Cizre’de 4 Eylül 2015 tarihinde ilan edilen ilk sokağa çıkma yasağının üzerinden 3 yıl geçti. Son olarak 14 Aralık 2015’te ilan edilen ve 79 gün süren yasakla birlikte ilçede 300’e yakın kişi yaşamını yitirdi. Tüm saldırılara ve ablukaya rağmen Cizre halkı direnişten taviz vermedi.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde halkın 90’lardan bu yana sürdürdüğü direnişlerin en büyüklerinden biri de “Berxwedan jiyane” sloganı ile büyüyen özyönetim direnişleri oldu. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un “Bizimle gurur duyun” diyerek miras bıraktığı direnişin ilk adımları 3 yıl önce bugünlerde atıldı. 4 Eylül 2015 akşamı Şırnak Valiliği tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağı 8 gün sürdü. Yasak sonrası tanklar ve toplar ile vurulan ilçede 35 günlük bebekten 70 yaşındaki yurttaşın da aralarında olduğu toplamda 21 kişi hayatını kaybetti.

O günden sonra kurşun ve bomba sesi duymadan bir gün bile geçirmeyen Cizre’de bu yasak süreci 2016 yılının Mayıs ayına kadar devam etti.

Herkes ‘terörist’ ilan edildi! 

7 Haziran seçimlerinden sonra kurulan geçici Türk hükümetinin İçişleri Bakanı Selami Altınok, kameraların karşısına geçerek yaptığı açıklamada katledilenlerin tümünü “terörist” ilan etti. Altınok’un “terörist” dediği siviller arasında 7 çocuk annesi 53 yaşındaki Meryem Süne, 35 günlük bebek Muhammed Tahir Yaramış ve 10’lu yaşlarda çok sayıda çocuk bulunuyordu. İlçede uygulanan sokağa çıkma yasağından dolayı defnedilemeyen cenazelerin buzdolabı ve derin dondurucularda tutulduğunu önemsemeyen Altınok, ilçede son seçimlerde yüzde 92 oranında rekor bir oy alan HDP grubunun da “Can güvenliği olmadığı“ gerekçesiyle, ilçeye alınmayacağını açıklamıştı. Bu açıklamalarının ardından Cizre’deki gerçeklerin üstünü örten bir açıklama da dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’ndan gelmişti.  Davutoğlu, yaşananlara rağmen Cizre’de tek bir sivilin yaşamını yitirmediğinin savunmuş ve operasyonlara son hız devam edileceğini söylemişti.

Kadınlar sokaklara indi 

Halk Nur, Sur, Cudi ve Yasef mahallelerinde kadınlar öncülüğünde sokaklara indi. Ellerine tencere tavalarını alan kadınlar kepenklere vurarak, sloganlar atarak gürültü eylemleri yaptı. Yasağı tanımayan Cizre’de, savaş suçu kapsamına giren saldırılar gerçekleşirken 21 kişi yaşamını yitirdi.

Yaşamını yitirenlerin isimleri şöyle:

Sait Çağdavul (18), Mehmet Emin Levent (21), Cemile Çağırga (13), Osman Çağlı (18), Meryem Süne (45), Bahattin Sevinik (50), Suphi Saral (47), Özgür Taşkın (18), Bünyamin İrci (15), Selman Ağır (10),  Eşref Erdin (60), Maşallah Edin (40),  Zeynep Edin (18),  Sait Nayci (17), Mehmet Erdoğan (74), Muhammet Tahir Yaramış (35 günlük), Mehmet Dikmen, Mehmet Emin Açık, Hacı Ata Borçin, Hetban Bülbül.

 

4 Eylül akşamı sokağa çıkma yasağının ilan edilmesinin hemen ardından tarihe şu notlar düştü:

4 Eylül

  • Sokağa çıkma yasağı ilan edilmeden saatler öncesinde Türk İçişleri Bakanlığı’nın özel talimatıyla ilçeye sevk edilen 150 zırhlı araç ve 50 otobüsle gelen yüzlerce özel harekât polisi, ilçedeki okulların bahçelerinde konuşlandırıldı.
  • Sokağa çıkma yasağının ilan edilmesiyle asker ve polis aralarında tankların da bulunduğu zırhlı araçlarla Nur, Cudi ve Yafes mahallerini ablukaya aldı ve halk arasında Aşk Tepesi olarak bilinen ilçeye hâkim tepeye zırhlı araçlar ve keskin nişancılar konuşlandırıldı.
  • İlçenin ablukaya alınmasının ardından Nusaybin Caddesi üzerinde bulunan Kerem Oteli önünde büyük bir patlama yaşandı ardından hastane giriş çıkışları sivil yurttaşlara kapatıldı.

