İsviçre Gündemi


İsviçre’de BDP ile dayanışma inisiyatifleri çalışmalarına hız verdi. Avrupa kitlesinin seçim sonuçlarını etkileyebileceği bütün bölgeler komiteleşmeye gidiyor. Komiteler Kürt halkının özgürlüğünden yana, demokratikleşmeyi benimseyen, ırkçı ve ayrılıkçı saplantıları olmayan herkese açık. Zira BDP ve HDP Türkiye’de AKP’ye tek alternatif ve tek muhalefet oluşumlar. Özgürlüklerden, emekten yana, halkların kardeşliğini benimseyen, herkes için adaleti savunan, halkların ve halkın iradesinin esas alınmasını isteyen dil, din, mezhep ayırımcılığını ret eden kitle partileridir.
Dolayısıyla karşı olduğu partiler, karşı ilkelerle karşımıza çıkmaktadırlar. Kırmızı çizgileri inkar, imha, ayırımcı, dışlayıcı olan, halkların iradesi ve kimliklerine saygı duymayan, dil, din, mezhep ayırımı yapan partiler yıllar boyu süregelen çizgileriyle ülkenin onlarca sorununu çözümsüz bırakmış ve on binlerce insanın canına kıyılmasına meydan vermişlerdir.
Dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir halk katillerini bizdeki gibi sevmemiştir. Bütün Alevi katliamlarında iktidar olan, tarihini Kürt inkarı üzerine kuran, tek millet, tek vatan, tek dil  ütopyası için Türkiye coğrafyasını halkların katliamlarına, mezarlıklarına dönüştüren CHP’nin hala kimi bölgelerde Alevi ya da Kürt kitlelerince destekleniyor olması bütün masumiyetini yitirmiştir. Gerici ve sünni AKP iktidarının bile gerisine düşen, Kürt düşmanlığını arttırarak sürdüren ve bu politikalarıyla Alevilerden destek isteyen CHP’nin desteklenmesi, katliamlara, inkarcılığa, Kürt ve Alevi düşmanlığına ortak olmak demektir.
CHP’nin artık herkesçe bilinen bu özelliklerine rağmen İsviçre’de Kürt ve Alevi çevreleri içinde hala CHP tabanı oluşturmaya çalışan insanların hiç bir siyasi amaç ve öngörülere sahip olmadığı, tamamıyla çıkar ilişkilerine çevresini, köyünü ve akrabalarını kurban etmek istediğini görmemiz gerekiyor. İsviçre’de seçimler yaklaştıkça, kimileri yakın çevremizde olmak üzere CHP’yi yine toplum içine taşımaya çalışmakta, CHP’nin Aleviliğinden dem vurmakta ve sahte Kürt dostluklarından bahsetmektedir. İsimleri bilinen bu kesimlerin yıllar boyu Kürt Özgürlük Hareketi düşmanlığı yapıyor olmaları dikkat çekmektedir. Yine aynı kesimlerin ticari ve çıkar ilişkilerinin sürmesi için halkımızı kullanmak istediğini bilmekteyiz.
Toplumumuzda CHP’nin hala “masumiyet karnesiyle” ele alınması, “bizimkiler de CHP’ye oy veriyor”u bu kadar basit söylüyor olmaya devam etmemiz, her şeyden önce kendi kirliliğimiz ve aymazlığımızın bir göstergesi olmaktadır. Aymazlığımız ve netsizliğimizin nelere mal olduğunu bilemeyecek durumda isek, çözümsüzlük ve imhaya ortak oluşumuzu da bilince çıkaramayız. Tarihe bakın, CHP Alevi katliamı demektir, CHP Türk ırkçılığı demektir, CHP Kürt katliamı demektir. Bu CHP Kürdistan’a girememektedir. Bu CHP uluslararası Sosyal Demokrat Platformlara alınmamaktadır. Bu CHP’yi savunmak, halkımıza masum göstermeye çalışmak artık hoşgörüyle karşılanmamalıdır. MHP ile bir farkı kalmayan CHP ile yan yana gelmemiz büyük bir paradoks ve ciddiyetsizlik örneğidir.
CHP İsviçre’de toplantılara hazırlanmaktadır. Alevi ve Kürt toplumu içimizden çıkarılan CHP maşalarına artık gerekli cevabı vermeli ve saflarını netleştirmelidir. Çözüm isteniyorsa, Kürt ve Alevilerin bu coğrafyada özgürce ve kendi kimlikleriyle yer almaları isteniyorsa, Türk halkıyla kardeşc
çe yaşanmak isteniyorsa BDP-HDP partileri desteklenmeli ve herkes bir görevli gibi çalışmalıdır. Aksini yapanlar çözümsüzlüğe, inkara, ayırımcılığa ve AKP’ye hizmet etmiş olacaklardır.
CHP’ye hoşgörü, MHP’ye hoşgörü demektir.