Derginin yeni sayısında Bourdieu sosyolojisinin çeşitli yönleri, Türkiye'de bu düşünürün çalışmalarını inceleyen akademi ve akademi dışından isimler tarafından yazılan makalelerle değerlendiriliyor. Cogito'nun Bourdieu sayısında, Türkiyeli akademisyenlerin dışında sosyoloğun kendi yazılarıyla, öğrencisi Loic Wacquant'ın yazıları ve söyleşisi yer alıyor.

Sunuş yazısında Michel Foucault'yla birlikte sosyal bilim endekslerinde en çok başvurulan yazarlardan biri olmasına rağmen Bourdieu'nun en önemli eserlerinin hala birçoğunun Türkçede yayınlanmadığına işaret edilerek, Cogito'nun bu sayısının taşıdığı önem de belirtiliyor. Bourdieu sosyolojisinin Türkiye'ye dağınık bir şekilde taşındığı ve bu dağınıklığın bugün de sürdüğü belirtilen sunuş yazısında, bu konuda kendi otonomisini edinmiş güçlü bir okulun Bourdieu sosyolojisine karşı konumlanışının da eksikliğine de değiniliyor.
Sosyal bilimlerle 2000'lerde tanışan genç akademisyen kuşağının Bourdieu ile daha etkili bir ilişki kurduğunun gözlemlendiği anlatılan sunuş yazısında, bu etkileşimin örneklerinin görüldüğü kent sosyolojisi/etnografisi, devlet-siyaset analizleri, gazetecilik konulu çalışmalar, eğitim sosyolojisi gibi alanlar örnekleniyor. 

KÜLTÜR SERVİSİ