FİLİZ ARGAL / FRANKFURT


Rojava Özgür Kadın Vakfı (WJAR) Kobanê’nin yeniden inşa çalışmaları çerçevesinde DAİŞ çetelerinin saldırıları sırasında yetim kalan çocuklar için bir yetimhane ve çocukların eğitimi amaçlı bir de akademi kurulması için 2015 yılında çalışma başlattı. WJAR yetim çocuklar için başlattığı bu proje için Almanya’da bulunan Die Welle (Aile ve Gençlik Yardım Kurumu) ile görüşerek savaş mağduru çocuk ve gençlerle çalışacak eğitmenlere travma eğitimi verilmesi için destek talep etti. Bu talep üzerine Welle, WJAR ve Frankfurt Kobanê Dostluk Derneği ortak çalışmalara başladı.

Welle, travma yaşayan çocuklara yardımcı olacak eğitmenler için eğitimin yanı sıra, eş zamanlı olarak maddi katkı sunacak çalışmalar da yaptı. Geçen sene Kobanê’ye gitme planları sınır kapılarının kapatılmasından dolayı gerçekleşmeyen Welle’den 5 kişilik ekip dün yola çıktı. 

Heyet, seminer materyallerinin yanısıra yanında çocuklar için de hediyeler götürüyor. Örnegin; resim boyaları, resim kalemleri, defterleri ve flüt. Ayrıca üzerinde “Çocuklar Yenilmezdir” yazılı çocuk tişörtleri. Elbette bir de çikolata.

Kobanê’ye giden 5 kişilik ekip Pedagog ve sosyal danışman Thomas Lutz ve Heike Karau ile Kobanê Dosluk Derneği’nden Mehmet Ataç, tercüman Ayfer Kahraman ve Mainz Üniversitesi’nden Profesör Gerhart Trabert’ten oluşuyor

Die Welle’den Pedagog Thomas Lutz ve Frankfurt Kobanê Dostluk Derneği’nden Pedagog Mehmet Ataç ile projede gelinen son aşamayı ve Kobanê’ye yapacakları ziyareti konuştuk.

Travma üzerine eğitim

İki yıldır devam eden proje kapsamında Hanau’daki merkezlerinde eğitim çalışmaları gerçekleştirdiklerini belirten Thomas Lutz, “Şengal ve Rojava’dan gelen mülteciler dönük çalışma yapan insanlarla ‘travma pedagojisi eğitim semineri’ gerçekleştirdik. Kobanê Kadın Vakfı ve Frankfurt Kobanê Dostluk Derneği’nden 8 kişi ile eğitim seminerine başladık. İiyi Kürtçe bilen bu kişiler Kobanê’ye gittiklerinde oradaki çocuklara ve gençlere yardımcı olabilecekler.“ 

Eğitim materyali olacak

Üçer günlük toplam 15 günlük eğitim çalışmasının kaydedildiğini ve eğitim materyali olarak kullanılacağını belirten Lutz şöyle konuştu: “Eğitim seminerleri videoya çekildi. Bu filmler gelecekte de Rojava’da çocuk ve gençlerle ilgilenecek eğitmenlerin ve pedagogların çalışmalarında eğitim filmi olarak kullanılacak. Geçen haftalarda gerçekleştirdiğimiz eğitim seminerlerinin yaklaşık 18 saat süren video kayıtlarını eğitim malzemesi olarak beraberimizde Kobanê’ye götürüyoruz.”

O çocukların yardıma ihtiyacı var

Proje için savaş tecrübesi olan ve travma yaşayan insanlarla çalıştıklarını ifade eden Lutz, seminere katılanlarda başlangıçta “iki korkunun hakim olduğunu” belirterek şöyle devam etti: “Biz o çocuklara yardımcı olabilecekleri yöntemleri öğretiyoruz. Birilerinin o çocuklara yardımcı olması gerektiği gerçekliği ortaya çıkınca seminerdeki korku ve kaygı atmosferini gidermek mümkün oluyordu. İkinci korku savaşın yarattığı duyguyla yüzleşmekti. O çocukların konuşmaya ihtiyaçları var. Yaşadıkları korkularını ve acılarını paylaşmaları ve rahatlamaları gerekiyor. 

Psikotravma bilgileri bireylerin savaşta ve mücadelede karşılaşılan korkularla baş etmesine yardımcı olur. Bireyi güçlü kılar. Mücadele ile psikotravma bilgileri birbirine zıt şeyler değillerdir, aksine bir avantajdır.”

Heyecan verici 

Bu çalışma için oldukça heyecanlı olduğunu belirten Lutz, “Bu tür seminerleri Avrupa ülkelerinin birçok şehrinde verdim. Fakat Rojava’nın durumu farklı. Bizim arzu ettiğimiz ve mücadele verdiğimiz toplum modeli şu anda Rojava’da inşa edilmek isteniyor. Dolayısıyla bundan kaynaklı olarak daha çok heyecan hissediyorum” diyerek kaygılarını da bizimle paşlaştı: “Zamanımızın yetmemesi ve yeteri kadar travma pedagojisi bilgilerini karşıya aktaramama endişesi ve korkusunu taşıyorum.”

Die Welle ilk oldu 

Grupta bulunan Kobanê Dosluk Derneği’nden Pedagog Memet Ataç travma pedagojisi alanında ilk kez Die Welle gibi bir kurumdan eğitim alındığının altını çizerek, “Seminerlere katılan farklı mesleklerden herkesin savaş gerçekliğine ve psikolojisine ilişkin öngörüye sahipti. Fakat bilimsel bir bakış açısı eksikti. Bu eğitim tüm bu sahip olunan öngörüyü bilimsel olarak anlamamıza ve analiz etmemize yardımcı oldu. 

Rojava’ya ilk ziyareti olduğunu, heyecanlı ve mutlu olduğunu söyleyen Ataç da yanında birçok hediyeyle gidiyor: “Sevgili Luqman Guldivê’nin hediye ettiği çocuk kitaplarını götürüyoruz. Pinpon topu, okul çantası, müzik, spor, resim malzemeleri. Bir ultrason makinesi ve yeni doğan çocuk küveti. 

100 bin Euro gerekiyor

Bu malzemeler için yardımcı olan herkese teşekkür eden Ataç, “Hessen Parlamentosu’nda die Linke, Mürvet Öztürk, Gogan Derneği, Alevi Derneği maddi olarak katkı sundular. 20 bin Euro para götüreceğiz. Frankfurt Kobanê Dostluk Derneğimiz adına daha önce de 52 bin Euro bağış yaptık. 

Bu yetimhanenin bitmesi için 100 bin Euro’ya daha ihtiyacımız var. Buradan herkese yardım çağrımızı yineliyoruz: Bu çocuklar hepimizin çocukları, bizim çocuklarımız. Onlara dayanışma elini uzatmalı herkes. Yetimhane için açtığımız hesaba katkı sunabilirler. Katkılarını bekliyoruz.”