ABD senatosunun yayınladığı CIA'nin 11 Eylül sonrası terörle mücadele kapsamında işkence ve sorgulama tekniklerine ilişkin raporla dikkatler, CIA ile bağlantısı olan diğer ülkelere döndü. Daha rapor açıklanmadan İngiliz devletini büyük bir korku sarmıştı. En azından biz böyle biliyoruz. Rapor çıktıktan sonra İngiltere istihbarat komisyonu ABD senatosundan CIA’nin alıkoyma ve sorgulama programında İngiltere'nin rolü üzerine bir açıklama istedi. Raporun yüzlerce sayfalık özetinde İngiltere’den bahsedilmiyor. Halbuki sonradan açığa çıktı ki son beş sene içerisinde İngiliz yetkililer raporu hazırlayan heyetle 24 kere gizli bir toplantı gerçekleştirmiş. İşte biz bunu bilmiyorduk. Yani senatonun raporunda İngiltere'ye referansta bulunan dokümanlar, İngiltere’nin isteği üzerine ya rapordan çıkartılmış ya da tamamen silinmiş.
CIA, Hint Okyanusunda İngiltere'ye ait bölgeleri asker üs olarak kullanıyordu. Yani sorgulamalar bu bölgelerde de gerçekleşiyordu. Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia adasının ileride CIA tarafından ne kadar kullanılmasına izin verileceği tartışılırken, belgeler ortada olmadığından İngiltere’nin insanlık dışı sorgulamalarda rolünün üstü örtünmüş oldu. Daha önce de Amerika’nın Irak işgalinde İngiltere'nin rolü ve hataları üzerine İngiltere’de bir soruşturma başlamıştı ve Amerika İngiltere’den kendilerine dair referansların kamuoyuna sızdırılmamasını istemişti ve İngiltere'de böyle yapmıştı. Yani kör sağır birbirini ağırlar hesabı.
İngiliz istihbarat örgütleri olan M15, M16 ve Scotland Yard’ın CIA'ye yardım etmek amaçlı 2004 yılında Kaddafi'ye karşıt aktivist aileleri kaçırıp Libya'ya Kaddafi'nin işkence yapılan hapishanelerine teslim ettiklerini hatırlayalım.. İşkenceye tabi tutulan aileler arasında yaşları 12 olan çocuklar da bulunuyor. Bu bizim öğrenebildiğimiz Amerikan ve İngiliz istihbarat örgütlerinin insanlık dışı işlerinden ortaklık ettiğinin bir örneği. Daha yüzlerce var ama biz bilmiyoruz. Çünkü devletler gizli gizli buluşup kendi soruşturmalarını uluslar arası çıkar uğruna yontuyorlar.
Tüm suçu Amerika'ya yükleyerek mesele geçiştiriliyor. CIA'nin sorgulama programını destekleyen ve içinde Türkiye’nin de bulunduğu 24’ü Avrupa ülkesi olmak üzere toplam 54 ülke var. Bu ülkeler, mahkumların geçişlerine ve kendi topraklarında duraklamalarında izin vermemiş olmasaydı CIA böylesi bir programı yürütebilir miydi? Peki raporla ortaya çıkan isimler yargılanacak mı? Yargılanmayacaklarsa bu raporun işlevselliği ne peki? İşkencelerde büyük rol oynamış eski CIA liderleri New York Times ve CBS News gibi ana akım medya organlarında savunmalarını yaparak işten sıyrılabileceklerini düşünüyorlar. Sıyrılırlar da. Ulusal güvenlik adına ne yapılsa mubah zaten.
Bir grup İngiliz parlamenter İngiltere'ye dair ulusal güvenlik kaygılarından ötürü ortaya çıkarılması engellenen belgelerin ortaya çıkarılması için talepte bulundu. İngiltere Savunma Sekreteri, Eski Başbakan Tony Blair ile dışişleri eski sekreteri Jack Straw'un işkenceler hakkında bildiklerini anlatmaları için ifade vermeye çağırdı. Peki Blair ve Straw ne diyecek? İşkencelerden haberimiz vardı hatta gizliden destekliyorduk mu diyecekler. Savunma bakanlığının ya da Başbakanın kendi istihbarat örgütlerinin ne yaptığından haberi olmaz mı yahu?
Yalancının şahidi bozacı.