1990'lı yılların karanlık günlerini anlatan Êlih'in Girbêreşkê Köyü'nde yaşayan Feleknas Batur, PKK'ye katılan iki oğlunu bir gün görebilme umuduyla yaşıyor. Girbêrêşkê Köyü'nde 1990'lı yıllarda Hizbulkontra faaliyetlerinin yoğunluklu yaşandığını kaydeden Batur, yaşadığı bir olayı anlattı. "Yurtsever olduğumuz için bize 'teröristsiniz' deniliyordu. Kapımızın üzerine haç işareti çizmişlerdi. Bize gelen misafirlerin önünü ellerinde bıçak ve silahlarla kestiler. O sırada bağırmaya başladım. O sırada bağırmasaydım, belki de evime gelen misafirleri öldüreceklerdi" diye belirtti.

Gerillaya kendisi uğurladı

Batur, biri öğretmen diğeri gazeteci olan iki oğlunun da cezaevinde beş yıl kaldığını belirterek, "Sürekli sürgün ediliyorlardı. Her iki oğlumu görebilmek için farklı illerdeki cezaevlerine gitmek zorunda kalıyordum. Cezaevinden çıktıktan sonra ise burada kalmayacaklarını söylüyorlardı. Gazeteci olan büyük oğlumun silahını, elbisesini kendi ellerimle hazırladım ve gönderdim. Öğretmen olan diğer oğlum ise nişanlısıyla beraber PKK'ye katıldı. İki oğlum da baskılar nedeniyle yönünü PKK'ye çevirdi" diye konuştu.

Yarası olana gidiyor

Oğullarından uzun zamandır haber alamadığını söyleyen Anne Batur, "Onlardan haber almayalı çok uzun yıllar oldu. Şehit düştüklerini tahmin ediyorum. Kemiklerinin nerede olduğunu bile bilmiyorum. Ben ve eşim kendimizi bildik bileli bu mücadelede yer alıyoruz. Bu mücadelede olduğumuz için de asla pişmanlık duymadık" diyerek, oğullarının kendisini onurlandırdığını belirtti. Batur son olarak, "Şu an köyde tek başıma yaşıyorum. Her iki ayağımda da platin var. Geceleri kızım yanımda kalıyor. Sürekli yollardayım; kimin gönlü yaralıysa onların yanına gidiyorum. Benim yüreğim çok yandı. Anneler artık ağlamasın, yüreklerinin yandığı yeter. Bir an önce barış olsun" diye belirtti.



ŞEHRİBAN ASLAN/ZEHRA TUNÇ/JINHA/ÊLIH