• Meksika’nın güneyindeki Chilapa şehrinde, “Los Ardillos” adlı suç örgütünün saldırılarından dolayı 800’den fazla kişinin artık bir evi yok.  Suç örgütleri, uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra şu anda maden sahalarına da çökmeye çalışıyor.

 

Meksika'nın güneyinde, Guerrero eyaletinin Montaña Baja bölgesinde yer alan Chilapa şehrinde, devletin halka hizmet etmemesi sonucu yoksulluk hızla arttı ve suç örgütleri hayatı adeta cehenneme çevirdi. “Los Ardillos” adlı suç örgütünün Tula, Acahualco, Acahuehuetlán ve Acozacán'a yaptığı baskınlar karşısında onlarca aile evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bölge sakinleri, Los Ardillos’un patlayıcı ve İHA’larla sivillere yönelik işlediği suçları belgelemek için 6 Mayıs’ta harekete geçti. Guerrero–Emiliano Zapata Yerli ve Halk Konseyi (CIPOG-EZ) ile birlikte delil toplamaya başladı. Los Ardillos’un saldırıları sonucu en az 800’den fazla kişi yerinden edilmişti.

Suç örgütünün saldırıları 11 Mayıs’a kadar sürdü. Chilapa-Tlapa yolu üzerinde aralarında CIPOG-EZ üyeleri José Guadalupe Ahuejote Xantenco, Víctor Ahuejote Arribeño ve Abraham Jiménez Chautla’ın da bulunduğu 4 kişinin cenazesine ulaşıldı.

Federal hükümet, beş gün süren çatışmaların ardından 12 Mayıs’ta, 690 Meksika Ordusu mensubu, 400 Ulusal Muhafız ve 200 eyalet polisi ile sağlık personeli ve ambulansların sevk edilmesiyle bölgenin kontrolünün ele geçirildiğini duyurdu. Ayrıca, Vali Evelyn Salgado ve İçişleri Bakanı Rosa Icela Rodríguez'in başkanlık ettiği bir Komuta Merkezi kuruldu.

Guerrero'da şiddetin tarihi

Ancak bölgedeki şiddet yeni değil. Yerli halkların en yoğun yaşadığı bölge olan Guerrero eyaleti, 1950’lerin başından beri yerli, köylü, işçi ve öğrenci mücadelelerinin uzun bir geleneğine sahip. Tarihi, toprak parçalanmasına, kapitalizmin yerleşmesine ve yerel diktatörlerin iktidarına karşı direnişle şekillenir. Bu süreçler ayrıca cinayetler, zulümler ve silahlı ayaklanmalara da sahne oldu. Coprera, Atoyac ve 30 Aralık katliamları ile Aguas Blancas, El Charco ve Ayotzinapa’daki 43 öğrencinin kaybolması gibi, halkın kanının döküldüğü pek çok olay bunlardan sadece birkaçıdır.

Günümüzden farklı olarak, geçen yüzyıldaki şiddetin büyük bir kısmı, devletin polis, ordu ve siyasi iktidarla bağlantılı silahlı gruplar aracılığıyla muhaliflere doğrudan uygulamasıydı. Bu, otuz yılı aşkın bir süre boyunca gerilla hareketlerinin ortaya çıkmasına neden olan uzun bir devlet terörü dönemiydi. Ancak bu durum suç örgütlerini de yaygınlaştırdı. 1970'lerde, ABD’deki tüketim artışına paralel olarak, Guerrero'da uyuşturucu üretimi için yetiştirilen haşhaş ve esrar ekimi hızla yaygınlaştı. Dağlık bölgeler, kıyı şeridi ve dağlık alanlar ekim için verimli topraklar olarak görülmeye başlarken, Acapulco limanındaki kilit çıkış noktaları üzerinden ülkenin kuzeyine uyuşturucu nakliyesi için stratejik rotalar da sağlamlaştırılıyordu.

O dönemde, ekim alanlarının ve ulaşım yollarının bir kısmı, Guerrero eyaletinde sağlam bir varlık kuran ilk suç örgütlerinden biri olan Sinaloa Karteli’nin kurucularından Juan José Esparragoza Moreno (El Azul) tarafından kontrol ediliyordu. Oradan, daha sonra güneyin “yeni altın üçgeni” olarak anılacak bölgenin coğrafi özelliklerinden yararlanarak kuzey sınırına doğru koridorlar oluşturuldu. Guerrero, Michoacán ve Meksika Eyaleti’nden oluşan bu bölge, uyuşturucu üretimi, nakliyesi ve ABD’ye dağıtımı açısından stratejik bir öneme sahipti.

Buna paralel olarak, devletin “Kirli Savaş” olarak adlandırdığı olaylar yaşandı. Bu, devletin gerilla hareketlerine ve siyasi muhalefete karşı yürüttüğü, zorla kaybetmeler ve ağır insan hakları ihlallerinin kol gezdiği suçlardan oluşuyordu. Bu süreç esas olarak Guerrero’da yoğunlaştı ve 1970’li yılların ortalarında önemli ölçüde şiddetlendi. On yıllar sonra, bu toprakların militarizasyon mantığı, Aralık 2006'dan itibaren Felipe Calderón hükümeti döneminde ilan edilen “uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele”nin başlamasıyla yeniden canlandı.

Ülkenin farklı bölgelerine silahlı güçlerin konuşlandırılmasıyla, kırsal ve kentsel alanlarda askeri varlık derinleşti. Bu da şiddetin artmasına, toprak kontrolünün parçalanmasına ve özellikle Guerrero gibi, tarihsel olarak eşitsizlik ve çatışmanın zaten mevcut olduğu eyaletlerde, çok sayıda insan hakları ihlalinin yaşanmasına yol açtı.

