24 Temmuz’da TC ve AKP iktidarının Kuzey ve G.Batı Kürdistan’a ilan ettiği topyekün savaşın bilinen dış (zahiri) sebeplerinden birisi Ceylanpınar’da (Serêkanî) iki polis memurunun geceleyin evlerinde uyurken öldürülmeleri idi. Asıl nedeni ise 2014 yılında MGK toplantısında alınan “Kürt Özgürlük Mücadelesini” çöktürme planı idi.
Ceylanpınar vak’asını yeniden gözlerimizin önüne getirelim. 20 Temmuz 2014 tarihinde Rıha’nın Pirsus(Suruç) ilçesinde Kobanê’ye gitmek üzere gelen SGB mensubu 76 kişiye basın toplantısı yaparken düzenlenen bombalı saldırıda otuzüç kişi yaşamını yitirirken, 104 kişide yaralanmıştı. 22 Temmuz akşamı polislerin kaldığı evde polis memurları Fevzi Yumuşak ve Okan Uçar kafalarına birer kurşun sıkılarak öldürüldüler. Olayın ertesinde HPG adına olay üstlenilerek, ‘Suruç katliamının intikamının alındığı’ açıklandı. Bir hafta sonra KCK BBC Türkçe yayınına yaptığı açıklamada olayın PKK/HPG tarafından yapılmadığını açıkladı.
Polis ertesi gün taziyeden dönen beş kişinin bindiği taksinin üzerinde haciz olduğu gerekçesi ile durdurdu. Arabadaki beş kişide sorgu için bekletilmeye başlandı. Telsiz konuşmalarının uzaması üzerine sorgu için bekletilen kişiler kendi istekleri ile emniyete götürüldüler. Bu sırada yapılan bir ihbarı değerlendiren polis bu beş kişiyi polisilerin öldürülmesi ile ligili soruşturmanın içine dahil etti. İddiaya göre evin kapısını babası çilingir olan M.N.Y. açmıştı. Oysaki bu kişinin babasının çilingir olmadığı ortaya çıktı. Olayla ilgili olarak ikisi tutuksuz dokuz kişi halen polisleri öldürmekten dolayı yargılanıyor.
15 Temmuz sonrası sanıklar hakkında tutuklama kararı veren Nurettin Bulut FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandı. Telefonla ihbar yapan T.B.nin kardeşi Ramazan B. Fethullah Gülen operasyonu nedeniyle tuttuklandı. Diğer kardeşi Mithat B. ise Feto’nun Rıha koordinasyonu olarak halen aranıyor. Geçenlerde Urfa (Rıha) Ağır Ceza Mahkemesine Adalet Bakanlığınca gönderilen gizli bir yazıda dava dosyasının kapatılması istenmiş. Anlaşılan bağımsız(!) Türk Mahkemesine tutuklu olarak yargılanan sanıkların cezalandırılarak dosyanın kapatılması isteniyor. Olay gün gibi ortada polis memurları ile birlikte markete gidip eşya alan ve polislerle birlikte evlerine giden diğer bir kişinin kim olduğu araştırılmıyor. Evde ölen iki polis memurunun dışında kim vardı araştırılmıyor. Araştırılsa belki de olay ortaya çıkacak, TC ve AKP iktidarının 24 Temmuz’da Kürtlere yönelik başlattığı savaşın gerekçesi havada kalmış olacaktır.
Hakikatlar güneş gibidir. Balçıkla sıvanmaz. Her iki polis memurlarının katilleri mutlaka ortaya çıkarılmalıdırlar. Yalanla, dolanla devlet idare edilmez. İdare edilmeye kalkışılırsa bugünkü TC içine girdiği durum ile karşı karşıya kalınır. Kürt Özgürlük Hareketi’de olaylara sahip çıkarken çok ince araştırma yapıp sonradan açıklama yapması gerekiyor. (Gerçi, polislerin öldürülmesi haberi üzerinde birkaç saat sonra bu açıklamanın yapılması şüphe uyandırıcıydı zaten.) Ceylanpınar olayında yapılan açıklamanın üzerine balıklama atlayan AKP iktidarı halkın merhamet duygularına sığınarak bu olayı Türkiye halkı nezdinde çok iyi kullandı. Ceylanpınar vak’ası hepimiz için ders olmalıdır. Derin devletin oyunlarını ortaya çıkarmak, onun oyunlarına gelmemekte devrimci bir tavırdır.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Kurdolog, politikacı, yazar, Sorbonne Üniversitesi Kurdoloji bölümünün kurucusu ve hocası Apê Kamuran Bedixan 6 Aralık 1978 tarihinde Paris’te yaşamını yitirdi.
* 8 Aralık 1966 tarihinde PKK esir aldığı altı askeri Türkiye’den gelen heyete yapılan protokol gereği teslim etti.
* 10 Aralık 1993’te, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul gününde Özgür Gündem çalışanları gözaltına alındı. Aralarında daha sonra şehit düşen Gurbetelli Ersöz ve Mehmet Şenol da vardı.