MİNA ROJ / ANF/İSTANBUL
Türkiye’de kaçırılan Eylül Yağlıkara ve Leyla Aydemir adlı çocukların katledilmesiyle çocuk istismarı yeniden Türkiye’nin gündemine oturdu. HDP’nin çocuk istismarlarının önünün alınmasına dönük defalarca Meclis’e sunduğu önergeler, AKP’nin çoğunluğuyla reddedildi. Sosyal medya ve sokağın bir kısmının dilinde ‘idam’ talepleri çoğalsa da diğer kısım çocuklara yaşatılan katliamın sorumlusu olarak hükümeti görüyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Barış Demir artan çocuk istismarlarını değerlendirdi.
Demir, kullanılan eril dilin kadın ve çocukların hayatına yüksek oranda şiddet olarak yansıdığını kaydetti. Demir, tartışılan ‘idam ve hadım’ konusunu ise “İdam ve hadım tartışılıyor ama soruna gerçek bir çözüm arayışından söz edemeyiz. Bu talepler çocuklara cinsel istismarı ve katliamları önlemekten çok uzak. Birincisi bu cezalar suç işlendikten sonra uygulanan cezalar ve bir engelleme yok. İkincisi ise bu cezaların caydırıcılık sağlama konusunda başarısız olduğu biliniyor. Kimse çocukların bir daha böyle şeyler yaşamamaları için bir öneride bulunmuyor” şeklinde değerlendirdi.
İdamı getirmek için kullanıyorlar
Demir, hükümetin çocuk istismarlarını bahane ederek idamı getirmek istediğine dikkat çekti. “Çocuk katliamlarını idam cezasını geri getirmek için kullandıklarını söyleyebiliriz” diyen Demir, seçim çalışmaları sırasında miting alanlarında ve şimdi sosyal medyada idam talebinin giderek büyük bir kitle tarafından dillendirildiğini söyledi. İHD olarak, yaşam hakkına doğrudan müdahale ve devlet eli ile işlenen idam-cinayet cezasına karşı olduklarının altını çizen Demir, yetkililerin söylemlerinin toplumda ciddi bir karşılık bulduğunu ve 16 yıllık bir iktidar sürecinde kadın ve çocuklara yönelik saldırılarda artış yaşanmasının nedenlerine inmek gerektiğini belirtti.
Çocuk istismarı yüzde 700 arttı
Türkiye’de özellikle AKP iktidarı döneminde çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet yüzde 700 arttı. Son olarak Ankara Polatlı’da 22 Haziran’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın bir hafta sonra öldürülmüş halde bulunması ve Ağrı’da Ramazan Bayramı’nın 1’inci günü (15 Haziran) kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in cansız bedenine ulaşılmasının ardından Türkiye’de çocuk istismarı ve cinayetinin geldiği boyutu bir kez daha ortaya çıkardı.
AKP’ye yakınlığı ile bilinen Süleymancılar yurdunda kalan dokuz çocuğun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Yönetim Kurulu üyesi olduğu Ensar Vakfı yurtlarında 45, Adıyaman’da 30 öğrencinin ve Aydın’da bir çocuğun 3 yıl boyunca 200 kişi tarafından tecavüze uğraması ve İstanbul Küçükçekmece’de bir hastanede 115 çocuğun gebe bırakılması AKP iktidarı döneminde yaşanan yüzlerce çocuk istismarlarından sadece birkaçı.
Her üç çocuktan biri cinsel istismar mağduru
Çocuk istismarı konusunda dünyada 3. sırada olan Türkiye’de son 10 yılda 482 bin 802 kız çocuğu devlet izniyle evlendirilirken, 2007-2017 yılları arasında 17 yaş ve altındaki çocukların yaptığı doğumlarda 2 bin 404 bebek ölü doğdu. Her 3 çocuktan birinin şiddete ve istismara maruz kaldığı Türkiye’de AKP iktidarı çocuklara yönelik istismar ve cinayetler önlemek yerine, muhalefetin konuya ilişkin verdiği bütün araştırma önergelerini reddederek çocuk tecavüzcülerine adeta kol kanat gerdi. Bugüne kadar HDP ve CHP tarafından çocuklara yönelik cinsel saldırı, cinsel istismar ve şiddetin önlenmesine ilişkin meclise sunulan onlarca soru önergesi AKP’liler tarafından reddedildi.
