*   Dünyada 'çocuk bayramı'nı kutlayan tek ülke olmakla övünen Türkiye'de, son 24 yıl içinde 569 çocuk devlet güçleri tarafından katledildi. 2013 yılında 633 çocuk önlenebilir sebepler yüzünden hayatını kaybetti.


* Türkiye aynı zamanda bir çocuk zindanı. 2 bine yakın çocuk cezaevinde yatıyor. Sayıları 8 milyonu aşan çocuk işçi için de 'bayramın' bir anlamı yok. Öle çocuk işçi sayısı geçen sene 38 iken bu sene 71'e yükseldi. 


* Çocukların anadilde eğitim hakkı da gasp edilmeye devam ediyor. BDP, anadilde eğitim hakkı ile çocuklara yönelik yaşam hakkı ihlallerinin tespiti ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için Meclis Araştırması açılmasını istedi. 



Türkiye'de 23 Nisan resmi çocuk bayramı olarak kutlanıyor. Türkiye'de çocuk sayısı 22 milyon 761 bin 702. Ancak çocuk ölümleri, istismarı, çocuk işçiliği, erken evlilikler ve hak ihlalleri konusunda Türkiye'nin karnesi içler acısı. BDP, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 24. yıldönümünde, Türkiye'de çocuk hakları ihlalleri artarak devam ettiğine dikkat çekti.
BDP Eşbaşkanı İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonu Başkanı Meral Danış Beştaş tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin yakın geçmiş çocuk hakları karnesinin iç açıcı olmadığına vurgu yapıldı. Çocuğu korumayan, haklarını güvence altına almayan bizzat tehdit eden devlete tepkisini dile getiren BDP, sorumluluklarını da hatırlattı. 2013 yılında kamu otoritesinin doğrudan sorumlu olduğu hak ihlalleri sonucu 633 çocuğun yaşamını yitirdiğine işaret eden BDP, "24 yılda bölgede asker ve polis müdahalesi sonucu 569 çocuk yaşamını yitirirken, anadil ve dini inanç eğitimi hala yasaklı. Türkiye genelinde 8 milyon 397 bin çocuk işçi bulunurken, TMK mağduru çocuklar, çocuk gelinler, sokak çocukları, göç mağduru çocuklar ve çocuğa şiddet gibi kategorik sorunlar ise devam ediyor" dedi.

Çocuk zindanı

2012 yılında AİHM'in Türkiye’yi AİHS 2. (Yaşama hakkı) Maddesini ihlalden iki kez mahkum ettiğini anımsatarak, toplumsal gösterilerde gözaltına alınan ve tutuklanarak cezaevine konulan çocukların sayısının 2 binin üzerinde olduğunu ifade eden Beştaş, sadece 2010-2012 yılları arasında 464 çocuk gözaltına alınırken, bunlardan 380'inin tutuklandığını; 2013 yılı itibariyle toplam bilançonun ise bin 880 olduğunu kaydetti. Beştaş, 405'inin hüküm giydiği 1880 kişinin çoğunun da kamuoyunda, "TMK mağduru" olarak bilinen çocuklar olduğuna işaret etti.

Katilleri devlet
Açıklamanın devamında ölümlerinden devletin doğrudan sorumluluğu olduğu bazı isimler şöyle:


