Daha önce de, çocuklara yönelik antidemokratik uygulamalarla birçok defa gündeme gelen Adana Pozantı Cezaevi, şimdi de çocuklara cinsel istismar ile gündemde.  Gösterilere katıldıkları için cezaevine konulan çocukların, adli tutukluların tecavüze uğradığı ortaya çıktı.

Çocuklar anlattı
4 ay Pozantı Cezaevi'nde kaldıktan sonra serbest bırakılan 15 yaşındaki H.K, "Bazı arkadaşlarımıza adli tutuklular tarafından defalarca tecavüz edildi. Bazen zorla pantolonlarımızı indirmeye çalışıyorlardı. Yaşadıklarımız anlatılır gibi değil" dedi.

'Boğazımıza ip takıp sıkıyorlardı'

Ş.A. (17) isimli çocuk ise, polis tarafından darp edilerek yakalandığını ve polislerin kendisine  ajanlık dayatmasında bulunması ardından tutuklanarak Pozantı Cezaevi'ne gönderildiğini anlattı. Ş.A., 2 ay kaldığını cezaevinden Ocak’ta tahliye edilmiş. Ş.A., "Orada çok kötü şeyler yaşadım. Adliler, boğazımıza ip takıp sıkıyorlardı. Bizi dövüyorlardı. Terörist olduğumu söyleyip öpmemiz için yüzümüze bayrak uzatıyorlardı. Öpmek istemediğinde ise yine dövüyorlardı" dedi.
Serbest bırakıldıktan sonra da birçok arkadaşının normal yaşamlarına dönemediklerini anlatan Ş.A., "Arkadaşlarımız bize katılmaya utanıyorlar. Çünkü yaşadıklarını unutamıyorlar" dedi. Olanlar hakkında Cezaevi idaresine defalarca bilgi verdiklerini, ancak cezaevi idaresinin sessizliğini koruduğunu vurgulayan Ş.A., "Koğuşlarımızı değiştirmeleri yönünde taleplerimiz oluyor ama bu cevapsız bırakılıyordu" dedi.
A.K. (17) ise, iş çıkışı  yaşanan kargaşada atılan gaz bombası nedeni ile girdiği evde polislerce yakalandığını ve kafasına dipçikle vurulduğunu ifade etti. Polislerin kendisini evin damına çıkarıp burada kafasına puşi bağlayarak fotoğraflarını çektiğini kaydeden A.K., daha sonra çeşitli suçlamalarla tutuklanarak Pozantı Cezaevi'ne gönderildiğini söyledi. Pozantı'da kendilerini en fazla zorlayan sorunun cinsel istismar olduğunu belirten A.K., tanık olduklarını şöyle anlattı: "Adli suçlular geceleri arkadaşlarımızı zorla yataklarına çağırıyorlardı. Gözümüzün önünde arkadaşlarımızın kafasını kırıyorlardı. Ama cezaevi idaresi her zaman konuyu örtbas etmeye çalıştı."

Karakollarla suç engellenemez
Akdeniz Belediyesi İştar Kadın Danışmanlık Merkezi'nde Pratisyen Hekim olarak çalışan Didem Gediz Gelegen, çocukların maruz kaldıkları istismarın ruhsal gelişimlerinde derin izler bırakacağını vurguladı. Gelegen, suç işleyen çocuklara uygulanacak olan cezayı yaptırımlarda çocukların her türlü istismardan korunabileceği ortamların sağlanması gerektiğini belirtti.
Çocukların kimliklerinin teşhir edilmeden anonim çalışmalar yapılabileceğini ifade eden Gelegen, "Cezaevinde olup bitenlerden haberdar olan herkes artık bu davanın bir takipçisi olmalı. Devlet çocuk suçluluğunu engellemek istiyorsa, çocukların isyanını önlemek istiyorsa, bunun yolu karakol kurmaktan geçmiyor. Travma yaratan mekanların travmaya uğrayanların lehine yeniden düzenlenmesi gerekir. Mahallelere karakollar kurmak yerine çocukların kendilerini geliştirebilecekleri yerler kursunlar" dedi.


ZEYNEP KURİŞ - DİHA/MERSİN