440 bin çocuk doğum yaptı
Kadın örgütleri ile farklı sivil toplum kurumlarının yaptığı istatistikler ve mahkemelere yansıyan olaylar neticesinde, AKP iktidarının cinsel istismarı meşrulaştıran politikaları sonucu, 2005 yılı ile 2015 yılı arasında çocuklara yönelik istismar ve şiddet 3 kat arttı. AKP iktidarı döneminde çocuk istismarı vakalarının yüzde 700 arttığı, Türkiye’de 2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında tecavüze uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin. Suç mağduru çocuk sayısının yılda 122 bini geçtiği Türkiye’de bu rakamlar sadece buz dağının görünen yüzü, çünkü çocuklara yönelik tecavüz ve şiddet olgularının çoğu gizli kalıyor.
AKP meşrulaştırdı
Çocuklara yönelik tecavüz ve şiddetin önüne geçmeyen AKP hükümeti, tecavüzcüleri aklama derdinde. 2015 yılının Mayıs ayında Anayasa Mahkemesi, resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesini ortadan kaldırdı. Eskiden çocuk yaşta evlilikleri yasaklayan yasalar, dini nikahla bu evliliklerin meşrulaştırılmasına zemin hazırlayacak şekilde esnetildi.
Anayasa Mahkemesi yine bir yasa iptaliyle ‘Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15’ten 12’ye indirilmesi’nin önünü açtı. 2016 yılının Kasım ayında da çocuk istismarcılarının evlilik yoluyla cezasız bırakılmasını öngören bir önerge AKP hükümeti eliyle Meclis’e getirildi. Çocuk istismarında cezasızlığı öngören ve tecavüz suçunu meşrulaştıracak olan yasa tasarısı sivil toplum örgütleri ve halkın büyük tepkisinin ardından geri çekildi.
Aile bakanı ‘Bir kereden bir şey olmaz’ dedi
Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cinsel istismar zanlılarına af getiren düzenlemeyi savunurken “Küçüğün rızası” diyerek yeni bir skandala imza atmıştı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Ensar Vakfı’na yöneltilen cinsel istismar iddialarına ilişkin, “Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz” açıklamasını yaptı. Diyanet İşleri Başkanlığı ise, kız çocuklarının 9 yaşında gebe kalabileceklerini ve yanlarında veli olmadan da evlenebileceklerine ilişkin açıklama yaparak çocuklara yönelik cinsel istismarın adeta önünü açtı.
İstismarcılara ‘iyi hal’ indirimleri
Bugüne kadar çocuklara yönelik cinsel istismara davalarında cezasızlık sistemini esas alan AKP iktidarına bağlı mahkemeler tarafından “İyi hal ve saygın tutum” indirimi gerekçesiyle kapatıldı.
Mahkemeler tarafından “iyi hal” indirimi uygulanan davalardan bazıları şöyle:
* Amed’de iki yıl önce 14 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismarda bulunan 22 yaşındaki sanığa duruşmadaki “saygın tutumu” gerekçesi ile indirim uygulanarak 11 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
* İstanbul Esenyurt’ta 3 yaşındaki küçük kız çocuğuna tecavüz ederken yakalanan Soner Aydın’a, mahkeme üst sınırdan 15 yıl ceza vermesi gerekirken, iyi halden ‘2 yıl 4 ay’ ceza verdi.
* Adana’da 12 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan sanığa “İyi hal indirimi” uygulanarak 24 yıl hapis cezası 20 yıla indirildi.
* Agirî Bazîd’de bir çocuğa cinsel istismarda bulunan sanık ‘Şaka yaptım’ diyerek mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
* Kocaeli’nde 13 yaşındaki kızına cinsel istismarda bulunan baba L.Ö. mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
* Zonguldak’ta, 14 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan Kısmet K’nin cezası “iyi hal”den 17 yıl 3 aya düşürüldü.
İdam ve hadım değil; gerçek çözüm
Çocuk istismarı ve şiddeti karşısında önlem alınması talebinde bulunan kadınlar, Mor Dayanışma’nın çağrısyla İstanbul Kadıköy’de bir araya geldi. Mor Dayanışma Sözcüsü Gamze Öztürk, çocuk katliamlarının asıl faillerinin devlet olduğunu belirterek, “Bir kereden bir şey olmaz diyenler, çocuk yaşta evliliği övenler ve vaaz verenler, çocuk istismarını, ölümlerini normalleştirilmesini salık verenler asıl faillerdir. Kutuplaştırma politikaları ile toplumda derin bir çürütme yaratıp, eğitimden, hukuka, medyadan doğaya yaşamın tüm alanlarına kadın ve çocuk düşmanlığının arkasını sıvazlayanlardır. Aladağ yangını ile çocukları ataşe atanlar asıl sorumlulardır” dedi.