5 Eylül

  • Amed’den yola çıkarak ilçeye hareket eden HDP’li vekillerin de aralarında bulunduğu heyet, kent girişinde zırhlı araçlarla kapatılan bölgede durdurularak, ilçeye girişlerine izin verilmedi. Heyet engelleme üzerine yürüyerek ilçeye girmeye çalıştı; ancak bu kez askerlerin silahlı tehdidine maruz kaldı.
  • Nur Mahallesi’nde Mehmet Emin Levent isimli yurttaş, keskin nişancıların açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesinin mahalleden çıkartılmasına izin verilmemesi üzerine mahalle camisine kaldırıldı. Yine aynı gün açılan ateşte 15 yaşındaki H.B., B.İ. (16), Umran Asrak (18), Zinet Dirican (30) ve Meryem İşcen (40) isimli yurttaşlar yaralandı.
  • Polis ve özel hareket timlerinin halka dönük saldırılarını görüntülemek isteyen DİHA muhabirleri, polisin silahlı saldırısına uğradı.
  • Nur Mahallesi’nde 3 yaşındaki bir çocuk ayağından yaralandı. Hacı Ata Borçin (70), Xetban Bülbül (65) isimli yurttaşlar silah sesleri ve şiddetli patlamalar nedeniyle geçirdikleri kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
  • Cizre’de zırhlı araçtan açılan ateş sonucu Sait Çağdavul isimli genç yaşamını yitirdi. Gece boyu saldırıların sürdüğü ilçede, ağır yaralanan 3 yurttaş ise yoğun saldırılar nedeniyle hastaneye kaldırılamadı.

13 yaşındaki Cemile öldürüldü

6 Eylül

  • İlçeye gitmek isteyen ikinci HDP heyeti, polisin engeliyle karşılaştıktan sonra oturma eylemine geçti. Aralarında milletvekillerinin de bulunduğu heyet, polisin silah dipçikleriyle göğüslerine vuracak şekilde engellemeye maruz kalmalarına rağmen bir süre sonra yürüyerek ilçeye girebildi.
  • Rahatsızlanan Muhammed Tahir Yaramış isimli 35 günlük bebek, polislerin mahalleye ambulansın girmesini engellemesi üzerine hastaneye kaldırılamayınca yaşamını yitirdi.
  • Cizre 3. Tank Taburu’ndan Nur Mahallesi’ne yönelik yapılan top atışları sonucu, top mermisinin isabet ettiği 3 ev yandı.
  • Şırnak Valiliği, yasağın devam edeceğini belirterek, “Devam eden süreçte vatandaşlarımızın başta sağlık olmak üzere gerek duydukları ihtiyaçları titizlikle karşılanmaktadır” iddiasında bulundu.
  • Cudi Mahallesi’nde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu 13 yaşındaki Cemile Çağırga yaşamını yitirdi. Çok sayıda kişi yaralandı. Yaralıların hastanelere kaldırılması için gelen ambulanslar polis engeline takıldı.
  • Keskin nişancıların açtığı ateş sonucu yaralanan 18 yaşındaki Osman Çağlı engelleme nedeniyle hastaneye götürülemediği için kan kaybından yaşamını yitirdi.

