Çözüm demokratik uluslar birliğidir

Forum Haberleri —

Ortadoğu'da birlik

Ortadoğu'da birlik

  • Üçüncü Dünya Savaşı’nın tüm şiddetiyle sürdüğü Ortadoğu’da savaşta ihtiyaç olan halkların Demokratik Uluslar Birliği halinde örgütlenmesidir.

XALID KARASUNGUR

Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sistemin en zayıf halkası olan Rusya’da Ekim Devrimi’ne yol açtı. Bu insanlık tarihinde niteliksel anlamda yeni bir durumdu, bir ilkti ve çok önemliydi.

İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında dünyanın her tarafında yükselen ulusal kurtuluş hareketleri oldu. Bu süreç aynı zamanda ABD’nin yeni sömürgecilik politikasını geliştirdiği yıllardı. Sömürgeciliğe karşı mücadelede birçok ulusal kurtuluş hareketleri yeni ulus devletlerin ortaya çıkması biçiminde başarıya ulaşıyor, zafer kazanıyordu. Ne var ki ulus devletçi zihniyet süreç içerisinde görüldüğü gibi bu ülkelerin daha sonra kapitalist modernite sistemine eklemlenmesine yol açtı. Ama böyle de olsa sonuçta o zamanki koşullarda iki dünya savaşı neticesinde dünyanın üçte birinde kapitalist modernite sistemine karşı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) öncülüğünde ulusal kurtuluş hareketlerinin de içinde yer aldığı bir sistem oluştu.

Kapitalist-emperyalist sistem, her ne kadar her iki savaşta ağır ekonomik ve siyasi yıkım yaşadıysa da esasen dehşet verici büyük felaketleri halklar, insanlık yaşadı. Savaşa girmemenin avantajıyla bu süreçte daha da çok güçlenen ve palazlanan ABD açıkça ve doğrudan kapitalist modernite sisteminin liderliğini üstlendi. Geliştirdiği Marshall ve Truman doktriniyle başta Avrupa olmak üzere sistemin tüm bileşenlerini ekonomik, siyasi ve askeri olarak kendine bağladı. Bu ülkelere bir taraftan ekonomik yardım sağlarken diğer taraftan özellikle yeni sömürgecilik politikasını geliştirmeye çalıştı. ABD öncülüğünde geliştirilen yeni sömürgecilik politikasında Vietnam devrimiyle birlikte ciddi bir gedik açılmasına rağmen bu politika dünyanın pek çok yerinde ve Ortadoğu’da da uygulanmaya başlandı.

Kapitalist modernite sistemi kendisinin de altından kolay kalkamadığı, her bakımdan büyük yıkım ve felaketlere yol açan Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’ndan önemli dersler çıkardı. Günümüzde artık o tür dünya savaşları yerine sürdürülebilir gerginlik ve gerilim politikaları ile kontrollü çatışma ve savaşları çıkarları için daha doğru görmektedir. Sistemin kendi içinde farklı merkezler arasında bazen ciddi sorunlar, sertleşmeler ve hatta restleşmeler yaşaması tüm sorunlara ve sorunların olduğu her yere aynı perspektif ve politikalarla yaklaşmasını mümkün kılmamaktadır. Ekonomideki durgunluk ve daralan pazar alanları kendi aralarındaki çelişki ve çatışmaları daha da tetiklemektedir. Ticaret ve enerji hatlarının yeni jeopolitik alanlar oluşturduğu, bunun da güçler arasında yerel ve bölgesel düzeyde bazı gerilim, çelişki ve çatışmalara neden olduğu görülmektedir. Bu çelişki ve çatışmaların en yakıcı biçimde yaşandığı bölgelerden birisi de Ortadoğu olmaktadır. Rêber Apo bütün bu savaşların nedenini ulus devlet zihniyetinde görmekte ve 2009 yılında Ortadoğu’da Uygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü adlı savunmasında şunu demektedir “Ulus-devletçi yaklaşımlarda ısrar edildikçe, İsrail-Filistin, Irak Kürt-Şii-Sünni, Keşmir, Berberi, Pakistan-Afganistan, Belucistan, Kurdistan, Lübnan, Sudan ve daha birçok alandaki sıcak savaşların sürmesi kaçınılmazdır.” Rêber Apo sorunların çözümü için de aynı savunmasında şunu demektedir “Ortadoğu’da halen devam eden ve tarihsel-toplumsal haksızlıklardan kaynaklanan birçok savaşın, çatışmanın ve gerginliğin ortadan kaldırılması için demokratik konfederalizm bir çözüm imkânıdır.” Görüldüğü gibi Demokratik Ulus kavramı ve gerçeği ulus devlet çılgınlığına karşı geleceğin barış, adalet ve özgürlük içindeki en anlamlı toplumu ifade etmektedir.

Ortadoğu’da Üçüncü Dünya Savaşı 20 yılı aşkın bir süredir devam etmektedir. Savaşın merkezi ise Kurdistan’dır. Demek ki Üçüncü Dünya Savaşı Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’ndan çok farklı biçimde olmaktadır.

Sorumlu ve duyarlı olan herkeste oluşan kanaat şudur ki; Kürt sorunu ve Filistin sorunu çözülmeden Ortadoğu’da demokrasi, barış ve istikrar asla mümkün değildir. O halde Ortadoğu’da demokrasi, barış ve istikrar nasıl gerçekleşecektir?

Birincisi; Kürt sorununun çözümüyle olacaktır bu. Bunun için Kürtlerin işbirlikçi çizgiye karşı mutlak yurtseverlik çizgisinde birleşmeleri, bu temelde ulusal birliklerini sağlamaları gerekmektedir. Bu aynı zamanda Kürt sorununun demokratik ulus perspektifiyle çözümü anlamına gelmektedir.

İkincisi; Ortadoğu’da demokrasi, barış ve istikrar Kürt sorununun çözümüyle birlikte bir de Filistin sorununun çözümüyle olacaktır. Bunun için Filistin halkının her türden milliyetçilikten uzak Demokratik Ulus zihniyetiyle Demokratik Konfederalizmde ısrar etmesi en gerekli ve en doğru olandır.

Üçüncüsü; Arap toplumunun Filistin sorununun çözülmesi somutunda kendi Demokratik Ulusal Birliğini oluşturması önemlidir.

Dördüncüsü; tüm Ortadoğu’da Kürt-Arap birliğinin yaratılmasıdır. Ortadoğu ancak bu temelde tarihsel kökleri üzerinde yeniden şekillenecek demokrasi, barış ve istikrar bu temelde gerçekleşecektir.

Bunun da anlamı şudur ki; Üçüncü Dünya Savaşı’nın tüm şiddetiyle sürdüğü Ortadoğu’da savaşta ihtiyaç olan halkların Demokratik Uluslar Birliği halinde örgütlenmesidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.