COVID-19 grip değildir

Toplum/Yaşam Haberleri —

19 Ocak 2021 Salı - 19:00

  • OVID-19 genellikle griple karşılaştırılır. Solunum yolundan bulaşan yeni bir koronavirüsün sebep olduğu bir pandeminin ortasında, karşılaştırma için elbette önceki grip salgınlarına ve mevsimsel griplere bakılacaktır. 

ESKİLD PETERSEN

Çeviren: S. Erdem Türközü

 

COVID-19 genellikle griple karşılaştırılır. Solunum yolundan bulaşan yeni bir koronavirüsün sebep olduğu bir pandeminin ortasında, karşılaştırma için elbette önceki grip salgınlarına ve mevsimsel griplere bakılacaktır. Yine de COVID-19'un grip olmadığını anlamak önemlidir. COVID-19 salgını sırasında, birçok ülke yoğun bakım ünitesi kapasitesinin aşırı yüklenmesi ile mücadele ederken, 2009'daki H1N1 salgını sırasında yoğun bakım ünitesi kapasitesi yeterliydi. Örneğin, grip Danimarka'daki toplam ulusal yoğun bakım ünitesi (YBÜ) yatak kapasitesinin %4,5'ini hiçbir zaman aşmamıştı.

2020 baharında, İtalya'nın Lombardia kentinde COVID-19 ölüm oranı 100.000 kişi başına 159'a ulaştı. Buna karşılık, 2009 salgını sırasında grip ölümleri üzerine yapılan bir çalışmada, ABD'deki tüm-yaş ölüm oranlarının 100.000'de 4,1 olduğu tahmin edilmektedir.

 

Fransa’daki karşılaştırma

The Lancet Respiratory Medicine’da Piroth ve meslektaşları, Fransa’daki tüm kamu ve özel hastane başvuruları için taburcu özetlerini içeren Fransız ulusal idari veri tabanından (PMSI) alınan verileri kullanan geriye dönük bir çalışmanın sonuçlarını bildirmektedir. Çalışma, Mart ya da Nisan 2020'de hastaneye kabul edilen 89.530 COVID-19 hastasını, Aralık 2018 ve Şubat 2019 arasındaki mevsimsel grip salgını sırasında kabul edilen 45.819 grip hastasıyla karşılaştırdı. Büyük örneklem büyüklüğü çalışmanın önemli bir gücüdür ve iki dönemde hastaneye yatış endikasyonunun aynı olduğu ve dolayısıyla sonuçları etkilemediği varsayılmaktadır.

Piroth ve meslektaşları tarafından yapılan çalışmanın sonuçları, COVID-19'un mevsimsel gripten daha ciddi olduğunu açıkça gösteriyor. Hastane içi ölüm oranı, COVID-19 hastaları için %16,9 (89.530’un 15.104’ü) ve gripli hastalar için %5,8 (45.819’un 2640’ı) idi ve dolayısıyla COVID-19 için görece ölüm riski 2,9’du (%95 CI 2,8-3,0).

 

Hastanelerde kalış süresi

Hastanede yatan COVID-19 hastalarında solunum sıkıntısı, pulmoner emboli ve septik şok gelişme olasılığı daha yüksekti ama miyokard enfarktüsü ya da atriyal fibrilasyon gelişme olasılığı daha düşüktü. COVID-19 hastaları arasında yalnızca hemorajik inmeler (ve diğer inme türleri değil) daha sıktı. COVID-19 için yoğun bakım ünitesinde ortalama kalış süresi gribin iki katıydı.

COVID-19’lu hastalar daha sık obez ya da aşırı kilolu, diyabetik, yüksek tansiyonlu ve dislipidemiyken, gripli hastalarda daha sıklıkla kronik kalp yetmezliği, periferik vasküler hastalık, kronik solunum hastalığı, siroz ve eksiklik anemisi vardı. Buna karşılık, HIV’le yaşayan insanlar COVID-19 grubunda aşırı ya da yetersiz temsil edilmedi. Bu sonuçlar, New York’tan Nisan 2020’de bildirilen 393 COVID-19 hastasını içeren bir çalışma ve Almanya’dan COVID-19 olan 10.021 hastayı içeren bir çalışma ile tutarlıdır.

Piroth ve meslektaşları ve diğerleri tarafından yapılan araştırmalar, risk gruplarının ortak rahatsızlıkları olanlar, özellikle diyabet, obezite ve hipertansiyon ve yaşlı insanlar olduğunu açıkça göstermektedir.

 

Hastalıktan etkilenen çocuklar

Piroth ve meslektaşlarının tarafından yapılan araştırmanın şaşırtıcı bir bulgusu, 18 yaşından küçük hastalar arasında YBÜ’ye başvuru oranlarının COVID-19 için gripten önemli ölçüde daha yüksek olmasıdır. Yoğun bakım ihtiyacı 5 yaşından küçük COVID-19 hastalarında en yüksekti (COVID-19 için 613’ün 14’üne [%2,3] kıyasla grip için 6973’ün 65’i [%0,9]), ancak ölüm oranı COVID-19 grubunda gripten daha yüksek değildi. Ölüm oranı, COVID-19 olan 11-17 yaş arası çocuklarda aynı yaş grubundaki gripli hastalara göre on kat daha yüksekti. Açık ki, COVID-19 çocuklarda ve ergenlerde masum bir enfeksiyon değildir.

