Süleyman Acar, 6 ay önce "KCK Kent Meclisi"nde yer aldığı iddiasıyla Silopi'de tutuklandı ve Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'ne konuldu. Süleyman Acar, 13 Haziran'da cezaevinde iç kanama geçirdi ve Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ameliyat olan Acar, yaklaşık 2 haftadır yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyordu. Ancak Acar'ın dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdiği öğrenildi. Ölüm döşeğindeki Acar, son kez eşi ve çocuklarıyla görüştürülmedi.

Öldüğü gün baba oldu
Eşi hamile olan Acar'ın öldüğü gün 8. kez baba olduğu öğrenildi. Acar, henüz hakim karşısına dahi çıkamamıştı, ilk duruşması yarın Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecekti. Acar'ın cenazesi, ailesi ve BDP'liler tarafından hastaneden alınarak Silopi'ye götürüldü. Süleyman Acar vasiyeti üzerine burada annesinin yanına gömüldü.

Taziyesi kabul ediliyor
Ailesi taziyeleri kabul etmeye başladı. Silopi Başak Mahallesi'nde kurulan taziye çadırını dün BDP İlçe Başkanı Mutalip Sakman, Başverimli Belde Belediye Başkanı Sinan Uysal, Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, KURDİ-DER yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda kişi ziyaret etti.

Çocuklarına veda edemedi
Süleyman Acar'ın ablası Kumri Acar,  "Hastanede ameliyat edildikten sonra çocuklarının görmesine hiçbir şekilde izin vermediler. Bize bu acıyı yaşatanları Allah'a havale ediyoruz" dedi.

Elleri kelepçeliydi
Hasta tutsakların ölüme terk edildiğini belirten BDP'li Sakman ise "Süleyman Acar'ın elleri kelepçeli bir şekilde hastaneye kaldırılması ve ölüm döşeğinde çocuklarının görmesine izin verilmemesi AKP Hükümeti'nin ileri demokrasisini bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır" dedi. 


Geride 8 çocuk kaldı
Süleyman Acar, geride biri henüz 13 günlük bir bebek olan 8 çocuk ile acılı bir eş bıraktı. Taziyede Süleyman Acar'ın eşi Makbule Acar, yeni doğan kızına sarılıp gözyaşı döktü. Makbule Acar, 17 Haziran'da DİHA'ya konuşmuş ve eşinin durumuna ilişkin bilgi vermişti. Cezaevi yetkililerinin eşi hastaneye kaldırıldıktan 4 gün sonra kendilerine haber verdiğini anlatan Makbule Acar, eşinin şeker hastası olduğunu söylemişti. Makbule Acar, "Diyarbakır'a vardığımızda kızımla birlikte eşimi görmemize izin verdiler. Süleyman konuşamayacak haldeydi, gözlerinden yaş akıyordu. Ağzından da kan aktığını gördüm. Bizi çıkarttıktan sonra ameliyata aldılar. Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesine kaldırarak görmemize izin vermediler" demişti. Makbule Acar, eşinin suçsuz yere tutuklandığını söylemişti.

DİHA/AMED-ŞIRNAK