Hapiste Çocuk Ağı Temsilcisi Cansu Şekerci, salgın sürecinde cezaevlerinde tecridin ağırlaştığını ve denetimlerin yapılmadığını belirtti. Şekerci, Adalet Bakanlığı’nın iki yıldır çocuklarla ilgili verileri paylaşmadığına dikkat çekti. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin Hapiste Çocuk Ağı Temsilcisi Cansu Şekerci, salgının ardından cezaevlerindeki çocukların yaşadığı sorunları, MA’dan Sevda Aydın’a anlattı. Adalet Bakanlığı’nın yayınlandığı en son verilerin 2018’e ait olduğuna dikkat çeken Şekerci, bilgi edinme başvurularında bulunduklarını, ancak bakanlığın ‘kurum içi işleyişle ilgili bir konudur, sizleri bilgilendirmeyeceğiz’ diyerek cevap vermediğini söyledi. 2018 verilerine göre; 12-18 yaş arasında 3 bin 19 çocuğun ve 0-6 yaş arası 743 çocuğun cezaevlerinde tutulduğunu hatırlatan Şekerci, çocukların tutuklu yargılanmasının, insan hakları ihlallerine zemin hazırladığını belirtti. Cezaevlerinin, çocukların iyilik hallerine hizmet edecek herhangi bir yönü olmadığının altını çizen Şekerci, infaz yasasında çocuklar için değişen disiplin cezalarını şu şekilde aktardı: “Yeni disiplin cezalarından biri açık görüşlerin kapalıya çevrilmesi. Biz senelerdir çocuklar için kapalı görüşlerin, bir güvenlik önlemi yaratmadığını aksine çocuklara mental olarak zarar verdiğini, tüm görüşlerin açık görüşe çevrilmesini söylerken, böyle bir disiplin cezası geldi. Çocukların disiplin cezası aldığında açık görüşleri kapalıya dönecek.” Salgınla birlikte cezaevlerinde alınan önlem kapsamında ziyaretlerin sınırlandırıldığını ve ailelerin görüşlere gidemediğini belirten Şekerci, telefon konuşmalarının ise 20 dakikaya çıkarıldığını; etkinliklerin de iptal edildiğini ve tecridin arttırıldığını ifade etti. Cezaevlerindeki kapalı durumun şiddet üreteceğini dile getiren Şekerci, “Bu dönemde çocuklar üzerindeki tecrit sürdükçe denetiminin de yapılamamasından dolayı endişelerimiz artıyor. Çocukların iyilik hallerinin korunması için ayrımsız tahliye edilmelerini talep ediyoruz” dedi. Türkiye’de hüküm almış tüm kız çocuklarının, sadece Urla’da tutulduğunu, Urla Çocuk Eğitimevi’nde erkek çocukların da tutulduğunu anladıklarını aktaran Şekerci, bu yüzden Ege’nin çocuk cezaevleri açısından farklı bir anlamı olduğunu kaydetti. Cezaevindeki çocuk ölümlerine ilişkin verilerin de paylaşılmadığını anımsatan Şekerci, etkin soruşturma yürütmenin çok önemli olduğunu söyledi. “Çünkü bir çocuğun, bir insanın devletin kontrolünde olan cezaevinde başına neyin, niçin geldiğini bilmek bir şeffaflık ilkesidir ve bizim buna ihtiyacımız var” diyen Şekerci, sözlerini şöyle tamamladı: “Hapsetmenin son çare olmasını, hapsetmenin alternatiflerini konuştuğumuz bir dönemde 12-18 yaşındaki çocukların hapsedilmesine sıklıkla başvuruluyor. Devlet de bu nedenleri ve sorumlulukları ortaya koymakla yükümlü.” İZMİR