BERİVAN ALTAN / MA/ANKARA
Türkiye’nin Rojava’yı işgal etmekte ısrar ettiğini söyleyen HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, “Türkiye ABD’den askerlerin bulunduğu noktaları istemiş. Türkiye bunu zorlamaya çalışıyor. Türkiye saldırabilir. Bu da ciddi bir hesap hatası olur” dedi.
ABD Kongresi Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu ile Uluslararası Parlamentolar Birliği’nin (IPU) ortak davetiyle Washington’da ziyaretlerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, ABD’de 18- 24 Eylül arasında yapılan temaslar ve ABD’nin Suriye politikasına dair soruları yanıtladı.
Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri, Dışişleri Bakanlığı, Suriye Özel Temsilciği ve birçok düşünce kuruluşunun temsilcileriyle de bir araya geldiklerini dile getiren Özsoy, Türkiye ile ABD arasında iplerin iyice gerilediğini vurguladı. ABD’deki temaslarda edindikleri izlenimlere dair konuşan Özsoy, “ABD’nin temel gündemi Suriye ve Rojava. Rojava onlar ve Türkiye arasında çok gerilimli bir yerde duruyor. ABD gerçekten Türkiye’de, Suriye’de ve Rojava’da ne yapmak istiyor meselesi temel gündemlerimiz arasında oldu. HDP olarak bu süreçlere dair kendi izlenim ve değerlendirmelerimizi sunduk. Diyalogun önü nasıl açılabilir, açık çatışma olmadan bu meseleler nasıl çözülebilir, kendi analizimi paylaştık” diye konuştu.
ABD uzlaşma zemini peşinde
Özsoy, ABD’nin halen Suriye ve Rojava’ya yönelik net bir politikası olmadığını, ancak Rojava’dan da çıkmasının özellikle devam eden krizler nedeniyle zor olduğunu belirtti. ABD’de de Dışişleri Bakanlığı, Beyaz Saray, Pentagon gibi yönetimlerin kendi aralarında bölünmüş bir durumda olduğuna işaret eden Özsoy, görüşmelere dair şu bilgileri paylaştı: “Suriye’de belli bir istikrar oluşmadan, siyasal çözüm olmadan ABD kolay kolay oradan çıkma niyetinde değil. Trump’ın fevri kararı oldu. Ancak DAİŞ’in yeniden ortaya çıkması, İran ile yaşadıkları bölgesel gerilim ve İsrail’in durumuna dair politikaları söz konusu. Bu yüzden hem Suriye’de kalıp, hem de Kürtler ve Türkler arasında bir uzlaşma zemini, denge durumu yakalamaya çalışıyorlar.”
Sorunun iki tarafının farkında
Özsoy, ABD’nin de artık Rojava meselesinde çözümün Türkiye’deki Kürt sorununun çözülmesi ve demokratik ortamın gelişmesi ile oluşabileceğini düşündüğünü aktardı. Özsoy, “ABD’de şu anda Türkiye ile Suriye’deki Kürtler arasında belli bir denge oluşturmak istiyorsak bir şekilde Türkiye içerisindeki Kürt meselesi ile de daha barışçıl bir şekilde uzlaşabilmesi için yardımcı olmak durumundayız. Rojava ve Türkiye’deki Kürt meselesi birbirine entegre olmuş durumda. Mevcut durumda Rojava meselesinde rahatlama olması için Türkiye demokrasisinde bir rahatlama olması gerekiyor ve mutabakat söz konusu. Umuyoruz çabaları olur” şeklinde konuştu.
ABD, Türkiye’yi atmaz
ABD-Türkiye arasındaki gerilim ve güvenli bölge ilişkilerine dair de Özsoy, şu tespitlerde bulundu: “ABD’nin Ortadoğu’da en yoğun çalıştığı ülkelerden biri Türkiye ve 70-80 yıllık bir geçmişe sahip. Suriye sahasında Rojava yüzünden Türkiye ile karşı karşıya geldiler. ABD, Türkiye’yi atmaz. Erdoğan ile çok ciddi sıkıntılar yaşıyor ama jeopolitik olarak Türkiye, NATO’nun Ortadoğu’daki kalesi. Tarihsel olarak güçlü ilişkileri var. Erdoğan liderliğindeki Türkiye bu ilişkileri zorlayabildiği kadarıyla zorluyor. S 400 meselesi basit bir meselesi değil. Şu an Erdoğan bir noktaya çekilmeye çalışılıyor. Erdoğan’ın Rojava’ya saldırması kendisi için çok büyük bir hesap hatası olur.
ABD noktalarını istemişler
Türkiye ABD’den askerlerinin bulunduğu noktaları istemiş. ABD de bunu vermiyor. Türkiye bunu zorlamaya çalışıyor. ABD, bir taraftan Türkiye’yi anlayan bir taraftan da Rojava’daki yönetimin ihtiyaçlarını dengelemeye çalışıyor. Orası Efrîn değil. Türkiye saldırabilir ama ciddi bir hesap hatası olur.”
Türkiye’nin ‘Güvenli Bölge’ istemesinin sebebinin basit bir sınır güvenliği tehdidi olmadığını belirten Özsoy,” Kürtlerin geniş bir coğrafya da kendilerine ait özerk yönetim oluşturmasına katlanamıyor. Kürtlerle ya barışacaksın ya savaşacaksın, şu ana kadar savaştın; içte dışta pespaye oldun. Ekonomik, diplomatik anlamda bölgesel krizde bölüne bölüne ne hale geldiler. Kürt meselesi gibi yapısal sorunlarda çözüm üretemez ve savaş politikaları ile ilerlerseniz siz çözülürsünüz. Erdoğan aşağıya doğru gidiyor, giderken de savaşarak, çatışarak gidecek, öyle görünüyor” dedi.