Colemêrg merkeze70 kilometre uzaklıkta bulunan ve Kato Dağı eteklerinde bulunan Marûnis Köyü, 1994 yılında askerler tarafından boşaltıldı. Köyde yaşayan yüzlerce kişi çevre il ve ilçelere göç etmek zorunda kaldı. 2002 yılında köylülerin giriş-çıkışları serbest bırakılınca köy sakinleri zaman zaman köylerine giderek hasret gideriyor. 2002 yılından bu yana henüz yeni elektrik hattının çekildiği köyde kışın 2, yazın ise 20 aile kalıyor.

'Bu topraklar bizim'

Karların erimesi ile birlikte köyüne giderek arıcılık yapan 72 yaşındaki Pürmüs Kurt, 1994 yılında köyden Colemêrg merkeze göç ettiklerini belirterek, “Bu köyde doğup büyüdüm. 1994 yılında devlet köyü boşaltmamızı istedi. Ailemi alıp Hakkari, Berçelan Mahallesi'ne yerleştim. 2002 yılına kadar köyümüze hiç geri gelemedim. Bu topraklar bizim. Topraklarımızdan uzaktaydık. O zamanlar koyunlarımızı yok paraya sattık. 2002 yılında köydeki yasak kalktı. O zamandan sonra yaz mevsimlerinde gelerek topraklarımıza, bağ ve bahçelerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Köyünde daha mutlu olduğunu belirten Kurt, “Köydeki temiz havayı, suyu hiçbir yere, hiçbir şeye değişmem. Çocuklarım gelmese de ben buralara gelmeden rahat duramıyorum. Yıkılan evimi tekrar kendi imkanlarımla yazın oturulabilecek hale getirdim. Devlet köy tazminatları diye para ödedi ama o ödedikleri para benim köydeyken ektiğim ağaçların parasını bile etmez” diye konuştu.

'Cennetimde kalmak istiyorum'
5 yıldır köye gelip gittiğini belirten 63 yaşındaki Bedel Seven, yetkililerden bozuk olan köy yolunu onarmalarını istiyor. Köyde sulama sorunu da olduğunu belirten Seven, “Çocuklarımız köyde elektrik yok diye gelmiyor ama benim için burası cennet. Cennetimde kalmak istiyorum” dedi.

'Toprağın değerini anladım'
Köyü boşaltınca Van’a yerleştiklerini belirten Hurşit Duman ise, köye olan hasretini ‘gelmeseydim ölürdüm’ kelimeleri ile özetliyor. ‘İnsanın toprağı aynı zamanda namusudur” diyen Duman, şöyle konuştu: “Toprak ve namus arasında hiçbir fark yok. 2 yıldır köye geliyorum. Buranın havası, suyu bana daha iyi geliyor. 20 yıl köyümden uzak kaldım. Şimdi geliyoruz ama olaylar devam ediyor. Operasyonlar sürüyor. Burada kalırken operasyonlar yüzünden korkuyoruz. Bir an önce bu sorun bitse ne güzel olur. Biz köyde kalırken buraların değerini bilmiyorduk. Köyden ayrılınca bu toprağın değerini anladım. Eğer o zaman değerini anlasaydım köyü boşaltırken toprağı da sırtıma alır öyle ayrılırdım” dedi.