MAHSUN MIZRAK (14): Amed'de 28 Mart 2006'da yaşanan olaylar sırasında başına isabet eden gaz fişeği sonucunda yaşamını yitiren 14 yaşındaki Mahsun Mızrak'ın ölümüyle ilgili davada, Mızrak'ın kafatasından çıkarılan bombaatar fişeğinin “adli emanette” değiştirilerek yerine av tüfeği fişeği konulduğu tespit edildi.
CEYLAN ÖNKOL (14): 14 yaşındaki Ceylan Önkol 28 Eylül 2009'da Amed'in Lice'nin Şenlik köyünde koyun otlatırken meydana gelen patlamada hayatını kaybetmişti. Önkol'un cenazesi altı saat boyunca olay yerinde bırakıldı, savcı "can güvenliği" gerekçesiyle olay yerine üç gün sonra gitmişti. Önkol'un ölümüyle ilgili raporlar Jandarma Komutanlığı ve Emniyet tarafından hazırlandı, patlayıcıya tahra (eğri budama bıçağı) ile vurduğu iddia edildi. Fail yada failler bulun(a)madı.
UÐUR KAYMAZ (12): Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz, 21 Kasım 2004’te Mardin Kızıltepe’deki evlerinin önünde açılan ateş sonucu hayatını kaybetmişti. 12 yaşındaki Uğur’a 13 kurşun, babası Ahmet Kaymaz’a ise 8 kurşun isabet etmişti. Failleri meşru müdafaadan beraat ettiler.
ÇAÐDAŞ GEMİK ( 17): Antalya'da polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle polis memuru Mehmet Ergin tarafından 27 Ekim 2008'de boynundan vurularak öldürülen 17 yaşındaki Çağdaş Gemik'le ilgili görülen davanın 4 Aralık 2012 tarihinde görülen duruşmasında polis Ergin tahliye oldu.
ROBOSKÎLİ ÇOCUKLAR: Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Roboskî köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde TSK'ye ait F 16 savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çoğunluğu çocuk 34 kişi hayatını kaybetti. İki yıl gizli tutulan soruşturmada askeri savcı takipsizlik kararı verdi. Meclis'te oluşturulan komisyon ise katliamın üzerini örten ve devlet yetkililerinin sorumluluğunu gizleyen bir rapor hazırladı.
BERKİN ELVAN (14): Gezi Direnişi sırasında, Okmeydanı'ndaki evinden ekmek almaya giderken başına isabet eden biber gazı kapsülü ile yaralanan ve 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te hayatını kaybeden 14 yaşındaki Berkin Elvan kamu gücü kullanan polis tarafından öldürülmesine rağmen olayla ilgili olarak herhangi bir sorumlu/fail henüz tespit edilememiştir.


8 Milyon çocuk işçi
Türkiye'de 8 milyon 397 bin kişi olarak ifade edilen çocuk işçi sayısının oransal olarak büyük kısmının Kuzey Kürdistan ya da Türkiye'nin batısındaki illerde mevsimlik işçi olarak bulunduğunu ifade eden Beştaş, "Türkiye'nin çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda etkin çalışmalar yapmazken, kayıt dışı iş alanlarında ucuz ve güvencesiz koşullarda çocuklar, yaşanan iş kazalarında ya yaşamını yitirdi ya da sakat kaldı" diye ekledi.

Devlet ne yapmalı?
"Bir çocuk için Türkiye de yaşamak tehlikeli ve zor bir iştir" ifadelerini kullanan BDP'li Beştaş, çocukların güvenle yaşayabilmesi için devlete görevlerini hatırlattı:
* Çocukların kişisel gelişimi için yükümlülüklerini yerine getirmeyen devlet kurumları ve yetkililer kanunlarla sorun yaşayan çocukları cezalandırma yaklaşımına son vermeli. Çocuklar bakımından tutuklama son seçenek olmalıdır.
* Türkiye Cumhuriyeti Anayasa ve yasaları Çocuk Hakları Sözleşmesiyle uyumlu hale getirmelidir.
* Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin bireysel başvuru hakkı ile ilgili ek protokolü onaylanmalıdır.
* Çocuğa yönelik şiddet ve çocuk intiharlarına ilişkin önleyici mekanizmalar oluşturulmalıdır.
lTÜİK istatistiklerinde çocuklar görünür kılınmalıdır. İstatistikler 0–18 yaş grubuna ilişkin verilerin net olarak görülebileceği yöntemler ve yaş aralıkları bazında toplanmalıdır.
* Devletin Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki çekinceleri kaldırması, anadilde eğitim başta olmak üzere, çocukların toplumsal süreçlere katılımlarının önündeki engellerin kaldırılması için gerekli düzenlemeleri yapması gerekmektedir.
*  Özellikle sınır bölgeleri dışında kalan alanlardaki kara mayınları temizlenmeli; temizleme sürecinde gerekli işaretlemeler ve mayın risk eğitimleri yapılmalıdır.  İşaretleme ve eğitimler risk gruplarının anadillerinde yapılmalıdır.
*  Çocukların cinsel istismarı vakalarında failleri cezalandırmayı engelleyen ‘rızası ile‘ veya ‘çocuğun ruh sağlının bozulma’  şartlarına bakılmasına son verilmelidir.

