Koronavirüse nasıl yakalandığınız, kimlerin en riskli grupta olduğu ve bulaşmayı nasıl engelleyeceğinizle ilgili gerçekler
Hannah Devlin
İddia 1: Maske işe yaramaz
Maske takmak virüsten yüzde yüz korumuyor çünkü virüsler gözden de bulaşabiliyor ve aerosol olarak bilinen küçük viral partiküller maskeden geçebiliyor. Ama maskeler, koronavirüsün ana bulaşma yolu olan tanecikleri engelleme konusunda etkili ve bazı araştırmalar, hiç giyilmediği durumlara kıyasla maskenin yaklaşık beş kat koruma sağladığını gösteriyor.
Enfekte bir insanla yakın temasta olmanız muhtemelse, maske bulaşma olasılığını azaltıyor. Koronavirüs semptomları gösteriyorsanız ya da tanılandıysanız, maske takmak başkalarını da koruyacaktır. Bu yüzden maskeler sağlık ve sosyal hizmet çalışanları için kritik önemde ve aynı zamanda hastalarına bakan aile üyeleri için de öneriliyor. İdeal olanı hem hastanın hem de bakım sağlayanın maske takması.
İddia 2: Virüs mutasyon geçiriyor ve daha ölümcül hale geliyor
Tüm virüsler zaman içinde mutasyonlar geçirir ve Covid-19 da geçiriyor. Bir virüsün ne kadar farklı mutasyonlara uğrayabileceği doğal seçilime bağlı. Daha hızlı yayılan ve vücutta daha etkili çoğalan versiyonlar en “başarılı” mutasyonlar olacak. Ancak bu illa ki mutasyon sonucunda insanlar için daha tehlikeli olacağı anlamına gelmiyor çünkü insanları hızla öldüren veya onları başkasına bulaştıramayacak kadar hasta eden virüsler bulaşma şansını kaybediyor aslında.
Çinli bilim insanlarının, Wuhan ve diğer şehirlerdeki hastalardan alınan 103 virüs örneği üzerinde yaptığı genel analiz, ilk aşamada, L ve S adını verdikleri iki ana versiyonun ortaya çıktığını gösteriyor. L versiyonu S olandan daha yaygın olsa da (örneklerin yüzde 70’i L), virüsün atasının S versiyonu olduğu ortaya çıkarılmış.
Bu araştırmayı yapan ekip, bunun L versiyonunun daha “agresif” olduğunu, yani ya daha kolay bulaştığını ya da vücudun içinde daha hızlı çoğaldığını gösterdiğini belirtiyor. Ancak bu teori şu aşamada spekülatif. Çünkü bir versiyonu kapan insanların bunu bulaştırmasının veya daha ciddi semptomlar sergilemesinin daha olası olduğuna dair doğrudan karşılaştırma yok elimizde.
İddia 3: Korona gripten daha tehlikeli değil
Koronavirüs kapan birçok insan, grip semptomlarından daha kötü bir şey yaşamayacak ama hastalığın genel profili, ki buna mortalite oranı da dahil, çok daha ciddi görünüyor. Bir salgının başlangıcında, görünür mortalite oranı fazla çıkabilir çünkü hastalığı hafif geçirenlerin gözden kaçılması ihtimali vardır. Ama Dünya Sağlık Örgütü’nün virüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çin’de görevlendirdiği uluslararası misyonun üyesi olan uzman Bruce Aylward, bunun Covid-19 için söz konusu olmadığı, yani mortalite oranının hafif geçirenler dahil edildiğinde de gribe göre yüksek olduğunu söylüyor. Rakamlar, Covid-19’un gripten on kat daha ölümcül olduğunu gösteriyor ve buna göre dünya genelinde yılda 290.000 ila 650.000 insanı öldüreceği tahmin ediliyor.
İddia 4: Yalnızca yaşlıları öldürüyor, gençler rahat olabilir
Yaşlı olmayan ve altta yatan bir sağlık sorunu bulunmayan çoğu insan Covid-19’dan kritik şekilde hastalanmayacaktır. Ama hastalığın gripten daha ciddi solunum yolu semptomlarına yol açma ihtimali yine de daha yüksek ve ayrıca başka risk grupları da var. Örneğin sağlık çalışanları daha yüksek risk altında çünkü virüse daha yüksek oranlarda maruz kalmaları ihtimali söz konusu. Genç, sağlıklı insanların semptomları bildirmek ve karantina talimatlarına uymak gibi davranışları, toplumun en savunmasız olanlarını korumada ve salgının genel gidişatını belirlemede önemli rol oynayacak.
İddia 5: Kapmak için enfekte bir insanla en az 10 dakika geçirmeniz gerek
Gribe yönelik bazı hastane yönergeleri, maruziyeti, hapşıran veya öksüren enfekte bir insanın 10 dakika veya daha uzun süre 2 metre yakınında olmak şeklinde tanımlıyor. Ancak korona için daha kısa süreli etkileşimlerle de bulaşma ihtimali var, hatta virüsü kontamine olmuş yüzeylerden bile kapabilirsiniz ama bunun daha az yaygın bir bulaşma yolu olduğu sanılıyor.
İddia 6: Birkaç ay içinde aşı bulunabilir
Bilim insanları yeni koronavirüs için aşı geliştirme çalışmalarına hemen başladılar. Bunda Çinli araştırmacıların virüsün genetik şifresini erkenden çözmesi de etkili oldu. Çabalar süratle devam ediyor, sayısız ekip şu anda hayvan deneylerinde olası aşıları test ediyorlar, ancak ticari bir aşının piyasaya sürülebilmesi için gereken aşamalı deneyler için halen uzun bir süre öngörülüyor. Buna nadir bile olsa yan etkilerin tespit edilmesi zorunluluğu da dahil. Ticari bir aşının bir yıl içinde hazır hale gelmesi mümkün ama şu an için uzak bir ihtimal.
Çeviren: Serap Şen
Kaynak: The Guardian