Çift harf sonusunu ile ilgili tartışmamıza devam ediyoruz.
Bir süre öncesine kadar ben de bu mevziyi savunanlardan biriydim ve “gule”, “gerîla” gibi sözcüklerin yazılımının “gulle” ve “gerîlla” şeklinde yazılmasını yanlış görüyordum, dilimizin gramerine göre halen bunu yanlış buluyorum.
Eğer sorun sadece bu ise o zaman bu mevziyi korumaya devam edebiliriz. Ancak son zamanlarda bazı sözcüklerle karşılaştım -bence- bu kuraldan vazgeçmemiz gerekiyor. Şundan bahsediyorum:
Bir süre önce sayın Deham Evdilfetah’ın ”Hindek aloziyên zimanê kurdî (kurmancî)“ isimli kitabını okudum. Sayın Evdilfetah dilimiz ile ilgili bir çok soru ve soruna dikkatlerimizi çekiyor ve bir çok kapıyı çalıyor. Bizim ve sayin Deham’ın bakış açısı ve soruları aynı olmamasına rağmen, bu konuyla ilgili kafa yorduğu ve emek verdiği için burdan teşekürlerimi sunmak istiyorum. Sayın Deham’ın kitabındaki bir konu bir sonuca ulaşmama katkı sundu, Yani tartıştığımız konu ile ilgili çok ilginç ve önemli bir noktadan bahsediyorum. Sayın Daham “mîr” ve “mîrek” sözcüklerini ele alıyor. Bu konuda “biçûkkirin” yani “küçültme eki” ne başvurmuş olsa bile sonuçta bizi “şillek”, “dizzek”, “virrek” gibi sözcüklerin içlerinde devamlılığı da barındırdıkları sonucuna getiriyor. Bu tesbitiyle sayın Deham çok haklı ve bu konuya dikkat çekerek çok önemli bir iş yapıyor. Çift harf konusunu irdelemiş, onun açtığı yoldan ilerleyerek bu önemli konuya yani dilimizde “pekiştirme”nin olup olmadığına örnek verebiliriz. Gelin konuyu örneklemelerle netleştirelim.
örnek 1: “diz”, “dizek” ve “dizzek” sözcüklerini ele alalım. Hırsızlık yapan kişiye biz “diz” driyoruz. Eğer fiili yapan tanınmıyorsa o zaman “dizek” denir; ya da “yek diz” tek-bir hırsız. Ancak eğer kişi sürekli hırsızlık yapıyorsa ona, “dizzek” deniliyor. Tanınmayan, faili beli olmayan hırsızlık olayını yapana “dizek” ve sürekli hırsızlık yapan birisine “dizzek” şeklinde kullanıp iki ayrı sözcük olarak düşünmemiz gerekir. Bunların telafuzları da aynı değil. Bilinmeyen isimde “pekiştirme” yoktur. Ancak devamlılık arzeden yani “dizzek”te pekiştirme var ve öyle telafuz edilir.
Başka bir örneklere geçelim:
“vir” sözcüğü , yalan anlamına geliyor, “virek” sözcüğü “tek-bir yalan” anlamına gelirken, “virrek” ise yalancılığı karekter edinmiş sürekli yalan söyleyen kişi için kullanılıyor.
Buna bir çok örnek daha verilebilir:
mîr - mîrek - mîrrek,
çil - çilek - çillek,
şil - şilek - şillek
Gibi bir çok örnek verilebilir.
Burada sözcük kümelerinin anlamlarının çok farklı olduğunu görüyoruz. Pekiştirilen sözcük kişi ya da nesnede devamlılık olduğunu gösteriyor.
“pîr”, “pîrek”, “pîrrek” sözcükleri de öyledir. “pîr” sıfatı yaşlı kadın için kullanılıyor. “pîrek” sözcüğü ise “bir yaşl kadın” anlamında kullnılıyor. Ancak “pîrrek” sıfatı mecazi olarak kullanılıyor. Burada yaş olarak büyük bir kadından bahsetmek gibi bir şart yok. Söz edilen kadın yaşlı olmayabilir de. Devamlılık arzeden bu sıfatı kullanarak kadının yaşı büyükmüş gibi bir algı yaratmaya çalışarak onu nêutralîze yani pasifize ederek, başkaları tarafından yaşı ilerlemiş bir kadın olarak görmeleri ve saymalarını sağlamaya çalışıyoruz.
Burada temel sorumuzu tekrar soralım. Dilimizin tüm yönlerini araştırmadan, ele almadan neden peşinen karar veriyoruz ve dilimizde kaynaştırma harfi yok diyoruz?
Dilimizde kaynaştırma, harfinin olması bize nasıl bir zarar verebilir?
Neden dilimizin ihtiyaçlarını karşılamayan kaide ve kuralları savunuyoruz?
Bence artık dilimizdeki bazı kural ve kaideleri, dilimizin gerçekliğine göre değiştirmeliyiz. Önerim, çift harf ve bensez seslerin bu şartlarda kullanılması ve korunmasıdır.
Yani “xurttir, rasttir, çewttir” gibi sıfatlarda çift harfin kullanılması gerekir.
Yine eğer benzer sesler yan yana gelirse ilk sesin atılmaması. Örneğin; “bilindtir” gibi sözcüklerde benzer sesler veren harfler kalmalı. Birleşik sözcüklerde eğer çift harf oluşuyorsa, ya da benzer sesleri olan harfler yan ayan geliyorsa her iki durumda da çift harf ve benzer harfler sözcükte kalmalı. “şerrawestandin, hişkkirin, yekkîte, yekgirtî, dengkirin, tengkirin vb”.
“dizzek, virrek, mîrrek, pîrrek vb” devamlılığın arzettiğini ifade eden sözcükler de cift harfler kullanılmalı ve yazılmalı.
Yabancı dillerden alınan ve çift harfin yer aldığı sözcükleri de çift harf olarak ya da kaynaştırmayı kullanarak yazmalıyız. “gêrilla, mille, millet vb” sözcüklerde olduğu gibi.
Tartışmamız devam edecek...