Cezaevlerinde zulüm ağırlaşıyor

15 Ekim 2020 Perşembe - 17:32

  • 605’i ağır bin 604 hasta tutsağın bulunduğu; salgın da bahane edilerek tedavi dahil tüm hakların askıya alındığı Türk cezaevlerindeki zulüm giderek ağırlaşıyor.

 

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki baskılara karşı 33 gündür dönüşümlü açlık grevi devam ediyor. Kırşehir Cezaevi’nde “ayakta sayım” dayatmasına karşı açlık grevinde olan tutsaklar, sürgün edildikleri Kayseri T 1 Nolu Kapalı Cezaevi’nde de aynı dayatmaya maruz kaldı. Diyarbakır 2 No’lu Kapalı Cezaevi’nde ayak kırmaya varan saldırı gerçekleştirildi. Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki hasta tutsaklar, tedavi edilmiyor.

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki tutsakların, Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamalarının son bulması talebiyle 14 Eylül’de başlattığı dönüşümlü açlık grevi, 33. gününde sürüyor. Tutsakların eylemi ve taleplerine ilişkin konuşan Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Van Şubesi Eşbaşkanı Kudret Temel, toplum üzerinde sürdürülen baskı politikalarının cezaevlerine de sirayet ettiğini söyledi. Taleplerinin haklı ve meşru olduğunu dile getiren Temel, karşılanmasını istedi. 

Taleplerin aynı zamanda yasal haklar olduğunun altını çizen Temel, OHAL’in kaldırılmasından sonra da uygulamalarının devam ettiğine dikkati çekti. Temel, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini şöyle sıraladı: “Siyasi tusaklar izole ediliyor. Hak ihlalleri ve tecride son verilmesi, görüşlerde keyfi üst aramalarının kaldırılması, havalandırma sürelerinin arttırılması gibi, tamamıyla karşılanması gereken taleplerdir. Bir kişinin yemeği 5-6 kişiye veriliyor. Yönetim bu taleplere kulağını kapadı.” 

Cezaevindeki doluluk oranına işaret eden Temel, “Bazıları yerde, lavabonun önünde uyuyor. Artık yatacak yerleri dahi yok. Hastalandıklarına revire bile götürülmüyorlar” dedi.

Tutsağın ayağı kırıldı

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı, Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutulan ve aralarında Hizan Belediyesi eski Eşbaşkanı İhsan Uğur’un da bulunduğu tutsakların zorla aynı cezaevi içinde açılan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’na sürgün edilmesine ilişkin İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na dilekçe verdi. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Tutsaklar tek kişilik hücrelere alınarak yeniden cezalandırılmaktadır. Şiddet, hakaret ve kötü muameleyi protesto etmek amacıyla bazı mahpusların açlık grevine başladığı, greve müdahale etmek isteyen cezaevi yönetiminin şiddet kullandığı ve gerçekleşen şiddet ile bir mahpusun ayağının kırıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır. Yine ayağında platin olan ve tek başına yürümekte zorluk çeken bir mahpusun yürümek için kullandığı yürütecin elinden alındığı ve tek kişilik hücrede tutulduğu iddiaları bulunmaktadır. Tüm bu olaylar göz önüne alındığında, İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun konu ile ilgili acilen inceleme yapmasını ve komisyon bünyesinde bulunan Tutuklu ve Hükümlü Alt Komisyonunun Diyarbakır 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu incelemek üzere ziyaret gerçekleştirmesini arz ve talep ederim.”

Ayakta sayım dayatması

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi avukatlardan oluşan heyet, geçen hafta Kayseri T1, T2 ve Kadın Kapalı cezaevlerini ziyaret etti. Hukukçular, ziyaret sırasında tutukluların yaşadığı hak ihlallerini raporlaştırdı. Kırşehir Cezaevi’nde süresiz-dönüşümlü açlık grevinde olan tutsaklar, Kayseri Cezaevi’ne sürgün edilmelerinin ardından açlık grevini sonlandırmıştı. Tutsakların, 15 Eylül’de sürüldükleri Kayseri Cezaevi’nde karantina koğuşunda tutuldukları ve ayakta sayım dayatmasına maruz kaldıkları belirtildi. 

Kayseri T1, T2 ve Kadın Kapalı cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin bazıları şöyle:

* Sürgün edilen üç kişi,  çıplak aramaya maruz kaldı. Çıplak aramayı kabul etmeyen tutsaklara hücre cezası verildi.

* Ayakta sayım dayatılıyor, kabul etmeyenler darp edilerek, ayağa kaldırılıyor.

* Yeni Yaşam, Birgün ve Evrensel gazeteleri verilmiyor.

* Aileleri ile yapılan telefon görüşmelerinde tekmil vermeleri dayatılıyor. Kabul edilmediği takdirde iletişim engelleniyor.

* Tutsaklar, ‘sizi yakmak lazım’, ‘bayrağını seven insanlar olsaydınız sizi ayağa kaldırmazdık’ şeklinde tehdit ediliyor.

* Kadın Kapalı Cezaevi’nde Kürtçe kitaplar ya verilmiyor ya da 4-5 ay sonra veriliyor.

* Kelepçeli muayeneye ırkçı sağlıkçılar eşlik eşlik ediyor.

* Mektuplar gönderilmiyor.

* Kantin fiyatlarının aşırı pahalı

*  Tek priz kullanmalarına rağmen her ay 250 TL elektrik faturası ödetiliyor.

Hasta tutsaklar tedavi edilmiyor

Hak ihlallerinin yaşandığı Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutsaklar ise tedavi edilmiyor. Tutsak Ercan Yakut, hasta tutsakların durumuna ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi’ne mektup gönderdi. Şu bilgilere yer verildi: 

* Adem Durmuş: Kataraktan bir gözünün tamamen kapandı, bel fıtığı ve varis rahatsızlığı var. 

* Mazlum Dinç: Bir elinde üç parmağı kopmuş ve elinde şarapnel parçası olduğu için ellerini kullanamıyor.

* Şeyhmuz Koç: Bir elinde bir parmak kopmuş. Göğsünde ve kolunda şarapnel parçası ile zihinsel rahatsızlığı var. 

* Bilal Akbaş: Psikolojik rahatsızlığı var ve raporludur.

* Şemsettin Özer: Ülser rahatsızlığı, tansiyon, migren, sinozit ve damarda şişiklik hastalığı var. 

* Engin Aydınalp: Sinüzit, ülser, vertigan ve solunum yetmezliği rahatsızlıkları var. Omurilik kanseri geçirmiş ve bacakları tutmuyor. 

* Ömer Çeken: Prostat, karaciğerde kitle, kronik bronşit, bel ve boyun fıtığı, iltihaplı tiroid, varis, kalın bağırsakta polip, ülser ve reflü rahatsızlığı var. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.