Kobanê’ye gitmek için dilekçe verdik. Çok bekleyeceğimizi sandığımız halde, “sınır barajı” kısa zamanda kalktı. Ahmet arkadaş “Bu, seçim barajının da aşılacağının işareti” dedi. Kobanê’de “evler” yıkılmış, ama “ruhlar” ayakta. Çarşılarda kımıldama başlamış. Yarım kalmış inşaatlar tamamlanmaya çalışılıyor. Kimi yerde yıkılan binaların molozları büyük kamyonlarla toparlanıyor. Doğu cephesinden ise çatışma haberleri geliyor. Evet, bir yandan savaş, diğer yandan yeniden inşaa. Bir oto tamircisinin önünde durduk: Başka bir yerde olsa, “çocuk emeğinin” sömürüsüne isyan edeceğiz. Ama burası Kobanê. Babaları, anneleri, ağabeyleri, ablaları şehit düşmüş Kobanê’nin çocukları, kendi “ülkelerini yeniden kurmak” için bu “emek savaşının askeri” olmuş. Aklımız isyan etse de ruhumuz onların emeğine büyük bir saygı duydu.

Ve Kobanê’de “seçim nabzını” tutmak üzere onlara sorduk: “Türkiye’de ne oluyor?” Büyükler ne olduğunu biliyorlardı. Hepsi HDP’nin barajı geçmesi için duacı olduklarını dile getirdi. Kobanê’yi inşa emekçisi çocukların elini saygıyla sıktık. Ve Kobanê Kantonu Hükümet Binasına doğru yola çıktık. Rüzgarın savurduğu toz bulutu arasında top mermileriyle yıkılmış binaların ve ağır silah mermileriyle delik deşik olmuş duvarların arasından hükümet binasına doğru yürüdük. Yolda rastladığımız insanların elbette yüzleri henüz gülmüyordu. Ama bu insanlar, büyük bir zafer kazandıklarını biliyor ve haklı bir gururla yıkılmış şehirlerini yeniden canlandırmak için çalışıyorlardı.

Kobanê halkı kendi tankını çoktan imal etmiş. Hükümet binasına giderken yolda el yapımı bir tanka rastlıyoruz. Kobanê savaşında DAİŞ çetelerinin saldırılarına bu el yapımı, daha doğrusu iş makinesinden tanka çevrilmiş bu araçla karşı konulmuş. Kobanê halkının yaratıcılığı mühtiş! Üzerine çıkmak istiyoruz, ama kolay değil.


“Gerilla medyasından” HDP’ye başarılar

 Hükümet Binasının ilk katına adım attığımız anda savaşın dehşetini ve son derecede kritik bir evresini görüyoruz. Şehir savaşının ortalarında, günlerden bir gün DAİŞ çeteleri binanın alt katına kadar sızmış. 

Duvarlar ve merdivenler kurşun izleriyle dolu. Bir kat daha çıkabilseler, kanton hükümetinin binasını ele geçireceklermiş. Fakat YPG ve YPJ’nin kahraman savaşçıları üst katta mevzilenmiş. Şimdi Enver Muslim’in oturduğu odanın pencerelerinde ölümüne bir çatışmaya girmişler… Savaşı “silah” değil, “gerilla iradesi” kazanmış…

Hükümet binasında önce Basın Bürosu’na uğradık. Gencecik Kobanêli gazetecilerle tanıştık. Yasmin’in babası Kobanê savaşında şehit düşmüş. Dilovan ve Şerin’le konuşurken, içeriye uzun boylu genç bir kadın gazeteci giriyor. Adı Şerin Osman. Sohbet esnasında onun Ceidê köyünde, bir köprü başında DAİŞ çeteleriyle savaşa girdiğini öğreniyoruz. Gözünden yaralanmış. Sağ gözü protez. Yüzümüzden “üzüntümüzü” anlamış olmalı ki, o da “üç çeteciyi de ben düşürdüm” dedi. Konuşmasında en küçük bir övünme ya da “intikamcı bir öfke” bile yoktu.

Şimdi ne yaptığını sorunca “içimizden” bu “gerillacılığın başı sonu yok” diye geçiriyoruz. Çünkü o sorumuzu şöyle yanıtlıyor: Genç kadınlara “kadın futbolu” da içinde olmak üzere spor dersleri veriyorum” diyor. 

Yakında “yüzme derslerine” de başlayacaklarmış. Onlara “Türkiye seçimlerini” sorduk. Hepsi gazeteci. HDP’nin kampanyasını günü gününe izliyor. Ve hepsi de HDP’ye barajı aşma savaşında başarılar diliyor.


