
İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, Pozantı ve Sincan Çocuk Cezaevleri'nde tahliye olan çocukların 18 yaşına girer girmez düzmece fezleke ve iddianamelerle tutuklandığını söyledi. Hukukçular, 'terörist' olarak kabul edilen Kürt çocuklarının yaşlarının iki üç katı cezaya mahkum edildiğini belirtti.
Çocuklara yönelik şiddet ve tutuklamalarla gündemden düşmeyen Mersin'de son bir yılda çocuklar ve aileleri ağır hapis ve para cezalarına mahkum edildi. İHD Mersin Şubesi'nin, bu konuya ilişkin hazırladığı rapor durumun vehametini ortaya koyuyor. Çocukların davalarını yakından takip eden İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, Avukat Tugay Bek ve Eyüp Sabri Tuncel ile Kürt çocukları ve ailelerine kesilen cezalar üzerine konuştuk.
Planlı ve sistematik
Mersin'de yaşayan Kürtler üzerindeki baskı ve şiddet politikasının özellikle son yıllarda çocuklar üzerinden uygulandığına dikkat çeken İHD Mersin Şube Başkanı Tanrıverdi, çocuklara yönelik baskı ve şiddetin merkezi bir kararla özel, planlı ve sistematik bir şekilde uygulandığını ifade etti. Mersin'de "yasadışı gösterilere katıldıkları, taş ve molotof attıkları" iddiasıyla çok sayıda çocuğun gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlatan Tanrıverdi, "Bu çocuklar ve aile bireyleri, sürekli tehdit edilerek veya birtakım ekonomik olanaklar sağlanacağı söylenerek işbirliği adı altında itirafçılığa, ajanlığa zorlanmaktadırlar. Ajanlaşmayı kabul etmeyenler ise ya Mersin'i terk etmeye zorlanmakta ya da düzmece fezlekelerle cezaevlerine gönderilmektedir" dedi. Tanrıverdi, "Tüm bu uygulamalar; 1996 yılında derin devletin 'Mersin'i Kürtlerden temizleme operasyonu'nun ısrarla sürdürüldüğünün bir göstergesidir" diye kaydetti.
Hiç beraat yok
İHD Mersin Şubesi'ne yapılan resmi başvurulara göre, son bir yılda 126 çocuğun tutuklandığını belirten Tanrıverdi, "Tutuklu 126 çocuktan 55'i hakkında açılan davalar sonuçlanmıştır. Sonuçlanan bu davalarda hiçbir çocuk hakkında beraat kararı çıkmaması düşündürücüdür. Bu çocuklara 'örgüt üyesi' oldukları, 'Kamu malına zarar verdikleri' ve 'Tehlikeli madde bulundurdukları' iddiasıyla toplam, 578 yıl, 11 ay 6 gün hapis ve 978 bin 180 TL adli para cezası verilmiştir" dedi.
Aileler de cezalandırılıyor
Sadece çocuklar değil ailelerinin de cezalandırıldığına dikkat çeken Tanrıverdi, "2012 yılı içerisinde Mersin Valiliği tarafından Pozantı çıkışlı çocukların ailelerine toplam olarak 1 milyon 270 bin TL idari para cezası verilmiştir" açıklamasında bulundu. Tanrıverdi, gerçek sayının daha fazla olduğunu da sözlerine ekledi.
Mersin'de çocuklara yönelik polis şiddetinde de dikkat çekici bir artış yaşandığını ifade eden Tanrıverdi, 8 yaşındaki ilköğretim öğrencisi D.Ö. ve Pozantı mağduru Bayram Yıldız'ın polis tarafından feci şekilde dövülmesi olaylarını örnek gösterdi.
18 yaşı bekleniyor
Birçok ailenin çocuklarına verilen bu ağır cezalar ve baskılar nedeniyle Mersin'i terk etmek zorunda kaldığını belirten Tanrıverdi, "Yine Pozantı Cezaevi'nde çıkan onlarca çocuk uygulanan baskılar nedeniyle ciddi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Bunun yanında Pozantı ve Sincan Çocuk Cezaevleri'nde tahliye olan çocuklar, 18 yaşına girer girmez haklarında düzmece fezleke ve iddianameler hazırlanarak yeniden tutuklanıyor" diye belirtti.
Tanrıverdi, Türkiye devletinin, çocukların yasal hakları ve BM başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerde uymayı taahhüt ettiği yükümlülükleri Mersin'de "yok" saydığını vurgulayarak, kamuoyuna bu uygulamalardan dolayı mağdur olan çocuklara sahiplenme çağrısında bulundu.
Onlar çocuk değil 'terörist'
Avukat Tugay Bek ise, AKP Hükümeti'nin yapmış olduğu yasal değişikliklerin çocuklar üzerindeki baskı, kötü muamele ve tutuklu yargılanma uygulamalarına son vermediğini belirterek, "Yargılamanın çocuk mahkemesine alınması çocuk yargılamalarındaki temel sorunu çözmemiştir. Çocuklar yine 'terörist' olarak görülmektedir" diye kaydetti. Mersin özelinde toplumsal olaylara yönelik daha sert uygulamalar yaşandığını dile getiren Bek, şunları söyledi: "Pozantı'da ortaya çıkan insanlık dramı nedeniyle devletin düştüğü durumun hesabı yine çocuklar üzerinden görülmek istenmektedir. Mersin'de diğer illerden farklı olarak valiliğin çocuklar ve ailelerine yönelik yoğun bir şekilde tazminat davaları açtığına tanık olmaktayız. Zorunlu göç mağduru olan, yoksulluk ve işsizlikle mücadele eden bir halk bir kez de tazminat davaları yoluyla terbiye edilmek istenmektedir."
Yaşlarının iki üç katı ceza
İnsan hakları savunucusu Avukat Eyüp Sabri Tuncel ise, TCK 220. maddesinde yer alan "örgüt üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işleyen kişi örgüt üyesi olarak cezalandırılır" hükmü nedeniyle çocukların, çocuk mahkemelerinde "örgüt üyeliği" ve "örgüt propagandası" suçlarından yargılandığını ifade etti. Mersin'deki Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri'nde yapılan yargılamalarda, çocuklara TCK 220. maddesinin aleyhteki hükümleri uygulandığını kaydeden Tuncel, bu yargılamalarda çocuklara yaşlarının iki veya üç katı kadar cezalar verildiğini belirtti.
Kim bu "gizli tanıklar"
Mersin'deki çocuk davalarının bir çoğunda "gizli tanık" ifadesine dayanılarak tutuklama ve mahkumiyet kararı verildiğini dile getiren Tuncel, "Bazı yargılamalarda çocuklar aleyhinde ifade veren gizli tanıklar, mahkemelerde dahi dinlenmeden emniyette alınmış ifadeleri üzerinden hüküm veriliyor" diye konuştu. Tuncel, TCK 220'nci maddesi ve TMK'nin kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Mersin'de yargılanan çocuk sayısının Türkiye'de diğer illere oranla daha fazla olduğuna işaret eden Tuncel, "Maalesef yasa uygulayıcıları çocukları caydırmanın tek yolunun ceza olduğunu düşünüyor. Çocukların aldığı ağır cezaların toplum vicdanını yaraladığı ortadadır. Çocuklar her yerde çocuktur. Biz çocukların çocuklara özgü bir adalet sistemi içerisinde yargılanmasını istiyoruz" diye belirtti.
DİHA/MERSİN