HABER MERKEZİ




2013'te 633 çocuk öldü!


2005 yılından bu yana çocuk haklarıyla ilgili çalışmalar yapan Gündem Çocuk Derneği, "Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı 2013 Raporu"nu açıkladı.
Bu yıl üçüncüsü hazırlanan rapor, hak ihlâlleri yüzünden hayatını kaybeden çocuk sayısının daha da arttığını gösteriyor. Derneğin, 2011 raporunda Van depreminde ölen çocuklar dışında 499 vaka varken, 2012’de ölüm sayısı 609’a yükselmişti. Bu yıl ise tam 633 çocuk önlenebilir sebepler nedeniyle öldü.
Rapor, yazılı ve görsel basında çıkmış haberler, yerel kaynaklar ve insan hakları örgütlerinin, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yayımladığı raporlar taranarak derlendi. Rapor çocukların yaşam hakkı ihlâllerini görünür kılmayı, devletin yükümlülüklerini yerine getirmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Raporda ölümler "Devlet Eliyle Ortaya Çıkan Yaşam Hakkı İhlâlleri" ve "Devlet Önlem Almadığı İçin Ortaya Çıkan Yaşam Hakkı İhlâlleri" olmak üzere iki başlık altında toplanıyor.

Biber gazından 8 çocuk öldü
Ayrıca bu yıl ilk kez biber gazının, çocukların yaşam hakkı ihlâline sebep verdiğini gözler önüne sermek için bir bölüm de hazırlandı. Buna göre 2006-2014 yılları arasında 8 çocuk biber gazı nedeniyle hayatını kaybetti, biber gazından mağdur olan çocuk sayısı ise 146.
Rapora göre 2013 yılında yaşanan hak ihllâlleri sonucu gelen ölümlerden bazıları ise şu şekilde:
* Sağlık, bakım, eğitim gibi kamu hizmeti alırken 21 çocuk öldü.
* Kara mayınları ve askeri mühimmat sebebiyle 5 çocuk öldü.
* Toplumsal olaylar sırasında 3 çocuk hayatını kaybetti.
* 71 çocuk işçi iş yerinde hayatını kaybetti.
*  3,5 yaşındaki Pamir gibi kentsel ve kırsal alanda 101 çocuk yaşamını kaybetti.
*  Suriyedeki iç savaş sebebiyle Türkiye’de 8 çocuk hayatını kaybetti.
* 19 çocuk intihar etti.
* Trafik kazaları, yangın soba zehirlenmisi, ev kazaları eletrik çarpması gibi ihmal sonucu 406 çocuk hayatını kaybetti.

