
İmralı Adası'na önceki gün giderek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşen kardeş Mehmet Öcalan görüşmenin içeriğine dair ayrıntıları DİHA'ya anlattı. 45 dadika süren görüşmede, Öcalan'ın kendisine dışarda neler olduğunu, kamuoyunun süreç hakkında ne düşündüğünü sorduğunu belirten Mehmet Öcalan, kendisinin de izlenim ve gözlemlerini aktardığını söyledi.
Dışarıya doğruları söyleyin
Mehmet Öcalan'ın aktarımlarına göre Kürt Halk Önderi şunları söyledi: "Ben buradan her şey hakkında böyle yapacağım, şöyle yapacağım, dersem bu ahlaki ve doğru olmaz. Ben bu süreci yürütürüm; ancak dışarıya doğruları söyleyin. Buraya gelen heyet ile görüştüm. Belki buraya gelen insanlar samimidir. Ama tek onlar değildir. Başka güçler vardır. Bu güçler, bu sürece ne kadar destek veriyorlar bunu bilmiyorum. Buraya gelenler samimidir; ama onların da bir yere kadar sınırı vardır. Doğru işlerse elimizden geleni yapıyoruz. Ama benim yapacaklarım da sınırlıdır. Her şey ben değilim. Bu doğru da değildir. Her şeyi benim omuzlarıma atıyorlar. Bu doğru değil. Ama elimizden ne gelirse, Kürt sorununun çözümünde doğrularımızı söyleriz. Heyete isteğimizi, üzerime düşenleri onların eliyle hükümete gönderdim. Ne istiyoruz, ne yapabiliriz, nasıl çözülür, bildiklerimizi hükümete verdik. Hükümet buna ne ad verirse versin, bu yol çözüm yoludur. Onlar bu isteklerimizi, Kürt sorununu çözüm projemizi değerlendirecekler. Ama tekrar söylüyorum ben bir mahkumum, her şeyin sahibi değilim. Her şeyi bana bağlamayın, bağlasanız da ben yapamam.
Bir an önce heyet gelsin
Daha önce de demiştik, DTK ve BDP eşbaşkanlarının gelmesi gerekir. Onlar gelmeyeceklerse başka bir heyet, BDP'den başka şahsiyetlerin yer aldığı heyet gelebilir. İsimler üzerine sorunlar çıkarıyorlar. Bu sorun isim sorunu değildir. Filan kişi gelsin, falan kişi gelsin bu isimler üzerine bir tartışma değildir. O heyet de gelsin, onlarla tartışalım, süreç nasıl yürüyecek onlarla konuşalım. Ahmet ile Ayla bundan 40 gün önce geldiler. Bundan sonra bir şey olacaksa, biz dedik, bunun bir parçası Kandil'de bir parçası Avrupa'dadır. En büyük parça da bu halkın kendisidir. Başta Kürt ve Türk halkıdır. Bu 30-40 yılın sorunu değildir, 100-200 yılın sorunudur. Bu sorun çözülecekse heyetin gelmesi gerekir. Heyetle tartışacağız, onlar da halka anlatacak. Kandil ve Avrupa kendi görüşlerini, gerçeklerini söylemeli. Onlar da bu sorun nasıl çözülecek görüşlerini söylemeliler. Tekrar ediyorum bu sorunu çözmek için halka veya Kandil'e kuşlarla haber gönderemem. Bir an önce heyet gelsin, danışalım. Kürt sorunu nasıl çözülecek, bu projeyi de kısmen devlete, hükümete verdik. Süreç bizim tarafımızdan tıkatılmaz. Eğer süreç tıkatılırsa, Kürt de Türk de zarar görür. Bölgede yaşayan herkes zarar görür. Herkes ona göre sürece hazır olsun.
Paris katliamı aydınlatılsın
Bakın Paris'te 3 kadın öldürüldü, bu bir katliamdı. Bu katliamı yapan kişi olarak birini gösterdiler. Deniyor ki Sivaslıdır, ismini söylüyorlar, bu infazı o yapmış diyorlar. Bak herkes şunu bilsin, ne ad verilirse verilsin. Gladio deniyor yani NATO, kısaca şunu söyleyeyim halkımız şunu bilsin; kim beni buraya getirdiyse, o katliamı da onlar yaptı. Bu katliamı yapan kişi daha önce bir yılda 10 kere Türkiye'ye, Ankara'ya gelmiş. Bu Ankara'da kiminle görüşmüş? Kiminle görüştü, kiminle görüşmedi, bunun görevi neydi? Planı, projeyi kim yapmış? Bu bir an önce ortaya konulsun, saklanmasın. Bu ortaya çıkarılmazsa sabah belki bundan daha büyük katliamlar olur. Bunu devletten, hükümetten istiyoruz. Bu projeyi, planı kim yaptı? Bir an önce ortaya çıkarılsın. Fransa biliyor, Avrupa, ABD, NATO bunu biliyor. Doğruları söylemiyorlar. Bunları söylesinler ki süreç ilerlesin. Bunlar önünü kapatmışlar.
Rojava halkı uyanık olsun
Suriye'de Kürtler, Araplar, Ermeniler, Türkmenler her renkten insanlar var. Suriye halkı çok iyi. Doğrudur Suriye'de çok kaldım. Suriye'de bir yılda iki yılda ne olacak net değildir. Kürtlere, tüm Suriye'de yaşayan halklara söylüyorum, Kürtlerin yaşadığı yerlerde, ekmekten, sudan, yemekten önce önümüzdeki günlerde olacak büyük şeyler için bunun önüne büyük bentler oluştursunlar. Bunun için büyük güçlerini bu bentlerde kursunlar, uyanık olsunlar. Suriye Kürtlerinin büyük bir zahmetle yaptığı serhildanı, hürmet ve saygı ile selamlıyorum. İran Kürtlerimize de çok saygı ve hürmetlerimi gönderiyorum. 15 Şubat'ta Kürdistan'da Türkiye'de, Avrupa'da, dünyada meydanlarda olan halkımıza selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum. Amed'de panzerle katledilen Şahin Öner'in ailesine baş sağlığı diliyorum.
MÜTHA ÇETİN / HÜLYA EMEÇ / DİHA/İSTANBUL