• Giyadîn’de 11 yıl önce 15 yaşındaki Muhammed Aydemir ve 16 yaşındaki Orhan Arslan’ı çalıştıkları fırında katleden Türk devlet güçleri halen korunuyor.

 

11 yıl önce katledilen Muhammed Aydemir ve Orhan Arslan’ın ailesi, adalet çağrısını yineleyerek, katillerin yargılanmasını istedi.

Agirî’nin Giyadîn (Diyadin) ilçesinde 12 Ağustos 2015’te fırında çalışan 15 yaşındaki Muhammed Aydemir ve 16 yaşındaki Orhan Arslan, ilçede yaşanan silahlı çatışmanın ardından sığındıkları fırının odun deposunda Türk Polis Özel Harekat elemanlarınca vurularak katledildi. İki çocuğun katledilmesinin ardından Ağrı Valiliği yaptığı açıklamada çocukların “terörist” olduğunu öne sürse de kısa süre sonra iki çocuğun fırında çalışan siviller olduğu ortaya çıktı. İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan raporlarla iki çocuğun ailelerinin geçimine katkı sunmak için fırında çalıştığını ve olayın ardından “Örgüt üyesi” olarak gösterilmeye çalışıldığını ortaya koydu. Raporlara rağmen çocukları katleden polisler ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadı. Aradan geçen 11 yılda iki çocuğun katledilmesine dair başlatılan soruşturmada ilerleme kaydedilmedi.

Cenazelerini götürmüşlerdi

Oğlunun küçük yaşlardan itibaren yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kaldığını belirten anne Ferice Arslan, MA'dan Serkan Satılmış'a şunları söyledi: “Orhan küçükken maddi durumumuz iyi değildi. Çok zor şartlar altında büyüttük. Babası çalışmıyordu. Orhan bazen yük boşaltmaya gidiyordu. Bir ekmek parası için çalışıyordu. Bazen sabahtan akşama kadar çalışır, bazen de iş olmadığında eve geliyordu. Akşam olduğunda iki ekmek alıp eve geliyordu. Orhan hep işinde gücünde bir çocuktu. Çok kimsenin yanına gitmezdi. Sadece işe gidip gelirdi. Çevresindeki herkes onu çok severdi. Çok sakin, sessiz bir çocuktu. O gün hastaneye gidecektim. Fırının önünde insanların toplandığını gördüm. Orhan’ı göremeyince 2-3 saat orada bekledim. Sonra Orhan’ın öldürüldüğünü öğrendim. Karakola gittik. Polisler çocukların kimliklerini istedi. Kimlikleri verdik. Kısa bir süre sonra Orhan ve Muhammed’in öldürüldüğünü söylediler. Cenazelerini de Erzurum’a götürmüşlerdi.”

İki çocuğu infaz ettiler

Evlatlarının katillerinin bulunmasını isteyen anne Ferice Arslan, şöyle devam etti: “Haberimiz olsaydı izin vermezdik. Evlatlarımıza siper olurduk. O gün Orhan’ın öldürüleceğini bilseydim kendimi onun üzerine atardım. Onu değil, beni öldürselerdi. İki çocuğu da infaz etmişlerdi. Allah şahit, ikisi de sadece ekmek parası için çalışıyordu. Çocuklarımız fırında çalışıyordu. Gittiler, fırını bastılar ve çocuklarımızı infaz ettiler. Tek isteğimiz, Orhan ve Muhammed’i kim katlettiyse yargılanması ve en ağır cezayı almasıdır. Evlatlarımızı unutmayacağız. Kanlarının yerde kalmasını istemiyoruz.”

Katlettikten sonra giydirdiler

Orhan Arslan’ın ablası Öznur Arslan, kardeşinin fırında düşük bir ücret karşılığında çalıştığını hatırlatarak, şunları paylaştı:  “Akşam yemek yiyorduk. Sofrayı topladık, çay koyduk. Balkona çıkacaktık. O sırada ateş ve bomba sesleri geldi. Sesler çok yüksekti. Kardeşim fırının önünde patronunu ve anahtarı bekliyordu. Bomba seslerini duyduktan sonra fırının odunluğuna sığınmış. O sırada bunu bilmiyorduk. Sabaha karşı ölüm haberini aldık. Kardeşim fırında günde 10 liraya çalışıyordu. Bir ekmek parası için çalışıyordu. Bazen sabaha kadar eve gelmiyordu. Yorgun argın geldiğinde bir-iki saat uyuyor, sonra yeniden işe gidiyordu. Öldürüldükten sonra üzerine gerilla kıyafeti giydirildi ve PKK süsü verildi. Kardeşimi herkes tanıyordu. Bir ekmek için çalışan, sessiz bir insandı. Suçsuz, sebepsiz ve günahsız yere öldürüldü. En ağır ceza neyse onu almalarını istiyorum. İki çocuk için de adalet istiyorum. Kardeşimin kanının yerde kalmasını istemiyorum.”

Sırrı Sakık: Takipçisiyiz

Kısa bir süre önce konuyla ilgili Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşen DEM Parti Agirî Milletvekili Sırrı Sakık, "Katledilen bu gençlerin konusunu dile getirdik ve bakana tüm bilgileri verdim. Bakanla iki kez görüştüm ve bu durumu ilettim. Bu durumun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Onların hukukun savunacağız. Bu konuda bir iradenin de ortaya çıkacağını düşünüyorum" dedi. 

Davanın seyri

Yaşananların ardından Diyadin Cumhuriyet Savcılığı bir soruşturma başlatmak için operasyona katılan polisler hakkında adli soruşturma yürütülebilmesi Ağrı Valiliğinden izin istedi. Ağrı Valiliği, çocukların "terör örgütü üyesi" olduğunu iddia ederek katil polisler hakkında soruşturma izni vermedi. Bunun üzerine aileler, Valilik kararına itiraz etti. Olaydan tam iki yıl sonra, Ağustos 2017'de Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Ağrı Valiliğinin kararını iptal etti ve şüpheli polisler hakkında soruşturma açılması gerektiğine hükmetti. Aradan geçen zamana rağmen Muhammed Aydemir ile Orhan Arslan’ın katledilmesine ilişkin herhangi bir dava açılmadı. AGIRÎ