- “Her acıya rağmen köyümden hiç çıkmadım. 6 yıl tek başımıza kaldık. Barış olursa sadaka dağıtacağım.”
Şirnex’in Qileban ilçesine bağlı Deloqan (Kalemli) Köyü de 90’larda yakılan, yıkılan ve boşaltılan köylerden biri. O dönemlere tanıklık eden 80 yaşındaki Narınç Önver’i dinlemek için evine konuk oluyoruz.
1993-1994 yılları arasında Narınç Önver’in yaşadığı köy yıkılıyor. Köyleri yakılıp yıkılınca köylüler de topraklarını bırakıp gitmek zorunda kalıyor. Köylülerden kimilerinin Güney Kürdistan’a, kimilerinin Türkiye’nin farklı kentlerine gittiğini anlatan Narınç Önver, “Bizler bir yere gitmedik, burada kaldık. Ben ailemle birlikte 6 yıl boyunca burada tek başıma kaldım. Ben her acıya rağmen köyümden hiç çıkmadım. Eskiden burada herkes beraber yaşıyordu, güzel bir yaşamımız vardı. Sonra katliamlar, tutuklamalar, ölümler oldu… Herkes bir tarafa dağıldı. Komşularımızdan bile kimse duramadı burada. Yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra insanlar yavaş yavaş gelip gitmeye başladılar” dedi.
Yüzlerce mermi
Saldırılara rağmen köyünü bırakmadığını söyleyen Narınç Önver, “Daha akşamüstü güneş batmadan evimize girer, kapılarımızı sıkıca kilitlerdik. Pencerelerimizi de iyice örtüyorduk. Dışarıdan ışık görünmemesi için battaniyeler ile pencereleri kapatıyorduk. Görünen en küçük ışıkta etrafımızdaki dağların hepsine yerleşen askerler evimize ateş açıyorlardı. Açılan ateşlerde evimize yüzlerce mermi isabet ederdi. Ama bir şekilde atlattık o günleri. Çocuklarımız küçüktü o zamanlar. Bizler çok zorluk çektik. Bitti bitecek derken gün yüzü görmedik hiç” diye anlattı.
Hepinizi tararız
Jinnews’ten Neslihan Kardaş’ın konuştuğu Narınç Önver köylülere koruculuk dayatması yapıldığını belirterek şöyle konuştu: “Köydeki bütün erkekleri topluyor, köyün arkasında bir yere götürüyorlardı. ‘Korucu olmazsanız hepinizi tararız’ diyorlardı. Kadınlar, çocuklar ağlıyorlardı fakat kimseye acıma yoktu. İki akrabamız suçsuz yere öldürüldü burada. Köyümüzde hiç korucu olmadığı için bunları yapıyorlardı. Bize çok zulüm ettiler.”
Son birkaç yıldır yurttaşların köylerine dönüp yeniden ev yapmaya başladıklarını aktaran Narınç Önver, “Yine o yıllara benzer bir şey olursa köylüler tekrar gitmek zorunda kalırlar. Bizler gün yüzü görmedik, rahat bir lokma yemek yiyemedik, hiçbir şey görmedik. Hâlâ aynı zulüm devam ediyor, çok zorluk yaşıyoruz. Görmediğimiz şey kalmadı” diye konuştu.
Barış olursa sadaka dağıtacağım
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de dikkat çeken Narınç Önver, “İnşallah başarıya ulaşır. Barış olursa sadaka dağıtacağım. Artık herkes rahat bir yaşam sürsün. Çok zorluk yaşadık, bu zorluklarla dünyanın neresinde olursak olalım tat alamayız. O yüzden artık barışın olması lazım. Biz herkes için rahat bir yaşam istiyoruz” çağrısında bulundu. ŞIRNEX