Geçen ay son filmi “Hail, Cesar” için Berlin Film Festivali’ne katıldığında, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile mülteci politikası üzerine bir görüşme yapan Clooney, mültecilerin yaşadıkları dramın yeterince dikkate alınmadığını belirtti.

İnsanların evlerini sebepsiz yere terk etmediğini, inanılmaz trajedilerin yaşandığını söyleyen Clooney mültecilerle yaptığı görüşme ardından basına verdiği demeçte şunları anlattı: “Gerçek şu ki bu insanların hiçbiri ülkelerini sebepsiz yere terk etmedi. Evlerini terk etmek zorundaydılar çünkü inanılmaz bir trajediyle karşı karşıya kaldılar. Bunlar normal hayatları olan insanlardı, dünyaları yok edildi. Büyük rakamlardan bahsediyoruz sürekli, aslında bu rakamları reddetmek çok kolay. Fakat çatışmanın ortasında kalan gözü yaşlı bir çocuğu ve annesinin ona sarılıp kurşunla ölmeyi tercih ettiğini çünkü bunun daha hızlı bir ölüm olacağını söylemesini görmezden gelemeyiz.”

Clooney her fırsatta İrlanda göçmeni bir ailenin çocuğu olduğunu dile getiriyor, eşi Amal ise 1980’lerde iç savaş sırasında İngiltere’ye kaçan Lübnanlı Ermeni bir ailenin çocuğu…

“Ben İrlanda kökenliyim’’ diyen Clooney, ‘’Amerika’da 100 yıl önce biz de mülteciydik. Amerika’da İrlandalılar bir süre çok kötü muamele gördü ve kabul edilmedi. Ve sonunda Amerika tüm bu fikirleri kabul etmeyi öğrendi. Ülkemiz aslında bir mülteci ülkesi. Ve maalesef son zamanlarda geçmişimizi hatırlama işini pek iyi beceremiyoruz. Burada sizlerle olmak ve konuşmak önemli, çünkü bize aslında kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biz aslında siziz” diyor. 


 KÜLTÜR SERVİSİ