Erdoğan’ın Kürt fobisi bitmiyor. Bitmeyecek gibi de. 

Hatırlarsanız 2002 yılında Moskova’ya yaptığı bir seyahat sırasında kendisinden Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz diye soran Karslı bir Kürt işçiye "Kürt sorununu düşünmezseniz, bu sorun kendiliğinden çözülmüş olur" demişti. 

Aradan 13 yıl geçti Erdoğan’ın Kürt fobisi bitmek bilmedi. 

2003 yılında Irak’ın ABD ve İngiltere tarafından işgali sırasında yine Kürtleri ve Kürdistan’ı diline dolamıştı. "Irak’ın Kuzeyin’de meydana gelebilecek bir oldu/bitti kırmızı çizgimizdir" diyordu. 

Güney Kürdistan'da (Erdoğan ve sömürgeci sistemlerin deyimiyle Irak’ın kuzeyinde) Kürtler de facto bir durum yarattılar. Yarattıkları bu de facto durum yeni Irak Anayasası'na "Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi" olarak geçti. Erdoğan ve TC’nin kırmızı çizgileri ilk önce pembeleşti. Sonrada süreç içerisinde beyazlaştı. TC’nin şimdilerde Almanya'dan sonra en büyük ticaret ortağı "Kürdistan Bölgesel Yönetimidir". Türkiyeli petrol şirketleri Kürdistan‘ın Güneyinde petrol üretimi yapıyor. Kürt petrolü borularla yumurtalığa taşınıp, buradan dünyaya ihraç ediliyor. 

TC ve onun 10 Cumhurbaşkanı "Suriye'nin Kuzeyin'de oluşacak bir yönetimi kımızı çizgimiz olarak kabul ederiz" diyedursun. Zaman en önemli bir hazinedir. TC’nin ve Erdoğan’ın G. Batı Kürdistan için diline dolağı kırmızı çizgi zamanla pembeleşecek, giderek de beyazlaşacaktır.  Güneybatı Kürdistan gün gelecek TC’nin Ortadoğu’ya yapacağı ihracatın kapısı, yol güzergahı olacaktır. Bizim Siverek’li şair İbrahim Rafet'in dediği gibi,"Yaşa, yaşa gör temaşa!" Yaşarsak daha birçok temaşalara şahit olacağız. Erdoğan da Kürtlerin çiftetelli oynamadığını, özgürlük ve zafer "govend"i tuttuğunu yaşarsa görecektir. 

***

 FCİK'in (Kürdistan İslam Toplumu Federasyonu) 5. olağan kongresi geçtiğimiz hafta sonu Almanya’nın Hagen şehrinde yapıldı. İki gün süren kongrenin kurumlarımız açısından en önemli sonucu, kongrede demokratik kuralların geçerli olmasıydı. Alışılmışın dışında ilk defa bir kurumumuzun kongresinde kurum başkanı, yönetim organları kongre öncesi bir komisyon tarafından belirlenen tek aday ve tek liste ile seçime gitmedi. FCİK başkanlığı için yapılan seçimde beş aday kendi özgür iradeleri ile başkan adaylıklarını açıkladılar. 

İlk defa sandık kuruldu. İlk defa delegeler kendi özgür iradelerini sandığa yansıttılar. Ve beş aday arasında Hafız Ahmet Turhallı en yakın adayı 15 oy farkla geçerek FCİK'nın ilk serbest oy, serbest irade ile seçilmiş başkanı oldu. 

Yine yönetim organları için yapılan seçimlerde ilk defa tek liste halinde değil, isteyen herkesin aday olduğu bir seçim gerçekleştirildi. Beş kadın arkadaş cins ayrıcalığı yapılarak res’en "Şura Meclisi"ne seçildiler. Geride kalan 15 üye için 30 kişi aday oldu. Yine sandık kuruldu. Delegeler oylarını özgür iradeleri ile kullandılar. Bunlardan en fazla oyu alan 15 kişi resen seçilen 5 kadın arkadaşla birlikte "Şura Meclisi"ni oluşturdular. Şura Meclisi yaşlı ve tecrübeli melêler ve genç melê ve sivil kişilerden oluştu. Denetleme kurulu ve Disiplin Kurulu da aynı yöntemlerle seçildiler. 

Bu kongre ile Kürdistanlılar bir demokrasi imtihanını başarı ile bitirdiler. inançlı Kürt Müslümanlar tarafından verilen bu başarılı demokrasi imtihanının İslamın büyük bir kaos yaşadığı/yaşatıldığı bir döneme rastlaması ayrıca çok önemliydi. Kongre salonunda asılan bir pankartta yazıldığı gibi "Ne İslama Tirkî,  Ne İslama Erebî, Ne İslama Farsî, İslama rasti". Herkesin inacına saygı duyan, diğer inançlarla müşterek eylem kararı alan 5. FCİK Kongresi "Demokratik İslam"ın nüvesi (çekirdeği) olacaktır. Bu çekirdek büyüyecek, kök salacak, yerinden koparılmayan koca bir ağaç olacaktır. 


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 2 Şubat 1962'de Suriye'de Hesekê vilayetinde yapılan bir özel nüfus sayımında 120.000 Kürt Suriye vatandaşlığından çıkartıldı. Bu rakam 2011'de 300.000'e ulaşmıştı. Vatandaşlıktan çıkartılanlar resmi olarak evlenemiyor, seyahat edemiyor, pasaport ve nüfus cüzdanına sahip olamıyor eğitim alamıyor hiçbir vatandaşlık hakkından faydalanamıyordu. 

* 2 Şubat 2006'de HPG meclis üyesi ve YJA Star komutanlarından Sileymaniyeli Viyan Soran, Öcalan’a yönelik baskı ve tecridi protesto etmek için Haftanin’de fedai eylemi gerçekleştirdi. 

* 4 Şubat 1983'de Paris Kürt Enstitüsü kuruldu. 

* 5 Şubat 1983'de 146 sanıklı PKK ana davasında 20 idam, 13 ömür boyu hapis cezası verildi.