- İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre; Eylül 2013'ten Eylül 2026'ya kadar çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısı en az 862 ile 880 arasında.
AKP'nin 9 Aralık 2016'da aldığı kararla örgün eğitime dahil ettiği ve çocuk ölümleriyle gündemde olan Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulaması, tüm tepkilere rağmen sürdürülüyor.
MA'ya konuşan İSİG Meclisi İstanbul Sözcüsü Serpil Ünal, her yıl en az 63-64 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini, bu sayının son iki yılda daha da arttığını; 2024'te 71'e, 2025'te ise 94’e çıktığını söyledi. Ünal, AKP iktidarı döneminde uygulanan politikaların çocukları işçileştirdiğini belirterek, 13 yılda en az 862 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini vurguladı. Bu verilerin çocuk emeği sömürüsünün nasıl hızla arttığını gösterdiğine dikkat çeken Ünal, iş cinayetlerinin büyük bir nedeninin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması olduğunu kaydetti. Serpil Ünal, “Ölüme davetiye çıkaran ihmallere göz yumulduğunu, cezasızlık politikalarının uygulandığını görüyoruz. Söz konusu çocuk işçiler olduğunda ise iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin esamesi dahi okunmuyor” dedi.
Ücretsiz köle gibi
Çocukları giderek daha küçük yaşlarda sermayeye ucuz iş gücü olarak sunan devletin, işletmeleri de denetlemediğini kaydeden Ünal, "Çocuk işçiler patronların ücretsiz kölesi olmuş durumda. Kuralsızlık ve denetimsizlik patronlara istedikleri gibi davranma gücü veriyor” diye konuştu.
Çocuk işçi ölümlerinin büyük çoğunluğunun aileleriyle birlikte mevsimlik tarım işçiliği yapan ya da çiftçi aileleriyle birlikte kendi arazilerinde çalışan çocuklar olduğunu paylaşan Ünal, şunları söyledi: "Giderek hızla artan yoksullaşma ve çocukların okuldan koparılmasına neden olan eğitim politikaları, çocuk işçiliğinin devlet eliyle yaygınlaştırılması, çocuk işçi cinayetlerinin kentlere ve son yıllarda da sanayi bölgelerine doğru kaymasını getirdi.
10-12 yaşa doğru iniyor
Özellikle çocukların eğitimden koparılması ve parlatılan çıraklık-ustalık mesleki eğitim ve MESEM projesi daha çok çocuğun ve öğrencinin çalışmak zorunda kalmasını beraberinde getirdi. MESEM projesiyle de çocuk işçiliği giderek daha yaygınlaştı, yaş aralığı lise çağlarından ortaokul çağındaki çocuklara 10-12 yaşa doğru inmeye başladı. Sanayi alanında çalışan çocuk işçi sayısı hızla artıyor. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların tümü MESEM kapsamında değil. Büyük çoğunluğu yine tarım işçiliği alanında, ardından kentlerde çıraklık adı altında çalışan çocuklar ve MESEM uygulaması kapsamında çocuk işçiler geliyor.”
Sembolik rakamlar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Eğitim Bakanlığının bu konuda sorumluluk almadığını söyleyen Serpil Ünal, şöyle devam etti: “Sadece bir sağlık sigortası yapılıyor ki o da biraz mecburiyetten. MESEM kapsamında çalışan öğrencilere ödenen ücretler dahi sembolik rakamlar. Çocuk işçiler günde 10-12 saat çalıştırılıyor, yetişkin işçilerin yaptığı ağır işleri yapmak zorunda bırakılıyor. Patronların cebinden çocuk işçiler için tek kuruş çıkmıyor. Sermayeye bedava işçi sağlayan devlet, İSİG önlemi alınıp alınmadığına da bakmıyor. Çalıştıkları her iş yeri tehlikelerle dolu.”
17 yaşındaki Yağız
Bu arada Dîlok'un Şehitkamil ilçesinde MESEM kapsamında çalıştığı şantiyede 28 Eylül günü 6. kattan düşerek yaşamını yitiren 17 yaşındaki Halil İbrahim Yağız’ın abisi Eyüp Yağız Evrensel'e konuştu. Halil’in MESEM’deki ilk iş gününde hayatını kaybettiğini belirten abisi, şantiyede iş güvenliği önlemlerinin bulunmadığını, kardeşinin baret takmadan çalıştırıldığını ve koruyucu file olmadığını söyledi. Yağız, kardeşinin tesisatçılık yapacağını düşündüğünü, inşaatta çalışacağını bilmediğini ifade etti. Yağız, “Bana gelip deseydi ‘Ben inşaata gideceğim’, ben o kapıdan onu göndermezdim” dedi.
10 bine yakın 'kaza'
Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Meclis’te verdiği yanıta göre; 2025 ve 2026 yıllarında MESEM’e kayıtlı 9 bin 950 öğrenci iş kazası geçirdi. 2025-2026 eğitim öğretim yılında 509 bin 85 MESEM öğrencisi 224 bin 346 işletmede, 254 bin 60 mesleki ve teknik Anadolu lisesi öğrencisi ise 111 bin 578 işletmede çalışıyor. Böylece iki program kapsamında işletmelerde çalışan öğrenci sayısı 763 bini aşıyor. HABER MERKEZİ