Fırındaki ekmeklere el konuldu

7 Eylül

  • İlçedeki iletişim araçlarının tümü kapatıldı.
  • Top atışların yapıldığı Nur Mahallesi’nde 5 kişi ağır yaralandı.
  • İlçede bulunan 13 HDP’li milletvekilinin yer aldığı heyet, ilçede yaşanan hak ihlallerinin 90’lı yılları fersah fersah aşmış durumda olduğunu ve buna karşı Şırnak Valisi’nin açıklamalarıyla kamuoyunu aldattığını açıkladı.
  • Asker ve polis kuşatması altında saldırıların tırmandırıldığı ilçede Abdullah Özcan (30) ayağından vurularak yaralandı.
  • Polisin, hedef alarak ateş açması sonucu 12 yaşındaki Ö.M. ağır yaralandı.
  • Şah Mahallesi’nde açık olan bir fırını basan polis, fırında bulunan bütün ekmeklere zorla el koydu. Aynı mahallede yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamak için marketini açan Celal İşlek isimli esnaf, polis tarafından gözaltına alındı.
  • Alibey Mahallesi’nde akrabasının taziyesine giden Mesut Demir isimli yurttaş keskin nişancıların ateş açması sonucu omzundan yaralandı.

8 Eylül

  • Türk devlet güçlerinin tank, top, doçka, uçaksavar ve her türlü ağır silahla saldırdığı Cizre’de direnen halka polis “Teslim olun” anonsu yaptı.
  • Cudi Mahallesi üzerinden Nur Mahallesi’ne geçmek isteyen HDP heyeti polisin saldırısıyla karşılaştı. Vekillere hakaret eden polis, rastgele tarama yaptı.
  • Felç geçiren Zeynep Kaçar isimli kadını mahalleden almak isteyen ambulansa polis engel oldu. Kaçar, sokak ortasında ambulansın gelmesi için saatlerce bekletildi.
  • Kanamalı doğum yapan Hayriye Kalkan isimli kadın acılar içerisinde saatlerce polisin ambulansın geçişine izin vermemesinden dolayı bekletildi.
  • Sait Çağdavul, Osman Çağlı (18), Cemile Çağırga (13) ile polis ablukası nedeniyle hastaneye götürülemeyen 35 günlük Muhammed Tahir Yaramış’ın cenazeleri defnedilmesine izin verilmediğinden dolayı hastane morgunda bekletildi.
  • Şırnak Valiliği, 2’si çocuk 7 kişinin katledildiği Cizre’de sokağa çıkma yasağını kararını uzattı.
  • Yüzlerce özel hareket polisi ile ablukaya alınan ilçede kadın çocuk, yaşlı demeden siviller tarandı. HDP’li vekiller de polislerce, “Merak etmeyin 2 saate kadar bekleyin yapacaklarımızı. Biz bu işi 2 saatte bitireceğiz” şeklinde tehdit edildi.
  • 80 yaşındaki İbrahim Çiçek isimli hasta yurttaş, çağrılan ambulansın yaşadığı mahalleye girmesine polislerce izin verilmemesi üzerine yaşamını yitirdi. Polislerin açtığı ateş sonucu Gülistan Babat (15) ile ismi öğrenilemeyen bir çocuk yaralandı.

7 çocuk annesi Meryem

9 Eylül

  • Evinin önünde oturan 7 çocuk annesi Meryem Süne (53) polisin zırhlı araçtan açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Süne ile birlikte ilçede katledilenlerin sayısı 9’a yükseldi.
  • Yafes Mahallesi’ni tarayan polisler, Özgür Taşkın (20) isimli yurttaşı yaraladı, ambulansın gelmesine izin verilmediği için Taşkın yaşamını yitirdi. Aynı mahallede ismi öğrenilemeyen 2 gencin daha polis kurşunuyla yaralandığı belirtilirken, yaralılar ve yaşamını yitiren yurttaşlar saatlerce mahallede bekletildi.

Trafolar, su depoları hedef alındı

  • İlçede polis, gördüğü her canlıyı tararken çok sayıda hayvan da telef oldu. Bomba atar gibi ağır silahlarla mahallelere saldırın polis, elektrik trafolarını ve su depolarını hedef alarak, yurttaşların tek açık olan fırınına ulaşmasını engelliyor. Bêrivan Caddesi üzerinde bir yurttaşın 2 ineği polisler tarafından öldürüldü.
  • Polisin attığı bomba atarlar nedeniyle çok sayıda evin duvarları yıkılırken çok sayıda araçta kullanılamaz hale geldi. Şarapnal parçalarından çok sayıda yurttaş yaralandı. Yine Yafes Mahallesi’nde bir evin bahçesine düşen bomba atar sonucu 2’si çocuk 3 yurttaş yaralandı.