Kadın ve çocuk bakanlığı kurulsun
“İdam ve hadım gibi sahte çözümler ile gündemi geçiştirmeye çalışanlara bir kez daha sesleniyoruz” diyen Öztürk, “Çocuğa yönelik şiddet ve taciz, tecavüzlere karşı bütüncül, kapsayıcı tedbirler alınmasını, çocuk koruma birimlerinin oluşturulmasını, kadın ve çocuk bakanlığı kurulmasını talep ediyoruz. Çocuk haklarının ve yararının odak alınmasını, çocuk evliliklerinde dini referanslara dayandırılarak meşrulaştırılmasının engellenmesine, kadın ve çocuk yerine aileyi korumaya çalışan, aile içi taciz, tecavüz, şiddet ve cinayetlere zemin hazırlayan tüm uygulamalara son verilmesini, çocuk hakları ve İstanbul Sözleşmesi’nin etkin bir şekilde uygulanmasını” talep etti.
‘İdam ve hadım sorumluluktan kaçmaktır’
DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası ve Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMMMO) da konuyla ilgili ortak basın açıklaması yaptı.
2008-2016 yılları arasında kaybolan çocuk sayısının 104 bin 531 olduğu yönündeki TÜİK verilerini hatırlatan Tüm Bel Sen Ankara 2 No’lu Şube Kadın Sekreteri Filiz Koçak, “Bu verilere kadına yönelik şiddeti de eklediğimizde kadına ve çocuğa yönelik cinsel istismar ve şiddet vakaları güncel olmaktan öte özellikle son 16 yıldır artarak devam eden toplumsal bir sorun haline gelmiştir” dedi. Gelinen noktada artık çocukları parka çıkaramadıklarını belirten Koçak, çözüm olarak; çocuk merkezli politikalar, koruma, eğitim, caydırıcı hukuki yaptırım ve rehabilitasyonu gösterdi. Koçak, hükümetin çözüm olarak sunduğu idam ve hadım cezalarının görev ve sorumluluklardan kaçmak anlamına geldiğini kaydetti.
Özgür Kadın Hareketi (TJA) Batman Meclisi de yaptığı basın açıklamasında çocuk ölümleri ve istismarının artmasının sorumlusu olarak AKP’yi gösterdi ve sorunun kimyasal hadımla çözülemeyeceğini söyledi.
KCDP: Haziran’da 39 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), kadın ve çocuklara yönelik hak ihlallerine ilişkin hazırladığı Haziran ayı raporunu yayınladı.
2018’in Haziran ayı içerisinde 39 kadının katledildiği belirtilen raporda, cinsel istismar ve cinsel şiddetin artarak devam ettiğine yer verildi. Raporda devamla, “Şiddete karşı somut adımlar atılmadıkça, şiddetin boyutu da canice bir hal alıyor. Bu ay 18 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 14’ünün faili belli değil. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü bilinmeyince ve buna göre adil bir yargılama yapılmadıkça şiddetin artışı da engellenemiyor. Bu ayki artış bunu gösteriyorken, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, kimyasal hadımın devreye gireceğini duyurdu. Kadınlar; ‘Hadım, idam gibi yöntemler insan haklarına aykırıdır. İnsan haklarına aykırı yöntemlere başvurmak çözümden kaçmaktır. Çözüm için mevcut cezalar uygulanmalıdır’ diyerek tepki gösterdi” denildi.
Raporda 24 Haziran seçimlerinde sığınma evlerindeki 12 bin kadının oy kullanmasının engellendiğinin de altı çizildi.
24 çocuk cinsel istismar mağduru
Raporda, cinsel istismara dair basına yansıyan haberlerden 24 çocuğun ve 22 kadının bu suça maruz kaldığı bilgisine ulaşıldığı, fakat gerçek rakamların bundan çok daha fazla olduğu vurgulandı. Rapora göre, bu ay çocukların 10’u tanımadığı kişiler, 5’i akrabası, 4’ü öğretmeni, 1’i patronu, 4’ü tanıdığı kişiler tarafından cinsel istismara maruz kaldı.
HABER MERKEZİ