Almanya’da Garzweiler maden ocağını işgal eylemiyle büyük ses getiren Ende Gelände hareketinin Sözcüsü Nike Mahlhaus, ”İklim değişikliklerine karşı olan hareketler hiçbir zaman şimdi olduğu kadar kararlı değildi. 2020’de ‘artık yeter’ diyeceğiz ve tüm Avrupa’da bu yıkıcı sisteme karşı büyük eylemler düzenleyeceğiz” dedi.
ROZA KORKMAZ
Sürekli yok sayılan, ekonomik nedenlerden dolayı arka plana atılan küresel iklim krizi Avrupa’daki gençleri mobilize ediyor. Geleceklerinden kaygılanan gençler politikacıların bu umursamaz tavırlarını değiştirmek adına çeşitli gruplar halinde örgütlenip protestolarda bulunuyor.
Almanya’da da çevre hareketleri oldukça etkin. Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında Greta Thunberg adında 16 yaşındaki İsveçli çevre aktivistinin başlattığı ”Fridays for Future” (gelecek için cuma günleri) gösterileri kapsamında Almanya’da da binlerce öğrenci aylardır cuma günleri okula gitmek yerine çevre için sokağa çıktı. Haziran ayının sonunda ise ”Ende Gelände” (Son durak ya da tarihin sonu) isimli hareket katılımın çok güçlü olduğu eylemler düzenledi. Tren yollarının kapatıldığı, maden ocaklarının işgal edildiği eylemler büyük ses getirdi. Renkli eylemleri ve eylemlere kamuoyunun verdiği destek yöneticeleri ürkütmeye başladı. Almanya Kuzey Ren Westfaliya-NRW eyaletinin 2018 yılı istihbarat raporunda Ende Gelände ‘radikal’ olarak adlandırılıyor ve eylemleri ‘suç’ kapsamında ele alınıyor.
Anti-atom hareketlerinin, büyük çevre organizasyonlarının, sol siyasi gruplarının ve birçok öğrencinin katıldığı ”Ende Gelände”, fosil yakıt çağının sonu gelmedikçe iklim krizinin ve sosyal adaletsizliğin son bulmayacağını düşünüyor. Bu yüzden 2015’den beri açık madenlerde eylemler düzenleyen Ende Gelände hareketinin basın sözcüsü Nike Mahlhaus, gazetemizin sorularını cevapladı.
Haziran ayının sonunda Garzweiler’da binlerce eylemci, kömür kullanımını sonlandırmak için maden ocağını işgal etmişti. Bu protestolar ”Ende Gelände” için nasıl geçti?
En son eylemimiz tarih yazan bir eylemdir. Tüm linyit alanını kapatmıştık; bölgenin ana arterlerini, kuzey-güney kömür demiryolunu, Hambach tren yolunu ve açık maden ocağını durdurduk. Sakin ve sağduyulu 6 bin eylemcinin kömür kullanımının derhal son bulması için başkaldırdığını görmek muhteşemdi. Maalesef RWE’nin (Rhein-Westfalen merkezli Alman elektrik kuruluşu) ve polisin yasal olmasına rağmen eylemimizi sabote etmeye çalışmalarına şahit olduk. Fakat başarılı olamadılar. Bir hareket geçici olarak engellenebilir ancak asla durdurulamaz. İklim değişikliklerine karşı olan hareketler hiçbir zaman şimdi olduğu kadar kararlı değildi. Dönerken bir çoğumuzun gözlerimizde umudun parıltıları vardı. Bu da tekrar geleceğiz demenin farklı bir yolu.
Ende Gelände bir yıldır Avrupa’da birçok iklim kampını mobilize ediyor. Bu yıl Büyük Britanya ve İtalya’daki kamplarda da yer alacak. Bu konu hakkında bizi biraz daha aydınlatabilir misiniz?
Karbondioksit gazı sınır tanımıyor. İklim krizleri ise sadece beraberce halledilebilir. Geçen sene Çekya ve Hollanda’da yer aldık. Bu yıl sıra Britanya ve İtalya’da. Eylemimizde bizi destekleyen birçok Avrupalı eylemciyi onların eylemlerine katılarak desteklemeyi öngörüyoruz. Şunu da belirtmeliyiz 2020’de ”artık yeter” diyeceğiz ve tüm Avrupa’da bu yıkıcı sisteme karşı büyük eylemler düzenleyeceğiz.
Birçok kaynağa göre 2030’dan önce kömür kullanımına son verilebilir ancak politikacıların bu yönde attığı hiçbir adım yok. Peki onları ikna etmek için ne gibi yollara başvurmayı düşünüyorsunuz?
Mevcut sisteme tamamen karşıyız. Kırk yıldır iklim değişiklikleriyle ilgili problemler biliniyor. Siyasetçiler geçirdiğimiz 40 yıl içerisinde problemi çözebilirlerdi, ancak karbondioksit emisyonları hala yükselmekte. Artık bize kimsenin yardım etmeyeceğini kabullenmeliyiz. Politika ve ekonomi birbirinden ayrılamayacak kadar bağlantılı. Politikacılar ise sadece bir sonraki seçimi düşünüyorlar. Üstelik dar, ulusal sorunların ilerisini göremiyorlar. Böylesine büyük insanlık problemini bu şekilde çözemeyiz. Çözümü kendi elimize almamız gerekiyor. İklim problemlerinin kaynağı olan kömür madenlerini kendi bedenlerimizle durdurmalıyız. Ben kendi vücudumla kocaman bir dozeri durdurduğumda her şey mümkün görünüyor.
