Cezaevlerinde 300’ü aşkın tutsağın katıldığı açlık grevi 29’uncu gününe girdi. İnsan hakları kurumları ve hukukçular, büyük cezaevi direnişlerini hatırlatan süresiz dönüşümsüz açlık grevinin ulaştığı boyutu, tutsakların durumu ve taleplerini kamuoyuna duyurmak için harekete geçti. İHD Şubesi ve Baro, bir heyet oluşturdu. Heyet, açlık grevlerinin devam ettiği cezaevlerini ziyaret ederek, tutsakların durumunu yerinde tespit edecek. Açlık grevindeki tutsaklarla görüşerek, taleplerini dinleyecek. İHD Genel Merkezi yöneticilerinin de aralarında bulunduğu bir heyet ise Karadeniz bölgesindeki cezaevlerini ziyaret edecek. Gözlem ve tespitlerini hazırlayacakları raporla kamuoyuna duyuracak. Rapor, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı, Meclis, siyasi partiler, büyükelçilikler gibi geniş bir kesimle paylaşılarak, sorumluluk çağrısı yapılacak, sorunların çözümü için harekete geçilmesi talep edilecek.

90’lı yılları hatırlatıyor

İHD Şube Başkanı Raci Bilici, tutsakların taleplerinin insani olduğunu belirterek, mutlaka karşılanması gerektiğini ifade etti. Bilici, “Başlatılan bu açlık grevleri 90’lı yıllarda olduğu gibi süresiz dönüşümsüz bir açlık grevidir ve eğer karşılık bulmazsa çok ciddi sonuçları olabilecektir. Açlık grevi eylemcilerinin, gerek Sayın Öcalan üzerinde sürdürülen tecridin sona erdirilmesi, gerekse Kürt meselesinin barışçıl çözümü konusunda talepleri bulunmaktadır. Bunlar da gayet yerinde, haklı ve meşru taleplerdir. Bu talepler yerine getirilmediği takdirde ciddi sonuçları olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Ölümlerin önüne geçilmeli

Bir ayını doldurmak üzere olan açlık grevlerine ilişkin kamuoyunda gerekli duyarlılığın oluşmadığını belirten Bilici, İHD olarak bu duyarsızlığı kırmayı amaçladıklarını ifade etti. Ana akım medyanın açlık grevlerini görmezden gelmesinin hükümet politikasının bir parçası olduğunu kaydeden Bilici, “Bu da çok tehlikeli bir durum” dedi. Cezaevlerini dolaşarak, yaşanan sorun ve sıkıntıları yerinde tespit edeceklerini ve bir rapor hazırlayacaklarını belirten Bilici, “Çok tehlikeli bir süreçle karşı karşıyayız. Eğer biz cezaevlerindeki ölümleri durduramazsak, Türkiye geri dönülmez bir sürece girer ve bunun bedeli ağır olur. Bu sorunun Türkiye kamuoyunun gündemine gelinceye kadar ne gerekiyorsa yapacağız. Çünkü bu bir insani görevdir” diye konuştu.
“Bu sıradan bir açlık grevi değildir. Süresiz dönüşümsüzdür, bunun sonucu ölümdür” diyen Bilici, şu çağrıda bulundu: “Medyaya, köşe yazarlarına, insan haklarına saygısı olan her kesime, şahsiyetlere, kurumlara, partilere çağrıda bulunuyoruz; bir an önce cezaevlerinde yapılan açlık grevlerine ilişkin harekete geçin.”

DİHA/AMED




Katılım artıyor

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar, Öcalan’a özgürlük ve Kürçe üzerindeki baskılara son verilmesi talebiyle 12 Eylül’den itibaren açlık grevinde. İlk olarak Diyarbakır D Tipi, Diyarbakır E Tipi, Bolu F Tipi, Kandıra F1, Kandıra F2 ve Siirt olmak üzere 6 cezaevinde 63 tutsak ile başlayan açlık grevine katılan cezaevlerinin sayısı 40’a yaklaşırken, süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılanların sayısı ise 300’ün üzerinde. En son İzmir’in Aliağa İlçesi’nde bulunan Şakran 4 Nolu T Tipi Cezaevi’nde Ziver Mete, Mehmet Işık, Ubeydullah Tokay ve Sedat Dalga isimli 4 tutsağın 6 Ekim’den itibaren açlık grevine başladığı öğrenildi. 3 Ekim’de açlık grevine başlayan tutsakların ise sayısının 9 olduğu bildirildi. Cezaevinden yapılan açıklamaya göre Sertaç Kılıçarslan, Şenol Koç, Nevzat Kılıç, Mehmet Yayan, Turgut Koyuncu, Özkan Yaşar, Ekrem Altay, Hurşit Kütler ve Ahmet Kaya isimli tutsaklar açlık grevine katılıyor. Birçok cezaevinde ise tutsaklar görüşe çıkmayarak açlık grevindeki tutsaklarla dayanışma içinde. İnebolu M Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 24 siyasi tutsak, açık ve kapalı görüşe çıkmama kararı aldı. 


Tecrit ediliyorlar

Silivri L Tipi Cezaevi’nde açlık grevine katılan 10 tutsağın Adalet Bakanlığı kararıyla zorla tek kişilik hücrelere alınması ardından İzmir Şakran Cezaevi’ndeki tutsaklar da tecrit edilmek isteniyor.
Şakran Cezaevi’nde 3 Ekim’den itibaren süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılan 5 kadın tutsak tek bir koğuşta toplanmak isteniyor. Açlık grevine katılan Sabah Oğur, avukatı Canan Uçar’a cezaevi savcısının ayrı koğuşlarda açlık grevine giren kadın tutsakların tek bir odada toplanması için cezaevi idaresine talimat verdiğini aktardı. Oğur’un kendisine “Açlık grevine giren arkadaşlarımızın direncini kırmak, tecrit etmek, yalnızlaştırmak ve diğer arkadaşlarının onlara destek olmasını engellenmesi için onları tek bir odada toplamak istiyorlar” dediğini söyleyen Av. Uçar, “Müvekkilim bu açlık grevinin süresiz olduğunu, ilerleyen zamanlarda arkadaşlarının bakıma muhtaç hale gelebileceklerini için bu noktada arkadaşlarından yardım almaları gerektiğini öngördüklerini söyledi. Oğur, bu durumda bir odada bulunan herkes açlık grevi yapıyorsa hangisi hangisine yardım edecek, bakımları kim yapacak” dediğini kaydetti.
Tutsakların bu uygulamaya karşı direndiğini aktaran Oğur, Şakran Kampüsü’nde bulunan T2, T3 ve T4 cezaevlerinde açlık grevine giren tutsakların da aynı uygulamaya maruz kaldığını belirtti.