4,5 milyon çocuk yoksul

Şefkat Der'in "bağımsız çocuklar raporu"na göre; Türkiye'de 3 bin çocuk sokakta yaşıyor, 500 bin çocuk sokakta çalıştırılıyor, 10 bin çocuk sokakta dilendiriliyor, 4,5 milyon çocuk yoksul durumda ve 1 milyon çocuk işçi var. Çocuk işçilerin yüzde 45'i tarım işçisi. Bununla birlikte çocuk işçilerin yarısı okuluna devam edemiyor.
Ayrıca en az 2 bin 550 çocuk uyuşturucu kullanıyor. 0–18 yaş grubu madde bağımlılarının sayısı ise 99 bine ulaşmış durumda.
Tutuklu ve hükümlü çocuk sayısı 3 bin, "Suça sürüklenen çocuk sayısı, son 3 yılda 250 bin".
4 buçuk milyon çocuğun okula gitmiyor, ilköğretim okuluna hiç kaydedilmeyen okulsuz çocuk sayısı ise 75 bin.
Son 3 yılda çocuk gelin sayısı 130 bini geçti.
Ayrıca son 3 yılda kaybolan çocuk sayısı jandarma ve polis bölgesiyle birlikte 27 bin (17 bini kız çocuğu) olarak hesaplanırken, yine son 3 yılda 500 bin çocuk hakkında adli polisiye işlem yapıldığı bildirildi.
Çocuk seks kölesi sayı son 3 yıldaki çocuklarla birlikte 50 bine ulaştı. Aynı süre içerisinde adli mercilere yansıyan çocuklara yönelik taciz-tecavüz vakaları 70 bine çıktı.
Çocuklara karsı  cinsel saldırı taciz tecavüz davalarında 2008'den 2013'e kadar yaklaşık yüzde 400 artış var.
Adalet Bakanlığı verilerine göre, çocuğa karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçları ile ilgili davaların sayısı, 2008 de 7 bin 500; 2009'da 13 bin 812 iken; 2011'de 18 bin 334,  2012 de çocuğun cinsel istismarı 33 bin 992'e çıktı.
2012 için Türkiye'de en az 660 bin çocuğun cinsel taciz ve tecavüze maruz kaldığı tahmin ediliyor.
Son 2012 yılında en az 70 bin erkek resmen adli mercilere çocuklara tecavüz ve cinsel istismardan dolayı yargılandı ve bu davalara 2013 de yeni davalar da eklendi.  

129 bin çocuk evlendirildi

Türkiye'de işlenen cinsel suçların yüzde 47'si çocuklara karşı işleniyor. Erken evililiklerde de  tablo vahim. Çocuk yaşta evliliklerde Avrupa ikincisi olan Türkiye’de son üç yılda 18 yaşın altında evlenen çocuk sayısı 129 bin. Çocuk Koruma Kanunu'na göre evlilik yaşı 18 olmasına rağmen Türk Medeni Kanunu'na göre bu yaş 17. Mahkeme kararıyla 16'ya kadar inebiliyor.

Seremoniye son verin

23 Nisan Çocuk Bayramı nedeniyle yazılı bir açıklama yapan İHD, Türkiye'de çocukların içinde bulunduğu durumu şöyle özetledi: "Çocuklar mezarlarından anlatıyorlar yaşam hakları olmadığını toplumsal gösterilerde hedef gösterilerek ya da özensiz biber gazı atışlarıyla hayatları ellerinden alınırken. Yaşamlarına barış içinde devam etmek istedikleri için yeni kalekol yapımlarına en önde hayır derken öldürülüyorlar. İstedikleri yerde oynayamayacaklarını hala temizlenmemiş mayınlar hatırlatıyor onlara. Gözlerini kollarını bacaklarını kaybediyor ya da öldürülüyorlar. Gözlerinin önünde ölen yaralanan çocuklar anlatıyor, onlara mayının ne demek olduğunu. Bu olaylar etkin biçimde kovuşturulmuyor ve sorumlu kamu görevlilerine ya dava açılmıyor veya zaman aşımına uğruyor, açılmış davalar beraatla sonuçlanıyor. Adalet yok devlet eliyle öldürülmüş çocuklara."
Meclis Başkanı koltuğuna çocukların oturtulması seremonisine de dikkat çeken İHD, "Bugün (dün) Meclis Başkanı'nın koltuğuna bir çocuk oturacak. Bu Meclis sözünü ettiğimiz bu olumsuzlukları düzeltme yetkisi olan bu Meclis, yasama organı olan bu Meclis çocukların evrensel haklarına uygun bir anayasa yapma becerisi ve iradesini göstermedi. Ancak çocuklarla ilgili devletin ve siyasal iktidarın anlayışına uygun yasalar çıkarmayı başardı. En çok çocukları etkileyen savaş tezkereleri çıkarmayı başardı. Çocukların kendilerini etkileyen tüm kararlar alınırken katılma hakları var. Eğer samimi iseniz bu haklarını gerçekleştirecek mekanizmayı kurun. Çocuklar büyüklerin ve devlete egemen olanların ihtiyaç duyduğu dünya ve toplum için değil kendi istedikleri bir dünya için karar verebilsinler" diye belirtti.