CHP’nin payına düşen

Forum Haberleri —

Ekrem İmamoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu

Ekrem İmamoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu

  • Erdoğan ve Bahçeli ortaklığı kan ve yoksulluktan başka bir şey vadetmiyor. Binlerce silahlı çeteyi Suriye’de etraflarına toplamışlar. Tek amaçları bunları Kürtlere karşı savaştırmaktır. Artık Şam yönetimine karşı bunları savaştırma şansları kalmadı.
  • CHP Erdoğan’ı büyüttü. Çünkü Kürt soykırımına, Irak ve Suriye işgallerine destek verdi. Faşizm, savaştan ve kandan beslendi. Türkiye’nin payına ekonomik yıkım ve demokrasinin ortadan kaldırılması ve toplumsal çürümenin düşeceğini hesaplanmalıydı.

ZEKİ AKIL

Faşist Erdoğan şimdi Beşar Esad’la görüşmek için Putin’den yardım istiyor. Onun yönünü Esad’a çeviren de Putin’di. Etrafına topladığı İhvancılar, DAİŞ ve El Kaide artıkları ve çetelerini SMO adı altında Esad’a karşı örgütledi. Esad’ı katil ve diktatör ilan etti. Aynı Esad iç savaş öncesi kardeş Esad’dı. Katil Esad’dan kardeş Esad’da çark etme zamanı geldi. Aynı şeyi BAE ve Suudi Arabistan ve Mısır’a karşı da yaptı.

Erdoğan komşularını tehdit ederken, kanlı iç savaşlar tezgahlarken doğru yapıyor. Başarı şansı kalmadığında, çark etmek zorunda kaldığında yine doğru yapıyor! Ondan hesap soracak bir muhalefet yok. Uluslararası sistem de işlemiyor. Dolayısıyla gaddarlığı, ilkesizliği ahlaksızlığı ve hırsızlığı yüzsüzlüğüyle birleşiyor. Sözde NATO üyesidir ama daha çok Putin’le mesai yapıyor. Avrupa tutarlı bir politika geliştiremedi. ABD, Rusya ve Avrupa gözü kara çıkarlara dayalı bir hat izlediler. Hukuk, adalet ve özgürlük, demokrasi gibi değerler ve erdemler politik alandan adeta sürüldüler.

Erdoğan Kürtlere dünyanın gözü önünde soykırım uyguluyor. Bunu saklama gereği duymuyor. Bütün dünyaya ilan etmiş; Irak ve Suriye’de Kürtleri temizleyeceğiz diyor. Bu iki komşu ülkenin sınırları boyunca 30 km derinlikteki topraklar benim güvenlik alanım diyor. Bu zorba ve hukuk tanımaz planlarına karşı ne BM ne de başka bir devletten ve kurumdan herhangi bir itiraz sesi yükselmedi. Çünkü bu bölgelerde yaşayan ve hedef alınanlar Kürtlerdi. Kürtler söz konusu oldu mu hukuk ve kurallar işlemiyor. İşleyen yasa güç ve çıkar yasadır.

Erdoğan, Türkiye yasalarına göre seçime giren ve önemli sayıda belediye başkanlığı kazanan HDP’nin bütün belediyelerine el koydu. Bunun hukukla ve demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktu. Avrupa buna bile sessiz kaldı, bunu kendisine yedirdi. Milletvekilleri hapse atıldı aynı şey oldu. Şimdi sıra İstanbul belediyesine geldi. Birçok çevre şaşırmış durumda. Olur mu, Türkiye’nin en büyük belediyesine böyle uyduruk bir gerekçeyle el konulabilir mi diye tartışıyorlar. Diyarbakır’a, Van’a sessiz kalanlar bir gün kapılarının çalınacağını hesaplamalıydılar. Faşizmden adalet ve nezaket mi bekliyordunuz? Kılıçdaroğlu HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak anayasaya aykırı ama yine de onay vereceğiz dedi. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve arkadaşlarının hapse atılmasının önünü açan CHP oldu. Şimdi o silah kendilerine döndü. Bunun için şaşırmaya gerek yok. Şaşırmak yerine mücadeleyi ve dayanışmayı yükseltmek gerekiyor.

CHP Erdoğan’ı büyüttü. Çünkü Kürt soykırımına, Irak ve Suriye işgallerine destek verdi. Faşizm savaştan ve kandan beslendi. Türkiye’nin payına ekonomik yıkım ve demokrasinin ortadan kaldırılması ve toplumsal çürümenin düşeceğini hesaplanmalıydı. Ayrıca İstanbul dahil büyük belediyeleri Kürtlerin oylarıyla kazandılar. Bunlara da doğru sahip çıkamadılar. AKP seçimi kaybetti. CHP ve diğer muhalefet güçleri kıyameti koparmalıydılar ve Erdoğan’ı seçime zorlamalıydılar. Erdoğan kendisi İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder diyordu. CHP ne bunu yapabildi ne de savaşa karşı durabildi. Şimdi ektiğini biçiyor. Hiç olmasa bu son saldırıdan ders çıkarıp doğru tutum geliştirmeli.

Gelelim Kürtlere karşı savaşın Suriye ve Irak ayağına. Türkiye muhalefeti ve demokrasi güçleri buna karşı açık tutum almadıkça Erdoğan oyunlar tertiplemeye devam edecek. Erdoğan için iktidar her şeydir. Normal koşularda seçimi kazanamaz. Onun için en elverişli kart Kürtlere karşı savaştır. Çünkü Türkiye’de yıllardır ırkçılık ve milliyetçilik topluma yedirilmiş. Ayrıca muhalefet de susturulmuş oluyor. Savaş oldu mu, Türkiye’nin gerçek sorunları, yoksulluk ve zorbalık tartışılamıyor. Muhalefeti bastırmış, susturmuş ve gerçek sorunları tartışma dışına çıkarmış Erdoğan savaş kazanmış bir politikacı olarak seçimi kazanacağını hesaplıyor. Savaş ve baskı ortamın istediği gibi oylarla oynama ve hile yapma olanağı da doğuyor.

Erdoğan ve Bahçeli ortaklığı kan ve yoksulluktan başka bir şey vadetmiyor. Binlerce silahlı çeteyi Suriye’de etraflarına toplamışlar. Tek amaçları bunları Kürtlere karşı savaştırmaktır. Artık Şam yönetimine karşı bunları savaştırma şansları kalmadı. Çünkü Putin’le Şam’la anlaşma ve Kürtlere karşı savaşma kararı almışlar.

Bu çeteler eskisi gibi savaşırlar mı, bilinmez. Onlar da satılacaklarını ve ortada bırakılacaklarını görüyorlar. İşgal saldırılarını onlar olmadan Erdoğan başlatabilir mi? Bu önemli bir sorudur. Karadan yapılacak kapsamlı bir saldırıda asker kaybı fazla olur. Türkiye bunu göze alır mı? Savaşa girmek zor olmayacak ama çıkmak öyle kolay görünmüyor. Erdoğan için zaman da daralıyor. Irak’ta istediği sonucu alamadı. Direniş zamana yayıldı. Aynı şeyin Suriye’de olmayacağını kim garanti edebilir? Erdoğan bir yandan ben bir yandan da Suriye ordusu özerk bölgelere saldırırsa sonuç almam erken olur hesapları yapıyor. Masa başındaki hesaplar sahada olanlara uymayabilir!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.