 

Yüzde 50 grip aşısı oldu

Çalışma yılında nüfusun %50’sinden daha azının grip aşısı olmuş olma olasılığı bulunmasına rağmen, önceki yıllarda çoğu insan mevsimsel ve pandemik gribe maruz kalmıştı. Bu nedenle, grip kohortundaki bazılarının gribe karşı kalıntı bağışıklığa sahip olduğu varsayılmalıdır. Bunun aksine, şiddetli akut solunum sendromu koronavirüsü, hiç kimsenin daha önce bağışıklığının olmadığı yeni bir virüstür. Bu nedenle, iki hastalık grubu arasındaki fark, bağışıklığı olmayanlara kıyasla bir miktar bağışıklığı olan kişiler arasındaki farklılıkları temsil edebilir. Öyleyse, bu çalışma her yıl ve özellikle COVID-19 salgını sırasında grip aşısı yaptıran bireylerin önemini vurgulamaktadır.

COVID-19’un uzun vadeli etkileriyle ilgili endişeler artmıştır. PMSI veri tabanı yalnızca hastaneye kabulleri kapsamaktadır ancak belki de COVID-19’lu bireylerden oluşan bir örneklem çıkarılıp, uzun vadeli hastalık ve ölüm oranı hakkında veri sağlamak için 6 ay boyunca takip edilebilir.

Piroth ve meslektaşları tarafından yapılan çalışmada, yaklaşan COVID-19 aşılaması için önemli mesajlar içerir. Açıkça obezite, diyabet ve hipertansiyonu olan kişiler yüksek riskli gruplar olarak görülmelidir ama sonuçlar aynı zamanda gençlerin de ciddi şekilde hastalanabileceği göz önüne alındığında çocuklara ve ergenlere aşı sunulması gerektiğini göstermektedir. Aşıların ilk turlarında sağlık çalışanlarına ve 65 yaşından büyük kişilere öncelik verilse bile, aşı mevcut olduğunda çocuklara ve ergenlere de aşı sunulmalıdır.

 

Kaynak:

www.thelancet.com

 

Kaynakça:

1. Gubbels S, Perner A, Valentiner-Branth P, Molbak K

National surveillance of pandemic influenza A(H1N1) infection-related admissions to intensive care units during the 2009–10 winter peak in Denmark: two complementary approaches.

Euro Surveill. 2010; 1519743

2. Petersen E, Koopmans M, Go U, et al.

Comparing SARS-CoV-2 with SARS-CoV and influenza pandemics.

Lancet Infect Dis. 2020; 20: e238-e244

3. Simonsen L, Spreeuwenberg P, Lustig R, et al.

Global mortality estimates for the 2009 influenza pandemic from the GLaMOR project: a modeling study.

PLoS Med. 2013; 10e1001558

4. Piroth L, Cottenet J, Mariet A-S, et al.

Comparison of the characteristics, morbidity, and mortality of COVID-19 and seasonal influenza: a nationwide, population-based retrospective cohort study.

Lancet Respir Med. 2020; (published online Dec 17.)

https://doi.org/10.1016/S2213-2600(20)30527-0

5. Goyal P, Choi JJ, Pinheiro LC et al.

Clinical characteristics of COVID-19 in New York City.

N Engl J Med. 2020; 382: 2372-2374

6. Karagiannidis C, Mostert C, Hentschker C et al.

Case characteristics, resource use, and outcomes of 10021 patients with COVID-19 admitted to 920 German hospitals: an observational study.

Lancet Respir Med. 2020; 8: 853-862

7. Sousa BLA, Sampaio-Carneiro M, de Carvalho WB, Silva CA, Ferraro AA

Differences among severe cases of SARS-CoV-2, influenza, and other respiratory viral infections in pediatric patients: symptoms, outcomes and preexisting comorbidities.

Clinics (Sao Paulo). 2020; 75e2273

8. García-Salido A, de Carlos Vicente JC, Belda Hofheinz S, et al.

Severe manifestations of SARS-CoV-2 in children and adolescents: from COVID-19 pneumonia to multisystem inflammatory syndrome: a multicentre study in pediatric intensive care units in Spain.

Crit Care. 2020; 24: 666

 

9. Linderman SL, Ellebedy AH, Davis C, et al.

Influenza immunization in the context of preexisting immunity.

Cold Spring Harb Perspect Med. 2020; (published online Sept 28.)

https://doi.org/10.1101/cshperspect.a040964

10. Yelin D; Wirtheim E, Vetter P, Kalil AC, Bruchfeld J, Runold M, et al.

Long-term consequences of COVID-19: research needs.

Lancet Infect Dis. 2020; 20: 1115-1117

Makale Bilgisi

Yayımlanma Geçmişi

Yayımlanma: 17 Aralık 2020

DOI: https://doi.org/10.1016/S2213-2600(20)30577-4

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.