığı dava dosyası kapsamında 7 Kasım günü davanın 3’üncü duruşması Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davaya ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Urfa Valiliği’ne üstten gelen ve “Gizli” ibareli olduğu belirtilen bir yazıyla “Ceylanpınar dosyasını kapat” talimatının verildiği öğrenildi.
Urfa Valiliği’nde çalışan bir personelin sızdırdığı bilgiye göre Urfa Valiliği’ne gelen talimata uygun olarak mahkemeye direktifler verildi. Gizli talimatta, Ceylanpınar dosyasının artık uzatılmaması ve kapatılması isteniyor. Urfa Valiliği de bunun gereğini yapmak için uğraşıyor.
Kontranın korumalarıydı
Bugüne kadar tutuklu yargılananların avukatları tarafından olayın aydınlatılması için yapılan hiçbir başvuru, mahkemece kabul edilmedi. Ayrıca öldürülen 2 polisin, kontra olan AKP’li Ceylapınar Belediye Başkanı Menderes Atilla’nın gayri resmi korumaları olduklarının ortaya çıkması oynanan kirli oyunun bir diğer boyutu. Ceylanpınar’da halka dönük terör estiren Menderes Atilla’nın korumalığını yapan polislerden birinin de El Nusra çetesi ile direkt bağlantılı olması, bir diğer skandal.
Araştırma önergelerine ret
PKK’nin üzerine yıkılmaya çalışılan ve sürecin bitirilmesine gerekçe gösterilen Ceylanpınar olayı için HDP ve CHP tarafından verilen Araştırma Önergeleri de Meclis Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.
Çelişkilerle dolu
Devam eden dava dosyasının avukatlarından Mehmet Çelikay, ANF’ye konuştu. Çlişkilere dikkat çeken Çelikay, dava dosyası kapsamında kabul edilen iddianamenin bir bölümünde, polislerin Suriye’den gelen 6 kişilik bir grup tarafından öldürüldüğünün yazıldığını fakat dosyada bulunan tutuklu kişilerin fail olarak işaret edildiğini söyledi. Çelikay, tutuklu yargılananların hiçbirinin Suriye’den gelmediğini belirterek, bunun dosyadaki belli başlı çelişkilerden bir tanesi olduğunu dile getirdi.
Hiçbir görüntü yok
Çelikay, şu detayları paylaştı: “Ülkede Kürt sorununun çözümü için başlatılan süreci bitirmeye gerekçe yapılan bu denli önemli bir olayın dava dosyasında öldürülen 2 polisin iş yerinden (emniyet) çıktıkları andan itibaren eve geçmelerine kadar geçen süre zarfında ilçedeki herhangi bir Mobese ve iş yeri kamerasında görüntüleri yok.
Görüşme kayıtları konulmadı
Yine 2 polisin telefonda yaptıkları görüşme kayıtlarının dosyaya koyulmaması olayın ne denli büyük ve kirli bir komplo olduğunu gösteriyor.
Bir kişi daha varmış
Nitekim Urfa Valisi’nin olayın hemen akabinde ‘2 polisin yanında 3’üncü bir kişinin olduğu şüphesi üzerinde durulmaktadır’ şeklindeki açıklaması polislerin yalnız olmadıklarını gösteriyor.
Tanık: 2 polis daha vardı
Ayrıca yapılan araştırmalara göre öldürülen polislerin cinayet öncesi gittiği marketin sahibi, ölen polislerin yanında 2 polis daha olduğunu söylemişti. Ancak dosyada bu 3 ve 4’üncü kişiler üzerinde hiçbir şekilde durulmaması ve yer verilmemesi dikkat çeken bir diğer ayrıntı.
İhbarcılar dinlenmedi
Yine iddianamede olayı ihbar edenler olarak geçen kişilerin mahkemede dinlenmesi adına yaptığımız başvurular hiçbir şekilde kabul edilmeyerek, dava dosyasına müdahil edilmedi.
Olay yeri incelemesi
Ayrıca polislerce olayı aydınlatabilecek düzeyde olan ve delil olabilecek her şeyin bilinçli bir şekilde yok edilmiş olması da ayrı bir husus."
Uyduruk bir hikaye
Avukat Çelikay, tamamen uyduruk bir hikaye üzerinden yazılan iddianameyle davanın yürüdüğünü belirterek, savcılık makamının da failler ile ilgili çelişkili ifadelere yer vermesinin bile iddianamenin bir senaryodan ibaret olduğunu gösterdiğini söyledi.
Mahkeme başkanı tutuklandı
Dava dosyasında başından itibaren görevli olan Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı da Gülen Cemaati üyesi olmaktan tutuklandı. Avukatların, olayın açığa kavuşturulması adına gereken delillerin toplanması taleplerine sürekli olarak kayıtsız kalarak herhangi bir işlem başlatmamıştı.
Mesajlarla oynanmış
Çelikay, şöyle devam etti: “Delil, diye iddianamede yer verilen telefon görüşmelerinde geçen söylemlerin bir kısmının dosyaya eklenerek suç delili yapılmaya çalışıldığını görüyoruz. Görüşmelerin öncesi ve sonrası hiçbir şekilde iddianameye eklenmemiş. Sanıklar arası telefon üzeri yapılan mesajlaşmalarda da mesaj tarihleri değiştirilmiş. Kayıtlarda son gönderilen mesajlar başa alınmış ve başta gönderilen mesajlar da sona alınarak bir delil oluşturulmaya çalışılmış. Bu şekilde bir hikaye yazılmış. Zaten savcılık da bu olayın faillerinin kim ve kimler olduğunu bilmiyor.
Aileleri bile takip etmiyor
Cinayetin failleri bugüne kadar bulunamadı. Polisleri öldürenleri bulmaya yönelik bir soruşturma da yürütülmedi. Ölen polislerin aileleri bile davayı takip etmiyor.”
HASAN YOLDAŞ / ANF /URFA