Covid’e çözüm

Metin YEĞİN yazdı —

27 Ocak 2021 Çarşamba - 23:00

Dünyada en zengin 10 kişinin salgın sırasında kazandıklarını talep ediyoruz. Yoksa Diderot’un sözünü biraz uyarlayarak; ‘Dünyanın son kralı, en zenginlerinin bağırsakları tarafından boğulmadıkça bize huzur yok…’

Eğer hayat filmlere benzeseydi. Özellikle bir Amerikan filmine, hani bol renkli, mutlaka bir araba kovalamaca sahnesi olan, güzel kadın bir ya da iki, ünlü ve mutlaka genç. Hani içimizden bile olsa ‘vay be’ dedirten, şöyle inanılmaz olduğu için filmde olan ve bu yüzden seyredilen, bu yüzden Amerikan olan ve belki başında bir aslanın kükrediği, filmlerden biri olsaydı, kahraman bizi son anda kurtarırdı. Belki ölmeden önce saniyeler ilerlerdi. Heyecanlanırdık kahramanlarımıza bir şey olacak ve dolaysıyla bu dünya kurtulamayacak diye…

Fakat filmde değiliz işte ve çok şükür kahramana da ihtiyacımız yok aslında. Çok büyük ve yapılamayacak şeyler de değil, ‘Covid’in için çözüm!’ Bunlardan bir tanesini İngiliz yardım kuruluşu OXFAM açıkladı. ‘Oxfam’a göre en zengin 10 kişinin, salgın dönemindeki kazancıyla herkese yetecek sayıda -dünyadaki herkese- yetecek sayıda aşı satın alınabilir.’ Sadece bu da değil, pandemi sırasında herkesin -dünyadaki herkesin- ekonomik kaybı da bu kazançtan karşılanabilir…

Bir şeyin altını çizmeliyim yoksa ‘anarşik’ bir öneri zannedebilirsiniz; Bütün servetleri değil, sadece ve sadece ‘salgın sırasında’ elde ettikleri ‘kazanç’ bu. Bu yüzden, hayat film olmadığından, -belki bazılarımız genç ve güzel olsa da - çok fazla kahramana ihtiyacımız yok. Basit bir denklem bu. Yıllar önce rastladığım, Lübnan Komünist Partisinin o çok güzel sloganının, Covid uygulaması bu; ‘Aç kalma zenginleri ye!’

Bu eşitsiz dünya, kendi yıkımına her gün daha fazla yaklaştığında, bundan başka ve bundan daha kolay bir çözüm olabilir mi?

Bir toplumsal talep olarak bundan daha haklı bir şey olabilir mi?

Hadi devrimi bir tarafa bırakalım – çok uzağa koymayın ama- bu çözüm için, öyle çok düşünmeye gerek var mı?

Bir yanda milyonlarca insanın yaşamı, öte yanda, bankalarda dijital dijital yanıp sönen, bu yola yeni düşmüş, her biri devasa rakamları simgeleyen işaretlerle dolan hesap defterleri. Hangisini tercih ederse artık dünya. En zenginlerin, fonlar aracılığı ile bize ‘bahşettikleri’, herkese, her asgari ücretliye devasa gelen rakamlar, bir kenarda dursun, bu dünyada var olmanın vergisi olarak, bu dünyanın insanlarını korumak zorunda olmalarının zorunlu bir sonucu bu.

Dünyada en zengin 10 kişinin salgın sırasında kazandıklarını talep ediyoruz. Yoksa Diderot’un sözünü biraz uyarlayarak; ‘Dünyanın son kralı, en zenginlerinin bağırsakları tarafından boğulmadıkça bize huzur yok…’

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.