Med Nuçe’de yayınlanan Politik Alan programında Ersin Çelik’in sorularını yanıtlayan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan,  Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “çözüm süreci”ne darbe yaptığını belirterek, “açığa çıktı ki, kendisinin öngördüğü tasfiye süreci tersine çevrilince müdahalede bulundu” dedi.

AKP’nin tutumunu “ipe un sermek” olarak nitelendiren Kalkan, algı operasyonu yapan Erdoğan ve AKP’lilerin “oldukça telaşlı” olduğuna dikkat çekti. Kalkan, “Madem çok haklısınız niye telaşlanıyorsunuz? Haklı olanda telaş olmaz. Mesela Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘bu süreci ben başlattım!’ Gerçekten sen başlattıysan söylemene gerek yok ki, alem zaten bilir. Kendisinin olmayan bir şeye sahip çıkmaya çalışıyor. Açığa çıktı ki, çözüm yolu görülünce aslında kendisinin başlattığı sürecin tersine döndüğünü görünce fark ederek derhal müdahalede bulundu” dedi. 


Erdoğan darbe yaptı

Kalkan, Erdoğan’ın sürece darbe yaptığını da belirterek şöyle konuştu: “Darbe ve müdahale Tayyip Erdoğan’dan geldi. Dolmabahçe açıklamasına karşı, Newroz açıklamasına karşı, izleme kuruluna karşı… Aslında Hakan Fidan’ın istifa edip milletvekili olmasına karşı. Şu ortaya çıktı: Aslında Tayyip Erdoğan’ın demokratikleşme diye, Kürt sorununun çözümü diye, Türkiye’nin sorunlarını çözme diye bir sorunu yok, onun tek sorunu PKK’yi çözmektir, devrimci demokrasi hareketini çözmektir, onun tek sorunu hile ve oyalamayla seçim kazanıp oy almak, seçim kazanmak ve iktidarını sağlamlaştırmak. 


AKP gidiyor, HDP geliyor

Bütün o AKP’nin sözcüleri Tayyip Erdoğan’ın herkesçe görülen gerçeğini maskelemeye çalışıyorlar. Sorumlu Selahattin Demirtaşmış, Kandilmiş… 28 Şubat açıklamasından sonra Kandil’den sadece Önder Apo’nun yürüttüğü süreci sonuna kadar destekleme açıklaması geldi. Newroz mesajları bununla doluydu. Bunun dışında hiçbir açıklama gelmedi. Selahattin Demirtaş ise, 7 Haziran’da seçim var, iki parti seçim mücadelesi yürütüyor. HDP yükselişte kendileri düşüyor, AKP gidiyor, HDP geliyor… Bunun üzerine müdahale ettiler. Güya ortamı gerginleştirerek Selahattin Demirtaş’ı, HDP’yi hedef alarak HDP’yi baraj altına düşürmeye çalışıyorlar. 

AKP’yi telaşa düşüren, Tayyip Erdoğan’ı da süreci tersine çevirmek üzere alenen riskli bir biçimde müdahale etmek zorunda bırakan zaten HDP’nin barajı aşmış olmasıdır. Onu gördükten sonra bu müdahalede bulundular. O halde HDP barış ve demokrasi programını güçlü şekilde oluştursun, siyaset gündemine koysun, topluma taşısın, yüzde 10 değil de 20’leri ve üstünü hedeflesin.”


AKP’liler Erdoğan şokunu yaşadı

Duran Kalkan AKP’lilerin “silah bırakmaya söz verdiler” şeklindeki söylemlerine de tepki göstererek, “Hareket olarak biz hiç kimseye böyle bir söz hiçbir zaman vermedik. Sen bu kadar PKK’ye düşmanlık yapacaksın. Ondan sonra da diyeceksin ki, silah bırak! Kendini savunmasız hale getir! Peki, ondan sonra ne yapacaksın? Ben sana bildiğimi yaparım!

AKP’liler 28 Şubat’tan sonra el çırpıyorlardı süreç iyi gidiyor diye. Ta ki Tayyip Erdoğan ‘ben bu sürece karşıyım’ diyene kadar. Birden bire şoke oldular. Ondan sonra böyle bir U dönüşüyle şimdi ‘silah bırakılmalı“ diyerek laf kalabalığıyla gerçekleri gizlemeye çalışıyorlar” diye konuştu. 


AKP dönüş yapma eğiliminde

AKP’li Akdoğan’ın ‘barış ortamını zehirliyorlar” sözlerine de  “Eğer bir zehirleme varsa, süreci Tayyip Erdoğan’ın sözleri zehirledi, zehirlemeden de öte dondurdu, buz kesti. Ama kendisi teşhir oldu” şeklinde cevap veren Kalkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kaybedecekler, bunu net söyleyebilirim. Bu tür yaklaşımların hiçbirisi AKP’yi içine düştüğü çöküşten kurtaramaz, bu durumuyla kendi kendilerini daha fazla batırdılar. Tayyip Erdoğan’ın son yaklaşımlarında bu son üç dört yıldır yürüttüğü politikaların başarısız kalması sonucu ondan bir dönüş yapma eğilimi gözüküyor. İran’la dosttular şimdi karşıtlık yaratmaya çalışıyorlar. ABD’yle karşıt düşmüşlerdi şimdi ABD’yle uyuşmaya çalışıyorlar. Yemen’de Suudi Arabistan saldırılarını destekliyorlar, İran’a karşı tavır aldılar. Dolayısıyla Suudi-ABD cephesine yeniden dönüş yapmak istiyorlar. 

Çözüm süreci karşıtlığı da bu temeldedir.” 


Vursun geçsin de görelim!


Duran Kalkan, Türk Genelkurmayı Necdet Özel’in “Eşme ruhu” itirazını ve hemen bu açıklama ardından Eşme’ye gidişini de şöyle değerlendirdi:

“Eşme’ye gitti, sınırı aştı, görüntüler verdi. Neymiş kendileri oraya gelmiş! Peki, o ordu Kobanê’den geçti geldi. Kobanê kimin elinde? Nasıl geçti o ordu? ‘Vurdum geçtim!’ diyor. Buyursun, bir daha vursun geçsin, kolay mıdır? Biz bunları söylemek istemiyorduk, fakat herkesin gözü önünde oldu. Kobanê için 5-6 aydır yüzlerce şehit vererek savaşmış bir güç var, DAİŞ faşizmini yenmiş, kovmuş, atmış bir güç. Sen onun ortasından geçmişsin, diyorsun ki, ‘ortada kimse yoktu, ben yoldan vurdum geçtim!’ Gerçekleri niye saklıyorlar.


Türk ordusunun operasyonları

Ama (Hükümet ve ordu) anlaştılar. Oremar’da, Uludere’de durmadan tahrik etmeye, operasyon yapmaya, sınır üzerinde Medya Savunma Alanlarına dönük top, obüs saldırıları yapmaya başladılar. Amed, Mazıdağ’da operasyon yaptılar. Bizzat gerillaya dönük kara operasyonuna çıktılar. Oremar’da gerilla da karşılık verdi, misilleme hakkı bunu gerektiriyor. Sadece şunu söyleyebilirim, gerginlik politikası AKP’yi çökertir. 


 HABER MERKEZİ