10 Eylül

  • Nur, Sur, Cudi, Yafes mahallelerinde bombalar patladı. Saldırı sonucu Cudi Mahallesi’nde 2 kadın 1 genç yaşamını yitirdi. 1’i çocuk ve 1’i ağır olmak üzere 3 kişi yaralandı. Nur Mahallesi’nde de yoğun saldırılar sürdü ve 4 yurttaş ağır yaralandı.
  • Cizre’de sabaha karşı yoğunlaşan saldırıda yaşamını yitiren Eşref Edim’in 10 yaşlarındaki kızı da keskin nişancılar tarafından katledildi.
  • Cizre halkına destek vermek için yola çıkan ve sık sık asker ile polisler tarafından engellenen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile beraberindeki milletvekilleri Hatice Seviptekin, Osman Baydemir, Aycan İrmez ve dönemin HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel polisler tarafından tartaklandı.

Dondurucudaki cenazeler

  • Susuzluk ve açlığın baş gösterdiği, bulaşıcı hastalık riskinin arttığı ilçede gece başlatılan kapsamlı saldırıda HDP Mardin Milletvekili Mehmet Ali Aslan’ın verdiği bilgilere göre en az 8 sivil katledildi ve çok sayıda kişi yaralandı. Gece saatlerinde yapılan top atışının isabet ettiği evde, Zeynep Edin (18), kayınvalidesi Maşallah Edin (35), yaşamını yitirirdi, 11 aylık Berğedan Edin ile Ayşe Edin yaralandı. Diğer mahallelerde ise Eşref Edin (55) ile Sait Nayici (17) yaşamını yitirdi. Cudi Mahallesi’nde yaşamını yitirenlerin cenazeleri bir marketin dondurucusuna kaldırıldı.
  • Cizre halkının direnişine destek vermek için Şırnak ve Silopi’den yürüyenlere özel hareket polisleri tarafından ateş açıldı.
  • Gece yaşanan saldırıda 11 aylık Berxwedan isimli bebek, yapılan top atışı sonucu kulak arkası ve ayağından yaralandı.
  • Türk İçişleri Bakanı Selami Altınok’un, Cizre için, “Faaliyetlerimizi en kısa zamanda tamamlamak istiyoruz” sözlerinin ardından Cizre’ye yönelik saldırılar daha da artmaya başladı.

10 yaşındaki Selman,

70 yaşındaki Mehmet

  • Baskılara karşı sokağa çıkan kitleye polisin ateş açması sırasında keskin nişancılarca vurulan 10 yaşındaki Selman Ağar, kaldırıldığı Cizre Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
  • 15 yaşındaki Bünyamin İrci katledildi. Kalp rahatsızlığın bulunan ve durumu ağırlaşan 70 yaşındaki Mehmet Dikmen adlı yurttaş, polisin saldırısı ve ambulans engeli yüzünden yaşamını yitirdi.
  • Nur Mahallesi’nde bir ev alev aldı.

O gençleri unutmayacağız!

Cizre’de 3 yıl önce ilan edilen sokağa çıkma yasağında 2 oğlu ve oğlunun eşini kaybeden Zekiye Edin, “Kimse unutmasın onları, burada kanları akan gençleri kimse unutmasın” dedi.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 4 Eylül 2015 tarihinde ilan edilen ilk sokağa çıkma yasağının üzerinden 3 yıl geçti. Son olarak 14 Aralık 2015’te ilan edilen ve 79 gün süren yasakla birlikte ilçede 300’e yakın kişi yaşamını yitirdi. Tüm saldırılara ve ablukaya rağmen Cizre halkı sokakları terk etmezken, mahallelerden gürültü eylemleri ve sloganların sesi yükseldi. Direnişe katılanlardan biri de iki oğlunu ve oğlunun eşini kaybeden Zekiye Edin idi.

