
Türkiye’nin de taraf olduğu ve özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocukların korunmasına ilişkin Birleşmiş Milletler Havana Sözleşmesi’nde disiplin suçu almış bir çocuğun tek başına müşahede koğuşunda tutulamayacağının belirtildiğini hatırlatan avukatlar, karara tepki gösterdi. Dava dosyasını İHD adına takip eden avukatlar Rehşan Bataray Saman ve Muhterem Süren, Atar’ın intihar ettiği tespit edilse dahi ihmali ve sorumluluğu olan yetkililerin cezalandırılması talebiyle karara itiraz etti.
Avukat Süren, “Çocuk yaştaki mahpusun, karşılaştığı uygulamalar aynı zamanda AİHM içtihatların göre de kötü muamele ve işkence yöntemidir. Savcılık kararında suç duyurusunda belirttiğimiz ve özellikle çocuk yaşta olan Atar’ın hangi gerekçeyle hücreye konulduğuna ilişkin tespitte bulunmamış ve çocukların hücreye konulamayacağı yasağı çiğnenmesine rağmen bu husus gözardı edilmiş ve takipsizlik kararı verilmiştir” dedi.
Süren, karara itiraz edeceklerini belirterek, yerel mahkemeden herhangi bir sonuç alamadıkları takdirde dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını söyledi.
Atar’ın yaşamını yitirmesinin ardından anne Ferha Atar, “Onu defnetmeden önce yıkadığımız da başı kırılmıştı, kaburgası kırılmıştı, dizine kadar hepsi morarmıştı. Oğlum darp edildikten sonra öldürülüyor. Sonrada intihar süsü veriyorlar” açıklaması yapmıştı.
HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED