İktidarın tarım politikası ve artan zamların ardından çiftçiler zor dönemlerde geçiyor. Her geçen gün tarımsal alanlar yok oluyor ve verimli havzalar imara açılarak tüketiliyor. Tarımsal faaliyet yürüten küçük çiftçiler ise artan girdi maliyetlerinin altında eziliyor. Geniş, verimli ve yaklaşık yüzde 40’ı sulu tarım arazisine sahip Amed’in Bismil ilçesinde hali hazırda 154 bin 623 hektar alan üzerinde tarım yapılmakta. Dicle Nehri çevresindeki tarım arazilerin önemli bir bölümü 1 ve 2’nci sınıf tarım topraklarından oluşuyor. Toprakların yüzde 94,6’sının faal tarım alanı olarak kullanıldığı ilçede, son yıllarda seracılık nedeniyle sebze yetiştiriciliği de revaçta. Tarım Havzası olan ilçede çiftçi, yakıt, ilaç, gübre ve elektriğe yapılan zamlara karşı adeta direniyor.
15 dönüm yetiyordu, şimdi 250 dönüm yetmiyor
Yaklaşık 25 yıldır çiftçilik yapan Bayram Can, 250 dönümlük arazisine bu yıl pamuk ekerek geçinmeye çalışıyor. 15 yıl önce ektiği 15 dönümlük bir araziyle 12 kişilik aileyi geçindirebildiklerini, ancak şu an 250 dönümlük ekili alanın kendilerine yetmediğini ve geçinemediklerini belirten Can, üst üste binen zamlara dikkat çekiyor. Can, “Benzin, mazot, ilaç ve elektrik zamları her geçen gün artıyor. Mazot ile benzin 7 TL’ye ulaşmış durumda. Yani bunlar yetmezmiş gibi bir de ilaçlarda yoğun bir zam durumu mevcut. Ektiğimiz 250 dönümlük pamuğun bize gelirinden çok gideri oluyor. Biz ancak gelirlerimizi karşılayabiliyoruz. Sırf boş kalmamak için emek sarf ediyoruz” diye belirtti. Can, çiftçinin sırtında bir yük olan zamların geri çekilmemesini halinde tarımın sona ereceğini söyledi.
Geçinemiyoruz
Önceki yıllarda tahıl ekip biçen, ama bu yıl 500 dönümlük arazisine pamuk eken çiftçi Engin Altundağ da, tarımın kalbi olan ilçede tarımın can çekiştiğini dile getirdi. Altundağ, eskiden 100 dölümle geçimini sağlayabildiklerini, ancak şimdi ektikleri 500 dölümle geçimlerini sağlayamadıklarını ifade etti.
İlaca yüzde 500 zam
Çocukluğundan bu yana tarımla uğraştığını anlatan Altundağ, “Tarımda tarihin en büyük krizini yaşıyoruz. Ektiğimizin parasını alamıyoruz. Mazot 7 TL olmuş. Şuna bir çare bulunsun, artık mazot yükselmesin, insin. Yeter artık. Bu nasıl bir zamdır. 20 TL olan ilaç şu an 120 TL, ayda yaklaşık 50 bin TL elektrik parası, bunun işçi, su ve daha birçok gideri var. Düşünün sadece ilaca yüzde 500 bir zam durumu mevcut” diye konuştu.
AMED
Tarım işçileri sömürü çarkında
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 2003 yılında kurulan ve 16 yıl faaliyet gösterdikten sonra geçen yıl feshedilen İşçi Dayanışma Derneği’nde uzun yıllar başkanlık yapan Cevher Özdemir, Ege Bölgesi’nde tarım işçiliği yapan Kürt ve göçmenlerin sorunlarına dikkat çekti. Taşınma koşularından günlük ücretin belirlenmesine, barınmadan sağlığa kadar, onlarca sorunla birlikte emeği sömürülen işçilerin hak arayışını yapacakları dernek veya sendika neredeyse bulunmuyor. Özdemir, sorunların kaynağının politik bir yaklaşımdan kaynaklı olduğunu söyledi. Ücretlerin patron, Ziraat Odaları ve dayı başları tarafından belirlendiğini, bu üçlü sistemin ortak paydasının en az ücretle fazla süreli çalıştırma olduğunu vurgulayan Özdemir, hak aranacak bir mercii olmadığını kaydederek, bundan kurtulmanın yolunun işçilerin örgütlü mücadelesinden geçtiğini dile getirdi.
Tarım bitme noktasında
İki önemli sektör olan inşaat ve tarımın bitme noktasına geldiğini sözlerine ekleyen Özdemir, “Artık tarımda çalışanların yüzde 90’nı neredeyse kadınlardan oluşuyor. Bunların içerisinde önemli bir oranda kız ve erkek çocuklardan oluşuyor. İş güvenliği ve sağlığı dernekle birlikte önümüze koyduğumuz en temel hedeflerden biriydi. Tarımda çalışan hiçbir işçimizin canından, malından sağlığından bile olsa hakkını arayacağı bir hukuk bulunmuyor” diye konuştu.
MANİSA