Rus hükümetinin çağrısı üzerine Esad rejiminin temsilcileriyle Suriye muhalefeti arasındaki müzakereler Moskova’da yapılıyor. 

6 Nisan'da başlayan Moskova'daki toplantıların ilk iki gününde PYD'li temsilcilerin de içinde olduğu Suriyeli muhalifler sadece kendi aralarında görüşmeler yürüterek, Esad rejimine sunacakları çözüm önerilerini ve taleplerini belirledi. 


Muhalifler taleplerde ortaklaştı

Ortak metinde, silahların susturulması, kritik bölgelere acil insani yardımın ulaştırılması, siyasi tutsakları serbest bırakılması, basın ve ifade özgürlüğünün temin edilmesi talepleri de yer aldı. Yine görüşmelere katılan PYD ile Rojava kantonları temsilcilerinin Suriye'deki iç savaşı sonlardırmak için çözüm önerisi olarak sunduğu eşitlik esaslı, çok kültürlü, çok dilli Demokratik Özerklik modeli diğer muhalif katılımcılar tarafından kabul gördü ve Şam heyetine sunulacak ortak metne girdi. 


Metin, Şam heyetine sunuldu

Ortak metin dün müzakerelere dahil olan Esad rejimi delegasyonu sunuldu. Esad yönetiminin delegasyonuna Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi Beşar Caferi liderlik yapıyor. Caferi başkanlığındaki rejim heyeti, görüşmelerde muhalefetin ortaklaşa hazırladığı ortak metin  üzerine görüş bildirdi. Ancak gazetemizin baskıya girdiği saatlerde (17:40) taraflardan kamuoyuna dönük herhangi bir açıklama yapılmış değildi. 


Rojava modeli ortak metinde

Müzakarelere Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile Rojava kantonu temsilcileri de katıldı. PYD Eşbaşkanı Salih Muslim başkanlığındaki heyet, Rojavalı Kürtlerin çözüm önerilerini müzakere bileşenlerine sundu. Kürt heyeti toplantılarda, Rojava'da inşa edilen Demokratik Özerklik sistemini ve kanton yönetim şeklini anlatarak; eşitliği, adaletli paylaşımı ve özgür birlikteliği esas alan çok dilli, çok kültürlü bu alternatif modelin Suriye ve Ortadoğu'nun sorunlarına çözüm olabileceğini ve böylece toplumlar arası barışın sağlanabileceğini söyledi. Kürt heyeti, Ocak ayında yapılan ilk Moskova toplantılarında da aynı öneride bulunmuş ancak katılımcıların çoğunluğu talebin Şam'a sunulacak ortak metne girmesine onay vermemişti. 


Kobanê zaferi 

Kürtlerin elini güçlendirdi

Bu kez farklı oldu ve kabul gören öneri ortak metne girdi. Bunda Kürtlerin Kobanê başta olmak üzere bulundukları heryerde özgüçleriyle DAİŞ'i yenmelerinin etkisinin yanısıra Rojava kantonlarında uygulanan siyasi sistemin istikrar ve toplumsal barışı sağladığının görülmesinin de etkisi var. 


Halit Îsa farkı ortaya koydu 

Görüşmelere katılan PYD Fransa Temsilcisi Dr. Halit Îsa iki toplantı arasındaki farkı şöyle izah etti: "Bir önceki Moskova toplantılarında kantonların çoğulcu, demokratik, özerk yönetimlerinin model alınması önerisini yaptığımızda büyük çoğunluk buna karşı çıkmış ve ortak bir noktaya varılamamıştı. Şimdi ise itirazlar olsa da ilk toplantılarda olduğu gibi değildi ve önerimiz ortak metinde yer buldu. Bu bizim için oldukça önemli bir durumdur. Bu diğerlerinin de Rojava'daki gerçeği kabul ettiğini gösterir" dedi. 


Rejim adım atmak zorunda

Şam rejimini temsil eden Beşar Caferi başkanlığındaki heyetin metne yanıtının Moskova toplantılarının geleceğini belirleyeceğini ifade eden Îsa, gelinen noktada Suriye'nin artık adım atmak zorunda olduğunu söyledi. Suriye ile görüşmenin ve insani haklarından taviz vermeden demokratikleşmeye giden yolda çaba göstermenin gerekli olduğunu sözlerine ekleyen Îsa, "İnsanlarımız orada savaştığı sürece, ölümler olduğu sürece biz çözüm için çalışmak zorundayız, elimizden geleni yapmak zorundayız. Şu anda da bunun için çabalıyoruz, Suriye'nin de bunu artık gördüğünü umuyorum" diye konuştu.


Asgari müştereklerde uzlaşıldı

Cizîrê Kantonu Dışilişkiler Bakanı Yardımcısı Emine Ossi de Moskova toplantıları arasındaki farkı, "Birinci Moskova toplantısında ortaklaşılan konular açısından bakıldığında bu toplantıda daha içi dolu ve politik bir muhalefet görüyoruz. Özellikle toplantıda siyasi çözüme gelen itirazların azlığı da bunu gösterdi" sözleri ile anlattı. PYD tarafından özerk demokratik kanton yönetimlerinin tecrübelerinden yararlanılması gerektiğinin söylendiği ilk Moskova toplantısında gelen itirazların daha kuvvetli ve sert olduğunu vurgulayan Ossi, "Şimdi ise bu öneriye hak veren anlayışlar daha ağırlıkta ve nitekim bu nedenle Rojava tecrübesi, demokratik, özgür bir Suriye için yararlanılması gereken tecrübeler arasında yer aldı" dedi. 


Şam sorunu kabul etmeli

Esad rejimine yönelik ise Ossi, şunları söyledi:"Şam rejimi, Suriye'de yaşanan gerilimin sadece dış mihraklardan kaynaklanmadığını, içerdeki sorunların bu çatışmalarda ve anlaşmazlıklarda en önemli neden olduğunu anlamalı ve kabul etmeli artık. Yoksa herhangi bir adım atılmayan bir Moskova toplantısı daha yapamayacağız. Bu toplantıların sonu olabilir."


Herkes için demokrasi talebi

Muhalifler olarak tek metinle rejimin karşısına çıkabilmenin oldukça önemli olduğunu ifade eden Suriye Araştırma Merkezi Yöneticisi aktivist Fateh Jamous ise "Suriye bu metinde talep edilenlerin ne kadar basit olduğunu gördüğünde utanmalı" dedi. Metnin bir diğer önemli noktasının ise özgürlüğün ve demokrasinin hiçbir din, dil, ırk, mezhep, sınıf ayırmadan herkes için istenmesi olduğunun altını çizen Jamous, Şam’ın bunları dikkate almak dışında başka bir yolunun kalmadığını da sözlerine ekledi. 


Suriyeliler için önemli bir adım

Halk İradesi Partisi Genel Başkanı Kadri Cemil de muhalefetin anlaştığı noktaların hükümeti sıkıştıracağını vurguladı. Muhalefetin yapılması gerekenler konusunda tek ses olduğunun altını çizen Kadri Cemil, şöyle devam etti: "Moskova'da yapılan ilk toplantıda bizim bir ajandamız yoktu. Ama bu toplantıda artık böyle bir ajandamız var ve bu ajanda da hiç kimsenin dışlanmayacağı bir idari yapı en önemli noktayı oluşturuyor. Bu küçük gözükse de 4 yıldır savaşta olan, birbiri ile iletişimde olmayan Suriyeliler açısından çok önemli bir adımdır."


GÜNEŞ ÜNSAL/DİHA/MOSKOVA