Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgaline ilişkin tezkereye “Evet” oyu veren CHP’ye mektup yazan 7 STÖ temsilsici, “CHP, savaşı olağan görmek yerine  kayyumlara karşı mücadelede öncülük yapması gerekiyor” dedi.

Demokrasi İçin Birlik, Demokratik İslam Kongresi, Diyalog Grubu, Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu, Hak ve Adalet Platformu, Mağdurlar İçin Adalet Platform ve Yurttaş Girişimi, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısına  ilişkin kaleme aldıkları mektubu Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) göndermişti.

Sorumluluğunu yerine getirmiyor

 Demokrasi İçin Birlik (DİB) Koordinasyonu Üyesi Nesteren Davutoğlu, ülkede yaşananlara karşılık ana muhalefet partisinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği için mektubu yazma ihtiyacı duyduklarını dile getirdi. Kayyum atamalarının halkın iradesinin tanınmaması anlamına geldiğini belirten Davutoğlu, “Düpedüz yasa dışı işler yapılıyor. Bir tek Diyarbakır, Van, Mardin’de değil bu topraklarda yaşayan tüm insanların seçme seçilme hakkının üstüne basmak demek. Birde savaş her anlamda, her zaman son çare olmalı. Yani o kadar iktidarın kendi bekaları için attığı bir adım ki kabul etmek mümkün değil. Savaşın fotoğrafı kandır, ölümdür, zulümdür” dedi.

Bir ümit doğmuştu

 Bütün bu yaşananlara karşı muhalefetin bir “dur” demesini beklediklerini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti: “Biz CHP’nin neden böyle karar verdiğini, onayladığına anlam veremedik. Uyarmak istedik. Son yerel seçimlerde, biz bu iktidarla yaşamak zorundayız bezginliğinin üstüne ışık düşürecek bir ümit doğdu. Demokrat kesimler gördü ki eğer tek adama karşı bir araya gelirlerse sonuç değişebiliyor. Böyle bir ümit doğmuş, bir başarı kazanılmışken, bu başarıyı devam ettirmek gerekirken neden aksi yapılıyor. Toplumun büyük bir kısmı hayal kırıklığına uğradı. CHP’nin eylem planı yeni bir düşünce planı yapması gerekir. Duyuyoruz. Sık sık MYK toplantıları oluyor. Mutlaka bunlarda onu tartışıyorlar. Ben kendi durduğum noktadan gönlüm el vermedi ki. Halkın beklentilerine karşı neden CHP böyle iktidarı onama adımı attı. Kabul edemiyorum.”

Kayyumlara karşı öncülük

 Yaşananların Türkiye toplumunun aleyhine olduğunu belirten Davutoğlu, “Sosyal demokrat duruşunu hatırlayıp bunlara karşı durmasını bekliyoruz. CHP belki de şöyle yorumladı. Bu teskere ulusal çıkarlar için çıkarıldı. CHP, tabanının böyle düşüneceğini umdu ya da böyle doğru olacağını düşündü. Ancak somut bir tehlike yok. Karşı taraftan sana bir kurşun düşmemişken, orada bir ulus kendi kaderini tarihini yazmaya çalışıyor. Sen eğer kendine güveniyorsan bu senin varlığına bir tehlike değildir. CHP savaşı olağan görmesi yerine, kayyumlara karşı somut öncülük yapması gerekiyor. Bu yolda ana muhalefete yakışan, halkın yaşamının daha barışçı bir yolda ilerletmek olmalıdır” şeklinde konuştu.

Mektup bir sesleniştir

 Mektubun CHP içerisindeki sosyal demokrat ve sistemden muztarip olan kesime yönelik bir sesleniş olduğunu dile getiren imzacılardan Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu Başkanı Abdulhakim Taş, CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olduğunu hatırlattı. CHP’nin Türkiye’deki sistem inşasında başrolü oynayan bir parti olduğunu belirten Taş, “Tek millet, tek bayrak, tek dilin misyonunu üstlenen bir parti. Sadece Kürtler değil Türkiye’de yaşayan bütün halklar bu sistemden mustarip. CHP’nin son yerel seçimlerinden sonra içine girdiği bir arayışı vardı. Kürtlere yaklaşımı yine sekter bir tutumdu. Ama ona rağmen faşist zihniyetin geriletilmesi için demokrasi mücadelesi verenler ve Kürtler direk bir ittifak olmasa da CHP’yi destekledi. Bu CHP tabanında büyük bir ilgi uyandırdı. Biz sivil toplum örgütleri olarak bunları görüyoruz, farkındayız. Fakat görünen o ki CHP’nin gösterdiği bütün refleksler sistemi kurtarma üzerinedir” şeklinde konuştu.

CHP’nin daha önceden dokunulmazlıkların kaldırılması meselesinde yine Türkiye’nin Efrîn’i işgal saldırısında da olumlu yanıt verdiğini hatırlatan Taş, şunları söyledi: “Son olarak da Suriye’ye dönük operasyon için tezkereyi onayladı. Tabi biz CHP’den böyle bir şey bekliyorduk. Sistemi idare edenler aynı zamanda CHP’nin de merkezini idare edenlerdir. Bizde CHP’nin bu pratiklerinden sonra böyle bir ihtiyaç duyduk. Kamuoyunu da bu konuda aydınlatmak istedik. Kimin yanlışı varsa uyarılabilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Dokunulmazlığın kaldırılmasında da AKP Milletvekilleri özellikle Kürt milletvekillerine o dönemde yine açık bir mektup gönderdik. Bu günde CHP’nin içine seslendik.”

Mektubun olumlu bir etki yaratacağına inandıklarını ifade eden Taş, ancak bu aşamada bir değişimin olmadığını söyledi.

   

 İSTANBUL