Eylemcilerin ekili arazilerin içine girmesi Federal Gıda ve Tarım Bakanı Julia Klöckner eleştirmişti. Eleştirileri hakkında neler düşünüyorsunuz?
Klöckner’nın yaptığı tamamen popülist bir davranış. RWE’nin birçok verimli toprağı yok etmesine, iklim problemleri yüzünden oluşan hasat sorunlarına karşı sessiz kalınıyor. Bio çeşitlilik Klöckner’nın tarım politikasından dolayı inanılmaz derecede düşük. Yapılmak istenen eylememiz sırasında içine girilen bir kaç tarlayı öne çıkartarak asıl sorunu gizlemektir. Çünkü bu büyük insanlık sorununa verebilecekleri bir cevapları yok, vermeyi de düşünmüyorlar zaten. Polis önümüze çıkarsa tarlara girmekten başka bir çaremiz kalmaz. Ayrıca çiftçilerin zararlarını da karşılayacağız.
Peki son olarak aldıkları kararlarla gençlerin, cocukların geleceğini belirleyen siyasetçilerin politikalarını değiştirmek ya da yenilemek için ne yapılmalı?
Yenilenmiş bir politika değil tamamen farklı bir politikaya ihtiyaç duyuyoruz. Sorun hepimizin geleceğini kapsıyor bu yüzden beraberce karar vermeliyiz. Politika her 4 yılda bir oy vermekle bitmiyor. Politika iklim problemidir. Şimdiye kadar iklim problemlerini çözememiş tüm sistemleri sorgulamalıyız. Böylelikle parlamenter demokrasi ve sahip olduğumuz ekonomik sistem gibi birçok sistemin haksız olduğunu gözlemleyeceğiz. Rekabet yerine dayanışmaya, artış yerine yeterliliğe, yeni kolonicilik yerine iklim adaletine ihtiyacımız var. İklim problemini çözdüğümüz bir dünyanın güzel olacağına inanıyorum bu yüzden harekete geçme taraftarıyım.
Sol Partili Lorenz Gösta Beutin
Eylemleri ve hedeflerini destekliyoruz
Gençlerin öncülük ettiği iklim mücadelesine destek veren Sol Parti Milletvekili Lorenz Gösta Beutin Garzweiler’deki maden ocağı işgal eylemine de katıldı. Eylemleri ve talepleri desteklediklerini belirten Beutin, parlamentodaki siyasi partileri konunun ciddiyetini anlamamakla eleştirdi.
Gençlerin öncülüm ettiği iklim ve çevre eylemlerine ilikin olarak Beutin, “Bu muhteşem bir durum. Birçok genç insan ilk defa politik olarak aktifleştiler ve bir şeyleri değiştirebileceklerinin farkına vardılar. Die Linke olarak gençlerin amaçlarını destekliyor ve elimizden geldikçe parlementonun gündemine getirmeye çalışıyoruz. Ende Gelände’nin düzenlediği eyleme birçok Sol Parti milletvekili gibi ben de parlemento gözlemcisi olarak katıldım ve destekledim.”
Sorunun önemi anlaşılamamış
Son 10-15 yıldır Almanya’da iklim-politikasında bir durağanlık olduğu hükümetin çevreyi koruma vaatlerinin sözde kaldığına dikkat çeken Sol Parti Milletvekili Lorenz Gösta Beutin yapılması gerekenlere ilişkin olarak da şunları söyledi: “Gerçek çevre koruması ve iklim adaletine kömür altyapısının değiştirilerek ulaşılabileceğini savunuyoruz. Zenginlerin ve şirket sahiplerin çıkarlarını koruyan bir politika yürütülüyor. 28 Haziran 2019’da mecliste iklim probleminin acil durum olarak tanınması talep ettik fakat sadece FDP’nin küçük bir kısmı ve Yeşiller talebimizi kabul etti, SPD ve CDU karşı durdular. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere, problemin ne kadar önemli olduğu hala anlaşılmamış. Zamanımız azalıyor.”
Ende Gelände istihbaratın gözüne battı!
Eylemleriyle ses getiren ve toplumdan destek alan Ende Gelände hareketi ve eylemleri Almanya yöneticileri ve istihbaratı ürkütmüş durumda. Önceki gün açıklanan Almanya’nın Kuzey Ren Westfaliya-NRW eyaleti 2018 yılı istihbarat raporunda Sol Radikal Gruplar başlığı altında 4 sayfa ayrılan Ende Gelände hareketi ‘radikal’ olarak tanımlandı. Raporda Ende Gelände’nin ılımlı göstericilerin arasına sızdıklarını iddia etti.
Hambach ormanları için geçen sene yapılan eylemlerin de hatırlatıldığı raporda, Ende Gelände’nin enerji şirketi RWE’ye karşı sabotojlar gerçekleştiği söylendi. 2018 yılında yapılan bu eylemlerde değişik ‘suç’ların işlendiği idda edilen raporda, ‘özel mülke tecavüz’ başlığı altında yerleştirilen bölümde arazilere girme, blokaj ve kömür ocakları ve enerji santrallerinde yapılan eylemleri ‘suç’lara örnek gösterildi.
Ende Gelände’nin eylemlerini ‘sivil itteatsizlik’ olarak gösterdikleri ve bu şekilde demokrat ve çevrecileri eylemlerine dahil etmeye çalıştıkları da istihbarat raporunda itham edilen suçlar arasında.