
1915 yılı odak
Yıl 1915, Camille Claudel iki yıldır akıl hastanesinde. Claudel, bir yandan kendisine yapılan komplo sonucu kapatıldığını düşünürken diğer yandan da aklını koruma gayreti içinde mücadele eder. Büyük bir komplonun içinde olduğunu söyleyen Claudel, yıllar önce birlikte olduğu ünlü heykeltraş François-Auguste Rodin’in ve kendi ailesinin bu komplonun düzenleyicileri olduğunu düşünür. Claudel, Rodin’in kendisinin sanatsal üretimlerini çalarak kendi adını vermesini komplonun nedeni olarak görür.
Buhranın nedeni Rodin
Rodin’in kendi eserleri üzerinden sürdürdüğü ünü O’nun buhranının en önemli tetikleyicisidir. Yönetmen, Claudel’in bu söylemini merkeze alarak güçlü bir sanat eleştirisi yapıyor. Sanatsal üretimi gerçekleştiren insanlarda, toplumun da sanatçıya yüklediği anlamla beraber oluşan yüksek egonun toplumda doğal davranma refleksini ortadan kaldırdığını ve bununla birlikte kibri doğurduğu olgusunu ele alıyor. Sanatçıların isimleri üzerinden yürüyen ünün ise bir noktadan sonra yaşam kaynağı haline geldiğini Claudel’in yaşamı üzerinden aktaran yönetmen aynı zamanda üretim süreçlerinin kutsal bir tapınma ayini haline dönüştüğü vurgusunu da yapıyor.
Böyle bir kutsallık üzerinden var olan sanat dünyası içinde yerini alan Claudel de, Rodin ile yaşadığı çalkantılı yılların yarattığı buhranın etkisiyle zehirlenme korkusu içindedir. Bugün de tartışılan Rodin ile yaşadığı tartışmalar filmin odaklandığı konulardan. Çoğu sanat eleştirmeni tarafından bir deha olarak adlandırılan Claudel’in yapıtlarındaki üslup ile Rodin’in eserlerinde görülen üslubun benzerliği film boyunca Claudel’in düşünceleri ekseninde aktarılır. Filmin geçtiği yılda yaşamasına rağmen filmin içine Rodin’i sokmayan yönetmen, Claudel’in söylediklerinin doğruluğu konusunda önemli bir düşünüş alanı açıyor.
Güçlü bir sanat eleştirisi
Ölümüne kadar hep yanında olan erkek kardeşi Paul ise Claudel’in yaşamında önemli bir yere sahiptir. Kimi zaman mektuplaşan kimi zamanda ziyaretine giden Paul, onun akıl hastanesinden kurtulmasının tek umududur. Ne var ki Paul de kardeşinin hastalığına inanır. Tanınmış bir şair olan Paul, kardeşinin hastalığı konusundaki nedeni ise filminin odaklandığı noktanın en iyi özetini ortaya koyar. Sanatın, kibri ve hor görmeyi ortaya çıkaran bir hastalık olarak adlandıran Paul’un söylemi güçlü bir sanat eleştirisidir. Fakat bu eleştiriyi yaparken kendisi de belirli bir kibrin içinden seslenir izleyiciye. Kendisi gibi bir ideal insanın azizlik mertebesine yükseltilmemesini kabullenememesi, onun kibri, karşı bir kibirle yerme gayreti olarak görürüz.
Akıl hastanesi gerçeği
Film, akıl hastanesi gerçeğini de gözler önüne getirir. Film, akıl melekelerini yitiren insanların yer aldığı hastanede Claudel’in bir takım saplantılarından kurtulmasının zorluğuna da değiniyor. İnsanın sosyal varlığının değişimi konusunda en önemli etkenlerin başında sosyal çevre gelir. Böyle bir kapatılmışlık ve oluşturulan ağır hastalıklar karşısında bir takım saplantılarından kurtulmasının Claudel’in aklını korumak için verdiği mücadelenin yeterli olamayacağı fikrine mercek tutar. Doktorun çıkabilir fikrine rağmen ailesinin özellikle annesi ve kızkardeşinin razı olmamasından dolayı 29 yıl akıl hastanesinde kalan Claudel, burada 79 yaşında yaşamını yitirir.
ÖNDER ELALDI