
Yedi ay önce cezaevi yönetiminin değişmesiyle birlikte çocuklarının sorun yaşamaya başladığını belirten baba Mehmet Kaya, "7 ay önce ziyaretlerine gittiğimde çocuklarım masanın altından gizlice bana bir mektup verdi. Mektupta 'bizi dövüyorlar, işkence yapıyorlar hücreye atıyorlar' yazıyordu. Çocuklarım gardiyanlardan korktukları için konuşamıyorlardı. Bunun üzerine cezaevi savcılığına ve ilgili birçok yere dilekçeyle başvurdum, ama bana inanmadılar" dedi. Oğlunun cezaevinde gardiyanlar tarafından daha önce yakıldığını söyleyen baba Kaya, "Daha önce de ona işkence yapmışlar. Rica etmiş beni hastaneye götürün, bir şey söylemeyeceğim demiş; ama hastaneye götürmemişler" diye konuştu.
'Azıcık kolu yanmış ne olmuş!'
Oğlunun yanma olayından sonra cezaevine giderek Selahattin ismindeki cezaevi müdürüyle görüştüğünü aktaran baba Kaya, "Bana 'Olur böyle şeyler, ben 7 ay önce Diyarbakır'daydım, Diyarbakır Cezaevi'nde çok insanları vuruyorlardı, öldürüyorlardı, yakıyorlardı, gömüyorlardı. Ne olmuş senin oğlunun azıcık kolu yanmış bir şeyi yok' dedi. Ben geldim İzmir'e oğlum komada ölüm yatağında, ha şimdi de öldü" dedi.
Diğer oğlundan endişe ediyor
Aynı cezaevinde kalan oğlu Erdoğan Kaya'ya da işkence yapıldığını belirten baba Kaya, "Cezaevinde kalan diğer oğluma sahip çıksınlar, oradan başka cezaevine götürsünler. Ona da bir şey olursa dayanamam" diye konuştu. Oğlunun ölümünde sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılıp cezalandırılmasını isteyen baba Kaya, "Ben bir babayım yüreğim ateş gibi yanıyor. Sorumlular bulunsun benim oğlum gitti başka çocuklar ölmesin" dedi.
'Anne ben kendimi yakmadım'
Erkan Kaya ile hastanedeyken telefonla görüştüğünü söyleyen annesi Ayşe Gürsel Kaya ise oğlunun şu sözlerini aktardı: "Anne abimi oradan kurtarın. Beni yaktılar, abime tuzak kurdular. İki kişi onun koğuşuna gitti, üç kişi daha gönderecekler. Sonra kavga çıkaracaklar, sonra gardiyanlar onu alıp işkence yapacak. Bana yaptıkları tuzağa abimi de düşürecekler. Ben kendimi yakmadım, işkence yapıyorlar, bizi kurtarın."
Kardeşi saldırıya tanık
"Oğlumun kaldığı hücrede çakmak yasak, ateş yasak, ayakkabı bağcığına kadar her şey yasak! Benim oğlum nasıl oluyor ki, bu şekilde yanabiliyor" diye soran anne sözlerine şöyle devam etti: "Oğlum yanarken gardiyanlar karşına geçip, kahkaha atmış. Demişler ki 'iyi oluyor yan böyle.' Oğlum feryat etmiş. Abisi sesleri duymuş, ama kardeşi olduğunu bilmiyormuş. Bana dedi ki 'anne ben sesleri, çığlıkları, inlemeleri duydum, ama kardeşimin olduğunu bilmiyordum. Bilseydim bir şeyler yapmak için uğraşırdım, ama elimden gelen hiçbir şey olmazdı. Çünkü ben başka bir koğuştayım, oysa o hücredeydi.'"
Oğlu Erdoğan Kaya'nın başka bir cezaevine sevk edilmesini isteyen anne Kaya, "Oğlum Erdoğan'ın kurtulmasını istiyorum. Bir oğlumu toprağa verdim, diğer oğlumu da toprağa vermek istemiyorum. Ne olur yardım edin, oğlumu kurtarın" çağrısında bulundu.
Kaya ailesinin avukatı Adnan Kaya ise, Erkan Kaya'nın yaşamını yitirmesine neden olan olaylar zincirini tüm boyutlarıyla araştırılması için ilgili yerlere başvuracaklarını ve bunun takipçisi olacaklarını belirtti. Avukat Kaya, Erkan Kaya'nın ölümüyle ilgili Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulanacağını kaydetti. Kaya ailesi, İHD İzmir Şubesi'ne başvurarak hukuki yardım talebinde bulundu. Cezaevi yetkilileri ise olayla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.
DENİZ TEKİN / DİHA/İZMİR