Sandıktaki cenaze

Zekiye Edin, 9 Eylül 2015 tarihinde zırhlı araçtan açılan ateşle oğlu Mehmet’i (22) kaybederken, diğer oğlu Sahip ise ilan edilen son yasakta çıkan çatışmalar sırasında yaşamını yitirmiş cenazesi ise Cudi Mahallesi’nde bodrumların olduğu evde bir sandıkta yurttaşlar tarafından bulunmuştu.

İlk yasakta Cudi Mahallesi’ndeki evlerinden çıkmadıklarını ve son ana kadar direndiklerini belirten Zekiye Edin, “İlk yasakta herkes hazırlıklıydı biz de kendi hazırlığımızı yapmıştık. Oğlum ve gelinim bu yasakta öldüler. Diğer oğlum Sahip son yasakta yaşamını yitirdi. Eylül ayından sonraki Aralık ayında ilan edilen yasakta 20 gün kaldık. 20 günün sonunda evimize bomba atıldı bir odamız yerle bir oldu. Biz de evden çıkmak zorunda kaldık. Ailenin her biri bir yere gitmek zorunda kaldı. Aylarca birbirimizden haber alamadık. Taki yasak kalkıp buraya yeniden gelene kadar” dedi.

Oğlum 4 çocuk babasıydı 

Zekiye Edin, yasaktan sonra istemedikleri halde yıkılan evlerinden sonra yine Cudi Mahallesi’nde bir eve taşındıklarını belirtti ve ekledi: “Yasaktan sonra geldiğimizde evimiz tahrip edilmişti. Biz yine de düzeltip yeniden kalmak istiyorduk ama izin vermediler. Evimiz, istememize ve bodrumlara uzak olmasına rağmen yıkıldı. Oğlum Sahip, evli ve 4 çocuk babasıydı. Ondan çatışmaların sonuna kadar haber alamadık. En son ‘sandıkta bir cenaze bulundu’ dediler fotoğraflarını çekmişlerdi o fotoğraflardan tanıdım oğlumu onu da o şekilde bulduk.”

Son nefesime kadar 

Çocuklarının fotoğraflarını büyük bir çerçeveye koyan Zekiye Edin, onlara bakarak uyuyup kalkıyor. Ömrünün sonuna kadar çocuklarını ve ilçede yaşananları unutmayacağını dile getiren Zekiye, “Benim çocuklarımın da çocukları vardı. Hakkımızı ve öldürülen çocuklarımızın cenazelerini arıyoruz. Sonuna kadar da devam edecek bu. Son nefesime kadar onların gittiği yoldan gideceğim onların davasına sahip çıkacağım. Kimse unutmasın onları, burada kanları akan gençleri kimse unutmasın.”

70 cm’lik tabut

Muhammed Tahir Yaramış katledildiğinde daha 35 günlük bir bebekti. Muhammed, 7 kız çocuğu olan Abdullah-Susin Yaramış çiftinin yıllarca özlemini duyduktan sonra kavuştukları tek erkek çocuklarıydı. Cenazesi polis ablukası ve keskin nişancıların saldırıları yüzünden 3 gün boyunca mahallenin camisindeki buzdolabında bekletilen  Muhammed bebek, 3 günün sonra ancak Cizre Devlet Hastanesi morguna kaldırılabilindi. Cenaze töreninde Muhammed bebek için 70 cm’lik özel bir tabut yapıldı. Sarı, kırmızı, yeşil flamalara sarılı Muhammed devletin katlettiği 16 kişiyle birlikte toprağa verildi. Eşiyle yıllarca özlemini duydukları tek erkek çocuklarının da polis ablukası yüzünden can verdiğini belirten anne Susin Yaramış, yaşadığı acıyı “Beni anne olanlar anlar ancak. Bebeğim kollarımda can verdi ve 3 gün boyunca cenazesiyle yaşadık. Düşünün bebeğiniz kollarınızda ölüyor ve hastaneye bile götüremiyorsunuz. Bu yaşanan insanlık değil. İnsanlıkta bunun yeri yok. O kadar ciğerim yanıyor ki hiçbir şey hissedemiyorum. Öldü hadi kabul bebeğimin cenazesini gömememek daha fazla acıtıyordu canımı. Bu nasıl bir vicdandır ki insanlara bunu yaşatabiliyor” sözleriyle dile getirmişti

   

HABER MERKEZİ