- Küçükçekmece’de düzenlenen anma programına katılan şehit Cemal Ogur’un kız kardeşlerinden Dîlber Ogur, "Onun yolunda olduğumuz için şükrediyoruz. Çok şükür. Bütün şehitler benim kardeşimdir" dedi.
İstanbul’da 23 Ağustos’tan beri taziye ve anmalar düzenleniyor. Küçükçekmece’de 5 Eylül’de bir anma programı düzenlendi. Anılan şehitlerden biri de Cemal Ogur (Sînan) idi. Cemal Ogur, 1990’ların zorlu yıllarında mücadele içindeydi. Ağrı’nın Patnos ilçesinden İstanbul’a gelmişti. O dönemde İstanbul’da Kürtler üzerindeki baskı oldukça yoğundu. Kürtlere yönelik her şey yasaklanıyordu. Aynı dönemde Kürdistan’da serhildanlar yaşanıyor, binlerin katılımıyla Newroz kutlanıyordu. İstanbul’da tarih 21 Mart’tı. Gün soğuktu, ancak Kürt halkının yüreğinde Newroz’un sıcaklığı vardı. Yüreği Newroz ateşiyle aydınlanan gençlerden biri de Cemal Ogur’du. Cemal Ogur, birçok Kürt genciyle birlikte 1993 Newroz’una İstanbul’da katıldı. Newroz’un ardından evine dönen Cemal Ogur, Newroz ateşinin sıcaklığıyla yönünü Kürdistan dağlarına çevirdi. Cemal Ogur, 9 Haziran 1997’de Haftanîn’de, Newroz ateşiyle birlikte özgürlük meşalesine dönüştü.
AW'den Omer Demîr, anmayı izledi ve şunları yazdı: Cemal Ogur’un iki kız kardeşi anma alanında yerlerini almıştı. Kız kardeşlerden biri, rahatsızlığı nedeniyle tekerlekli sandalyeyle anmaya katılmış, diğer kız kardeşi de onun yanında oturmuştu. İkisi de gözleri yaşlarla dolu bir şekilde anmanın başlamasını bekliyordu. Siyah kıyafetler içindeki iki kız kardeş, dayanışma ve başsağlığı dilemek için gelen herkese aynı sözü söylüyordu: “Şehitlerimizle gurur duyuyoruz.”
Onların durumunu gördükten sonra kendileriyle konuşmak istedim. Rahatsızlığı nedeniyle tekerlekli sandalyeyle gelen kız kardeş, konuşmak istemedi. Dîlber Ogur ise “Ben konuşacağım” dedi. Kameramı hazırladıktan sonra henüz soru sormama fırsat kalmadan Dîlber Ogur, şunu söyledi: “Ben bir şehit kız kardeşiyim, onun yolunda olduğumuz için şükrediyoruz. Çok şükür. Bütün şehitler bizim şehitlerimizdir. Kardeşim şehit düştü, ben de şehidime sahip çıkıyorum. Bütün şehitler benim kardeşimdir.
Ailemizde çok şehit var
Biz şehitlerimizle gurur duyuyoruz. Ailemizden çok sayıda şehit var. Bazı akrabalarımız Tetwan’daki köyümüzde katledildi. Kardeşimin sağ olduğuna, dağlarda bulunduğuna dair umudumuzu koruyorduk. 34 yıl sonra kardeşimizin yasını tuttuk. Şehadetinin açıklanmasından bu yana çok sayıda kişi evimize geliyor. Bütün şehitler bizim şehitlerimizdir. Onun bulunduğu yeri bilmek, mezarını görmek istiyoruz.”
Annem, hasretiyle veda etti
Dîlber Ogur’un konuşmasının ardından şehitlerin fotoğrafları alana getirildi. Dîlber Ogur, kardeşinin fotoğrafına sarıldı, onu öptü ve fotoğrafı kız kardeşine uzattı. Kız kardeşi de tekerlekli sandalyede fotoğrafı öperek şöyle dedi: “Bütün şehitler bizim şehitlerimizdir. Annem, kardeşimin hasretiyle hayata veda etti. Biz şehitlerimizle gurur duyuyoruz.”
İki kız kardeş, kardeşlerinin fotoğrafını gördükten sonra fotoğrafları getiren kişiden bir ricada bulundu:
“İkimiz de kardeşimizin fotoğrafını istiyoruz. Fotoğrafını evimizin duvarına asacağız.”
Fotoğrafları getiren kişi, iki kız kardeşin isteğini hemen not aldı ve fotoğrafı kendilerine ulaştıracağına söz verdi.
Şehide saygı duruşu
Daha sonra aileler için ayrılan bölüme geçildi ve anma programı başladı. Tekerlekli sandalyeyle gelen kız kardeş, yalnızca bir kez sandalyeden kalkarak ayağa durdu; o da şehitler için yapılan saygı duruşu sırasında oldu.
Ardından sinevizyon gösterimi izlendi. Kardeşlerinin geri dönmesini bekleyen iki kız kardeşin gözlerinden Kürdistan’ın bütün şehitleri için gözyaşları süzüldü. İSTANBUL