Kobanê’nin önündeki barajların yıkılması

Basın Bürosundan ayrılıp, Kanton Eşbaşkanı Enver Müslim’le buluştuk. Kobanê halkı demokrasi ve barış yanlılarının kazanmasını istiyor. Kobanê halkının Türkiye’deki seçimlere ilgisini soruyoruz? Müslim “Türkiye’de tek taraflı olsa da yürütülmeye çalışılan bir barış  süreci ve bununla birlikte kritik bir seçim var. Kobanê Hükümeti olarak bu seçime oldukça önem atfediyoruz. Tarihi bir seçim. Bu seçim barış, demokrasi ve özgürlük yanlılarıyla, savaş isteyen güçler arasında geçiyor. Bu yönüyle seçimin sonuçları bizi direkt ilgilendiriyor. Kobanê halkı demokrasi ve barış yanlılarının kazanmasını istiyor ve bekliyor” diyor.

Enver Müslim’le sohbetimizi koyulaştırıyoruz, Kobanê‘deki zafer Türk devletinin Ortadoğu’daki planlarını oldukça zayıflattı. Eğer bu seçimlerde HDP barajı aşarsa bunun Kobanê halkı için büyük bir katkı olacağını ve Türkiye’nin Ortadoğu’da Katar ve Suudi Arabistan ile kurmuş olduğu ittifağın başarısız olacağını, beraberinde Türkiye’nin DAİŞ’e yardımını da zayıflatacağını düşündüğümüzü söylüyoruz. Hemen ardından da sorumuzu yöneltiyoruz; YNK bu seçimlerde katkı sunmak için 42 kişilik bir heyet gönderdi, Kobanê Hükümeti olarak seçimlerde HDP’ye sizin nasıl bir katkınız olacak?

Muslim şöyle yanıtlıyor: “DAİŞ’e destek veren herkes Kobanê‘nin zafer kazanmasıyla zayıfladı. Kobanê‘ye destek verenler ise haklı olarak bu zaferi kendilerinin olarak gördü ve onlara güç verdi. Biz de hükümet olarak hep barış sürecinin yanında durduk ve Türkiye’nin demokratikleşmesinde mücadele eden güçlerle beraber olduk, bundan sonra da, bu seçimler de onlarla beraberiz. Bu anlamıyla bu seçimin halkların bir kazanımına dönüşeceğine inanıyoruz. Zaten HDP bu seçime Kürt, Türk, Arap, Ermeni, Suryani, Çerkez, Alevi her topluluk ve kesimden adaylarla giriyor. Dolayısıyla tek renk değil, adeta bir güller bahçesi gibi Türkiye’nin zenginliğine hitap ediyor. Biz de buna destek veriyoruz. Çünkü Kobanê‘nin DAİŞ’e karşı verdiği mücadelede de Kürt, Türk, Araplar sırt sırta vererek aynı mevzide mücadele ettiler. Kobanê halkı bu dayanışma ruhunu asla unutmaz. Kanton hükümeti olarak seçimlerde HDP’nin kazanması bizim geleceğimiz açısından da çok önemli. Dolayısıyla HDP’nin barajı aşması demek, Kobanê‘nin önündeki büyük tehlikelerin aşılması demektir. Biz de DAİŞ’i tüm Rojava coğrafyasından atana dek mücadele ederek HDP’nin verdiği bu mücadeleye desteğimizi bu şekilde vereceğiz.” 

Muslim, DAİŞ tehlikesinin devam edip etmediğine ilişkin sorumuzu ise şöyle cevaplıyor: “DAİŞ küçük bir örgüt değil. Tehlike önemli oranda aşılsa da bu ciddi olarak sürüyor. Bize düşen bu örgütün bir daha Kobanê’ye girmesini engellemektir. Bu yönüyle meşru savunmamızı sürdüreceğiz.


Kobanê yeniden inşa ediliyor 

Müslim’e Kobanê’nin yeniden inşasının ne durumda olduğunu da soruyoruz. Muslim, “Kobanê‘de bir yandan savaşıyoruz, bir yandan da Kobanê‘nin yeniden inşası için çalışıyoruz. Amed’de Kobane’nin yeniden inşası için konferans düzenledik. Bu konferansta dört parça Kürdistan, Avrupa’da dahil, 15 kişiden oluşan bir koordinasyon kurulması kararı da alınmıştı. Kobanê için bir kampanya da öngörülmüştü. Bu kampanyayla küçük de olsa herkesin bir katkı sunması hedeflendi. Bunun bazı sonuçları açığa çıkıyor, başvurular oluyor. Okul açma, hastane yapma, kanalizasyon sorunlarını gidermek için yapılan başvurular var. Yine bu konferansın bir devamı olarak Avrupa’da da bir konferans yapma hazırlığı var. Tüm bunlar bize umut veriyor. Bu yönüyle yaşanan direnişe layık biçimde Kobanê‘nin yeniden inşasını gerçekleştireceğiz. Yeniden evlerin, sokakların inşası kadar, bu tarihi direnişin sembolü düzeyinde de olsa birkaç sokağın müze olarak kalması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.