CİSST’e bir yılda bin 572 başvuru

1 Haziran 2022 Çarşamba - 18:15

Özge Aksoy

Özge Aksoy

  • Cezaevlerinde 2021'den beri en az 51 tutsak yaşamını yitirdi. Son bir yılda bin 572 ihlal başvurusu alan CİSST, hasta tutsaklara dönük ciddi ihlallerin olduğunu belirtti.

Cezaevlerinde ağır hak ihlalleri devam ediyor. İşkence, tecrit, kötü muamele, sağlık ve sosyal haklara erişim engeli, çıplak arama bu ihlallerin başında gelirken, şüpheli ölümler de yaşanıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 31 Mart 2022 raporuna göre; Türk cezaevlerinde 651’i ağır olmak üzere bin 517 hasta tutsak var. 2021'in başından beri 46 hasta tutsak yaşamını yitirdi. Ölüme terk edilen hasta tutsaklar dışında cezaevinde sistematik işkenceye maruz kalan Garibe Gezer, Vedat Erkmen, Sinan Kaya, Ferhan Yılmaz, Sıdık Uğur ve Sezer Alan da katledildi. 

Ceza İnfaz Sistemi Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) 2021-2022 yılı arasında hazırladığı ancak henüz tamamlamadığı rapora göre; şu ana kadar bin 187 tutsakla temas kuruldu. 3 bin 180 tutsak tarafındansa derneğe mektupla başvuruldu. CİSST’e gelen başvurular arasında bin 562 vaka tespit edildi. Bunların içinden 140’ı işkence ve kötü muamele gördüğünü; 181'i sağlık sorunlarından dolayı hak ihlallerine maruz kaldıklarını belirtti. CİSST'ten Özge Aksoy, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ile hasta tutsakların yaşadıkları sorunlara dair bilgi verdi. 

Hasta tutsakların daha çok sağlık sorunlarıyla ilgili kendilerine başvuruda bulunduğunu aktaran Aksoy, “Revire çıkarılmada, hastalığın teşhisinde, hastane sevklerinde sorunlar yaşayabiliyorlar. Örneğin tutukluların hastaneye geç sevk edilmesi sorun olabiliyor. Sevk esnasında ring aracıyla götürülüyorlar ve bu ring araçları çok kalabalık olabiliyor. Hastanelere gidildiğinde eğer bu sayı birden fazla ise tutuklular bekleme odalarında, orada yer yoksa ring araçlarında kelepçeli olarak bekletiliyor. Bu koşulların hepsi sağlıksız. Doktora götürüldüklerinde kelepçeli muayene dayatılıyor. Asker ve jandarma muayene esnasında orada kalıyor. Siyasi tutuklular suç tiplerine göre ayrımcılığa maruz kalıyor. Sevk esnasında doktorlara siyasi tutukluların kimlik bilgileri veriliyor ve tutuklunun suçları belirtiliyor. Bunlar birer hak ihlalidir ve kesinlikle olmaması gerekiyor. Cezaevinde özel ihtiyaçları olan hasta tutukluların ihtiyaçları karşılanmayarak ikinci bir cezalandırma yöntemi ile karşı karşıya bırakılıyor. Ceza içinde cezalandırma hali söz konusu” şeklinde konuştu.

Cezaevlerinin cinsiyetçi uygulamalarından kaynaklı kadın hasta tutsakların özgün ihtiyaçlarını karşılamadığına dikkat çeken Aksoy, kadınların sağlığa erişim konusunda erkeklere göre daha dezavantajlı durumda olduğunu söyledi. Aksoy, kadın hasta tutsakların kelepçeli muayene götürülmesi ve jandarmanın muayene odasından ayrılmamasından dolayı tedavi olmadan geri gitmesine neden olduğunu vurguladı. 

Hasta tutsakların tahliyesini engelleyen Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) kararlarına işaret eden Aksoy, şunları ekledi: “ATK raporlarıyla hasta tutukluların tahliye edilmesi engelleniyor. Yine siyasi tutuklular özelinde ATK olumlu yönde rapor verse de savcılık ve cezaevi idaresi engel olabiliyor. Maalesef bu uygulama siyasi tutsaklar özelinde uygulanıyor.” İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.