“Kumun Gecesi adlı belgesel çalışması 2017’de okuduğum bir haberle başladı. Haberde, Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyünde Silikozis hastası Faysal Demir’in yaşamını yitirdiği yazıyordu.’’

Bir Buçuk Metre ve Hasankeyf- Suyun Ölüm Tarihi belgesellerinin yönetmeni araştırmacı gazeteci, sosyolog ve yönetmen Ali Ergül’ün son belgeseli “Şeva Xize” (Kumun Gecesi) ile kot kumlama işçilerini ve silikozis hastası emekçileri kayda aldı.

Silikoz hastası işçilerinin mücadelesi 2010 tarihinde Türkiye’de gündeme geldi ancak ardından elde edilen kazanımlar ilerlemedi. Ergül’ü, filmi çekmeye iten ise 2017 yılında hayatını kaybeden silikozis hastası Faysal Demir’in ölümü oldu.

Madenci hastalığı olarak bilinen ölümcül silikozis hastalığı kot kumlama işçileri ve dış teknisyenlerinde sıkça görülüyor. Bu hastalığın bir diğer adı ise ‘Ciğerdeki kum’. Bingöl’de şu ana kadar 66 kişi silikozisten dolayı hayatını kaybetti.

Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyünde silokozis hastalarının yaşadıkları ağır süreci ‘Kumun Gecesi/Şeva Xîzê’ belgeseli ile beyaz perdeye aktaran belgeselin galası dün akşam Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Sanat Evi’nde yapıldı.

Yönetmen Ali Ergül’ün ”Kumla boğulup, toprağa gömülen emekçilerin hikâyesi” diye anlattığı kot kumlama işçilerinin silikozise yakalanması ve yaşamlarını ele alan “Şeva Xize” (Kumun Gecesi) belgesel gösteriminin galası Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Sanat Evi’nde seyirciyle buluştu.

Galaya HDP milletvekilleri Züleyha Gülüm, Hüda Kaya, Oya Ersoy, Dilşat Canbaz, çok sayıda emek meslek örgütü temsilcileri ve basın çalışanları katıldı.

Zamana yayılmış ölüm

Etkinlikte ilk olarak konuşan Limter İş Genel Başkanı Kamber Saygılı iş cinayetlerinin bir anlamıyla görünür kılındığını ancak meslek hastalıklarının görülmemeye devam edildiğini vurguladı. Saygılı, iş cinayeti gerçekleşmeden kayda geçilmediğinin altını çizerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“İş cinayetlerine ve meslek hastalığına karşı mücadele sendika, demokratik kitle örgütleri, emekten yana siyasi partilerin en temel görevlerinden birisi olduğunu düşünüyoruz. Meslek hastalığı esasen zamana yayılmış ölüm anlamına geliyor. Görülmeyen ama acı çekerek ölüm. Kumun Gecesi filmi akciğer hastalığına dikkat çeken aynı zamanda bu hastalığa karşı toplumsal duyarlılığı arttırmaya çalışan bir film.”

Ardından İSİG adına konuşma yapan Murat Çakır son üç yılda 2000 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini belirterek, “İş cinayetlerini engellemenin en temel yolu örgütlenmektir. Bu noktada hep beraber mücadele etmeliyiz” diye konuştu.

Belgesel değil, ölüm haberi

Kumun Gecesi’nin yönetmenliğini üstlenen Ali Ergül bugün iş kazası nedeniyle yaşamını yitiren EMEP üyesi Sedat Yeşilköy’ü anarak konuşmasına başladı. Ergül konuşmasında şöyle dedi:  “2007 yılında başlayan bir çalışmanın belgeselini izleyeceğiz. Aslında belgesel demek pek doğru değil. Ölüm haberi. Aslında ölüm haberi bile olmayan silikozis hastalarının hayatlarını kaybettiklerini gördük. Bütün iktidarların işçileri ölüme götüren mekanizmaların aktörü olduğunu görüyoruz. Asgari ücret için kısmi olarak bile olsa yan yana gelenler neden meslek hastalıklarında yan yana gelmiyor? Evet bugün sendikalar burada ve yeni yeni yan yana geliyoruz. İzleyeceğiniz şey çok sanatsal değil. Ben direnmeye çalışıyorum. Yapabildiğim bir şey var ve video çekerek direniyorum. Bayrampaşa’da işçiler yanarak öldürüldü, Ankara’da göçmen işçiler yanarak öldürüldü, Her gün öldürülüyoruz ve işçilerin çalışma koşullarını düzetmediğimiz sürece gazetelerde yaşayacağız.”

Ergül, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in açlık grevinde olduğunu hatırlatarak Güven’in direnişini selamladı.

Konuşmaların ardından gala belgesel gösterimi, söyleşi ve son olarak kokteyl ile devam etti.

 

KÜLTÜR SERVİSİ

 
 

Ölenler Kürt

 

“Belgesel çalışması 25 Aralık 2017 tarihinde okuduğum bir haberle başladı. Haberde Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyünde Silikozis hastası Faysal Demir’in yaşamını yitirdiği yazıyordu. Bu haber üzerinde okumaya araştırmaya başladım ve yıllardır kot kumlamaya bağlı Silikozis hastalarının sadece ölüm haberleriyle hatırladığını gördüm. Tabi bu ölüm haberleri de sadece sözünü ettiğimiz köy ile ilgili olduğunu. Yaşam koşulları ne sorusuyla başlayan bir çalışma oldu. AB Sivil Düşün Programının desteğiyle çekimlere Mart ayında başladık.

66’sı Bingöl’den

Silokozis hastalığı yoğunlukla Kürt kentlerinde. Bu atölyelerinin çalışmaya başlama tarihi 1980’lerin sonu. 2009-2010 a kadar devam ediyor. Zorunlu göçün tarihiyle denk gelen bir dönemden söz ediyoruz.  Bu yüzden kümelenme olduğunu görüyoruz. Bingöl, Erzurum, Muş, Batman, Urfa, Tokat, Çorum ve Gümüşhane’den binlerce belki de 10 binlerce işçi bu atölyelerde çalışmış. Tabi bir de bu atölyelerde çalışan göçmenler var ki onlarla ilgili kısmı bir bilgiye bile ulaşamadık.

Kot kumlama, diş teknisyenliği gibi iş yerlerinde solunan tozun yarattığı bu ölümcül toz, denetimsiz ve sağlıksız işyerlerinde silikozise dönüştü.  Türkiye’de şu ana kadar 99 kişi silokozisten dolayı hayatını kaybederken bunun 66’sı Bingöl’den…