Ailesinin içli dışlı olduğu müzikle çocukluğundan beri ilgilenen sanatçı Çiyager, şimdiye kadar iki albüm çıkardı. Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde çalışma yürütüyor. Müzik ile ilgili bir eğitim almayan Çiyager, sağlam müzik kulağına ve kabiliyetine güvendiğini belirtiyor. Babası 1993’te ‘faili meçhul’lerin yoğun olduğu bir dönemde katledilen Amedli sanatçı Çiyager ile sanat yaşamını yönelik sohbet ettik.


Müzik serüveniniz ne zaman başladı?

Daha küçük yaşlardayken babamın bana almış olduğu plastik bağlamayla başladı diyebilirim. Bir tek o mu? Tabii ki hayır... Dedemler şarkı söylerdi. Babam da zaman zaman şarkı mırıldanırdı. Rahmetli bir amcam vardı, Mele Evdirehman, yıllar önce  bir tane beyit kaseti doldurmuştu. Onun yanısıra dayımların evinde büyük bir divan sazı vardı, çaldıklarında ben de müthiş bir heves uyandırıyordu. İşte bunlar beni etkileyip müziği sevmemi sağladı.

Etkilendiğiniz sanatçılar oldu mu?

Tabii ki oldu. Rahmetli amcam Mele Evdirehman’ın sesinden etkilenmişimdir. O dönemde Tahsîn Taha, Mihemed Arifê Cizîrî, Aram Tîgran, Şivan Perwer gibi sanatçılarımızın sesinden çok etkilenmişimdir. Ama onların etkisinde kalıp taklit etmek aklımın ucundan bile geçmedi.

Tarzınız?

Herkese hitap edebilen, her çeşit melodi ve makamı içinde barındıran çağdaş bir tarz olarak nitelendirmek istiyorum. Piyasada böyle tarz müzikler hep olduğu için yeni bir tarz oluşturduğuma inanmıyorum. Ben hiçbir zaman yeni bir tarz yaratma arayışına girmedim, 2001 yılında çıkan ilk albümümde bile. Tarz yaratmak o kadar kolay değil ama bence zor da değil.

Müzikle ilgili herhangi bir eğitim aldınız mı?

Müzik ile ilgili hiçbir eğitim almadım. Çok sağlam olan müzik kulağım ve kabiliyetimle kendimi geliştirip bu aşamaya geldim.

Kendinizi profesyonel müzisyen olarak görüyor musunuz?

Bir sanat öğrendim biliyorum ve uzun süredir icra ediyorum. Yıllardır sanatsal faaliyetlerimi sürdürüyorum ama bilimsel bir eğitim almadığım için kendime profesyonel diyemiyorum. Bir kaç enstrüman çalabiliyorum ama yine de bu benim profesyonel bir müzisyen olduğumu göstermez. Profesyonel bir müzisyen hangi melodinin hangi makam olduğunu, kaç kaçlık ritm olduğunu bilen ve bunları notaya dökerek notist olduğunu gösteren kişidir. Bunları en iyi şekilde yapan kişi bence iyi bir sanatçıdır. Ben bunları tam anlamıyla bilmiyorum. Şu var ki insan isterse, merak ederse aşamayacağı hiçbir engelin olmadığını bilmesi lazım. Ama işin bilimsel tarafını öğrenmesi için uğraşmak gerektiğini unutmaması gerek.

Kaç albümünüz var?

İki albümüm var. İlkini 2001 yılı başlarında, ikinci albümümü ise 2012 yılında çıkardım.

İkinci albümünüz Dilnaz’dan biraz bahsedebilir misiniz?

İkinci albümümü uzun bir süre önce yapıp bitirdim ama bir türlü piyasaya çıkaracak koşulları bulamadım. Epey zaman geçtikten sonra Diyarçam Prodüksiyon adlı firmayla anlaşıp 2012 baharında piyasaya sürdük. Aranjörlüğünü Sait Yıldız’ın üstlendiği albümüm 14 şarkıdan oluşmakta: Ez Bilbil im, Roja Me, Ez Bê Mayo, Bo Welatê Xwe Dinalim, Gundê Min, Çavê Min Dizanî, Dayê, Dilnaz, Eynik û Neynik, Newroz e Newroz, Li Bîra Min î, Xanimê, Bes e Felek ve Yara Min.

Sürekli sahne aldığınız bir yer var mı?

Sürekli sahne aldığım bir yer şu an için yok. Daha önce bir kaç güzel mekanda sahne alıyordum ama şu an için Dicle Fırat Kültür Sanat Derneği’ne bağlı bulunduğum için herhangi bir yerde program yapmam söz konusu değil.

Dinlediğiniz Kürt sanatçılar kimler?

Son yıllarda sıkça dinlediğim bir sanatçı yok ama şehit Hozan Serhed ve Dîno’yu çok beğeniyorum, hem tarzlarını hem şarkılarını hem de yorumlarını. Bu sanatçıların gönüllerde taht kurduğunu söyleyebilirim. Bunların yanısıra küçüklüğümde Tahsîn Taha, Mihemed Arifê Cizîrî, Aram Tigran, Şivan Perwer ve Mihemed Şêxo’yu beğenerek dinliyordum. Bu saydığım sanatçıların kendilerini halka kabul ettirdiklerini düşünüyorum.


Müzik dışında yaptığınız bir iş var mı?

Müzik dışında yaptığım başka bir iş var. Olması da gerek. Çünkü bu devirde bir tek müziğin karın doyurabileceğini düşünmüyorum. Keşke sadece müzikle uğraşabilseydim. O zaman kendimi daha fazla geliştirip halkıma faydalı olabilirdim. İnsanın kafasını en çok meşgul eden ekonomik sorunlardır. Bundan dolayıdır ki geri kalıyoruz ve kendimizi fazla geliştiremiyoruz.

Klibiniz var mı?

İki klibim var. Söz ve müzikleri bana ait olan Aşitî ve Dilnaz adlı şarkılara çektik, televizyonlarda, internet üzerinde yayınlanmakta.

Hedefiniz?

Halkım tarafından sevilmek, gönlünde yer almak.

En büyük hayaliniz?

En büyük hayalim kavgasız, savaşsız bir dünya.

Söyleşi için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Bana bu imkanı sağladığınız için ben teşekkür ederim.


Çiyager Kimdir?
Çiyager (Mehmet Karakuş), 1970 yılında Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde dünyaya geldi. Henüz altı yaşındayken annesini kaybetti. İlk ve orta okulu Farqîn’de, liseyi ise Amed’de okudu. Ardından Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi İnşaat Teknolojisi Bölümü’nü bitirdikten sonra Dicle Üniversitesi İnşaat Meslek Yüksek Okulu’ndan mezun olur. 1991 yılında Farqîn’de çıkan Silvan Gazetesi’nin sahibi olan babasından görevi devraldı. Bir yıl sonra Amed’de Tek-Gıda-İş Sendikası’nda sekreterlik yapar. Babası M. İhsan Karakuş Farqîn’de ‘faili meçhul’ bir şekilde 1993 yılında katledilir. Evli olan Çiyager’in, Çiyager, Rojîn ve Lorîn Nûjen adında 3 çocuğu var.

MUSTAFA GAZÎ