- Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, iddiaların tecritle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek, “Her geçen gün daha da derinleşen ve katmerleşen tecrit, savaş ve çözümsüzlükte ısrardır” dedi.
İmralı Cezaevi koşullarına dikkat çeken Günay, “İmralı Cezaevi, Türkiye’deki herhangi bir cezaevi değil. Aileler, avukatlar, insan hakları ve bağımsız heyetlerin rahat bir şekilde ziyaretlerde bulunacağı, temas kurabileceği, gözlemlerde bulunabileceği bir cezaevi değil. Böyle olunca bu tarz iddialar, ailesi ve avukatları başta olmak üzere tüm demokratik kamuoyunda bir kaygıya neden oluyor” diye konuştu.
İktidarın sessizliğine tepki
Günay, yansıyan ciddi iddialara rağmen iktidarın İmralı konusundaki sessizliğini de eleştirdi. Günay, şunları söyledi: “İktidarın özellikle bu duruma dair uygun ciddiyette olmaması, kaygılara denk düşen hassasiyet göstermemesi, kamuoyunu tatmin eden cevaplar vermemesi de ayrı bir sorun. Bu sorunun ortadan kalkmasının tek yolu, Ada’daki tecridin kaldırılması, aile ve avukat görüşlerinin sağlanmasıdır. Ada’nın bağımsız ve tarafsız insan hakları heyetlerinin kontrolüne açılması, düzenli olarak avukat görüşünün sağlanmasının zemini oluşturulmalı. Bu da tecridin kaldırılmasıyla mümkün."
Tecrit sonlandırılıp, İmralı ile düzenli bir iletişim sağlanması halinde kaygıların sona ereceğini vurgulayan Günay, "Böylece yansıyan iddialar ve haberlerin anlamı kalmayacak. Nitekim Ada ile doğrudan aile ve avukat görüşü gerçekleştirilmiş olacaktı. Dolayısıyla meselenin doğruluğu ya da yanlışlığı aile ve avukatlar tarafından gözlemlenecekti. Ancak bunun koşulu yok” şeklinde konuştu.
Hemen görüşme gerçekleşmeli
Öcalan hakkında sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlara ilişkin açıklama yapan Demokratik Kurumlar Koordinasyonu, zaman kaybetmeden ailesi ve avukatları ile görüşme gerçekleştirilmesini istedi.
Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (ANYAKAY-DER) de içinde bulunduğu Demokratik Kurumlar Koordinasyonu, HDP İstanbul İl Örgütü'nde açıklama yaptı. Açıklamaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK), HDP İstanbul İl Örgütü, Özgür Kadın Hareketi (TJA), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER), Demokratik Aleviler Derneği (DAD), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve İstanbul Kürt Enstitüsü de destek verdi.
Demokratik Kurumlar Koordinasyonu adına metni okuyan MATUHAY-DER Eşbaşkanı Hüsnü Taş, "İmralı’da yaşanan mutlak tecrit hali, hukuksuz olup sonuç itibariyle tüm toplumu etkiliyor. Tecrit, kötü muamele halini geçmiş ve işkence haline dönüşmüştür. Bu koşullar altında Sayın Öcalan'ın yaşamına dönük sosyal medyada yapılan açıklamalar bizleri endişelendirmektedir. Bu aşamada başta avukat ve aileler olmak üzere yasalara uygun bir şekilde sürekli görüş gerçekleştirilmeli, telefon görüş hakkı tam ve eksiksiz kullandırılmalıdır. Konu ile alakalı yetkili tüm kurumları göreve ediyoruz. Biz demokratik kurumlar olarak bir an bile zaman kaybetmeden Sayın Öcalan'ın ailesi ve avukatları ile görüşme gerçekleştirmesini istiyoruz” dedi.