2005 yılının sonlarında, Golfo Karteli silahlı kolu Los Zetas ile birlikte Guerrero'ya girdi ve Sinaloa Karteli ile çatıştı. Sivil halk ilk kez şiddet sarmalından dolayı kitlesel bir şekilde göçertildi. Yıllar geçtikçe, daha fazla suç örgütü Guerrero'yu uyuşturucu ekimi, depolaması ve dağıtımı için “stratejik bir bölge” olarak kullanmaya başladı. Bu gruplardan biri, eyaletin büyük bir kısmında varlığını genişleten “Beltrán Leyva” çetesiydi.

2009 yılında Arturo Beltrán Leyva, Guerrero ile Meksiko'yu birbirinden ayıran Morelos eyaletinin Cuernavaca kentinde düzenlenen bir saldırıda öldürüldü. Leyva’nın öldürülmesinin ardından uyuşturucu kaçakçılığı rotaları, haşhaş üretim bölgeleri ve diğer yasadışı faaliyetlerin kontrolü için çok sayıda yerel hücre çatışmaya başladı. Ve bu çatışmalar günümüze kadar sürüyor.

Yeni rotalar, yeni suç örgütleri

Guerrero’da büyük kartellerin parçalanması ve kaçakçılık rotaları üzerindeki çekişme, bölgede güçlü bir varlığa sahip yeni suç örgütlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Bunların arasında, Chilapa ve Montaña Baja’nın diğer yerleşim yerlerinde son dönemde yaşanan zorla yerinden edilme olaylarından sorumlu olduğu belirtilen Los Ardillos grubu da yer alıyor. Örgüt, 2008 yılında Quechultenango Belediyesi’nde ortaya çıktı ve yıllar geçtikçe eyaletin orta ve dağlık bölgelerinde etkisini genişletti. Uyuşturucu yetiştiriciliğiyle başlayan suçları zamanla haraç, bölge kontrolü ve maden sahalarının denetimini ele geçirme gibi suçlarla arttı. Grup, eski bir polis memuru olan Celso Ortega Rosas, tarafından kuruldu. Rosas’a bölgedeki nüfuzlu politikacılar da destek verdi.

2011 yılında Rosas'ın ölümünün ardından, örgütün liderliği çocuklarının eline geçti, onlar da grubun bölgedeki genişlemesini ve varlığını sürdürdüler. Bunlar arasında, başlıca liderlerden biri olarak tanımlanan Celso Ortega Jiménez, operasyonel ve lojistik görevlerle ilgilenen Antonio Ortega Jiménez ile Quechultenango'da ve yerel Kongre'de kamu görevlerinde bulunmuş olan Bernardo Ortega Jiménez öne çıkıyor. Bu durum, dikkatleri Guerrero'da suç örgütleri ile siyasi aktörler arasındaki bağa çekiyor.

Chilapa: Şiddet, bölge ve suç kontrolü

2015 yılının Mayıs ayında, bu suç örgütü, bölgede faaliyet gösteren iki çete olan Los Ardillos ve Los Rojos arasındaki bölge kontrolü mücadelesinin ortasında Chilapa de Álvarez ilçe merkezini ele geçirdi; bir hafta boyunca şehri kuşattı ve bugüne kadar kayıp olan 30 kişiyi kaçırdı. Olayların ciddiyeti, Birleşmiş Milletler Yüksek Komiseri’nin bölgeyi ziyaret etmesine neden oldu.

Chilapa Belediyesi, Guerrero'nun başlıca haşhaş ve eroin üretim bölgelerinden biri olan Montaña Baja'ya giriş kapısı olması, bir yandan Chilpancingo ile Acapulco limanına, diğer yandan Puebla dağlarına giden önemli yolları birbirine bağlaması nedeniyle stratejik bir nokta olarak kabul ediliyor.

O dönemde, Ortega Jiménez kardeşlerin liderliğindeki Los Ardillos, Zenén Nava Sánchez, namı diğer “El Chaparro” liderliğindeki rakip grup Los Rojos ile çatışıyordu. Los Rojos da Beltrán Leyva karteliyle bağlantılı örgütlerin parçalanmasının ardından ortaya çıkmıştı. Bu çatışma sadece uyuşturucu kaçakçılığının kontrolü için değil, aynı zamanda eyaletin orta ve dağlık bölgelerindeki tüm toplulukların siyasi, ekonomik ve bölgesel hakimiyeti için de sürüyordu.

2015’ten sonra şiddet tırmandı

2015’teki silahlı baskın, Chilapa’daki şiddet olaylarında bir dönüm noktası oluşturdu ve Los Ardillos’u bölgedeki en güçlü suç çetelerinden biri haline getirdi. Yerli toplulukların zorla yerinden edilmesi, kayıp ihbarları ve sürekli şiddet olayları yoğunlaştı. 3 milyonu aşkın nüfusa sahip bu eyalette uyuşturucu kaçakçılığı rotaları ve bölgesel kontrol için süren çatışmalara, şimdi de madencilik faaliyetleri eklendi.

Diario Red’den Camilo Ocampo’a konuşan bölgedeki gazetecileri, suç örgütlerinin doğal kaynakları, madenleri ve nakliye rotalarını kontrol altına almaya çalıştığı bir “uyuşturucu-madencilik” olgusuna dikkat çekiyorlar. Los Ardillos gibi gruplar, şu anda uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra altın ve demir gibi madenlerin çıkarılması alanlarında da kontrol sağlamak istiyor. Bu kaosun ortasında yerel halk, suç örgütlerinin neden olduğu yıkımı belgelemede kararlı.

HABER MERKEZİ