Cumartesi Anneleri 785. haftada online bir araya geldi
Gözaltında kaybedilişinin yıldönümünde Nurettin Yedigöl için yapılan Cumartesi Anneleri açıklamasında, adalet mücadelesinden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.
Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Cumartesi Anneleri, 785. hafta buluşmasında 12 Eylül zihniyetinin cezasız bıraktığı Nurettin Yedigöl dosyasını ele aldı.
Gözaltında kaybedilişinin 39. yılında ağabeyi Nurettin'i aramaktan vazgeçmediklerinin altını çizen Muzaffer Yedigöl, yıllardır başvurmadıkları yetkili, çalmadıkları kapı kalmadığını söyledi. "Ne yazık ki devlet kulağını, gözünü kapamış" diyen Yedigöl, tek istediklerinin manevi de olsa bir mezar yeri olduğunu vurguladı. Kendisinden sonra da çocuklarının Nurettin Yedigöl için mücadele edeceklerini söyleyen Muzaffer Yedigöl, "Unutmadık, hala kalbimizde yaşıyor ve yaşatacağız" dedi.
İsmini dahi söylemedi
Nurettin Yedigöl de kaybedilen çok sayıda kişi gibi, gözaltına alındığı resmi makamlar tarafından reddedildi. Ancak Yedigöl'ün Gayrettepe Emniyet'te işkence gördüğüne dair çok sayıda tanık var. Bu tanıklardan biri de Ümit Efe. Efe, Nurettin Yedigöl'ün önce Maltepe İdealtepe Arçelik İşçievlerinde kurulan polis karakolunda gözaltına alındığını daha sonra da dönemin işkencehanelerinden Gayrettepe Emniyet Amirliği'ne getirildiğini kaydetti. Nurettin Yedigöl ile birlikte günlerce işkence gördüğünü söyleyen Efe, "Nurettin ismini dahi söylemedi" dedi.
Efe, 4 gün ağır işkenceden geçen Nurettin Yedigöl'ü işkencecilerin gözden çıkardığını belirtti ve ekledi: "Vücudundaki hiçbir uzuv hareket etmiyordu, adeta bir külçe gibiydi. Yerde yatıyordu, çekerep götürüp çekerek getiriyorlardı. 4. gün sadece bekleme odasında ayakkabısı ve lacivert kazağı duruyordu. Nurettin'in nerede olduğunu sorduğumuzda ise 'kaçtı, böyle birini gözaltına almadık' gibi cevaplar verildi."
Nurettin Yedigöl'ün gördüğü yoğun işkenceden dolayı kaçmasının imkansız olduğuna dikkat çeken Efe, Yedigöl'ün gözaltına alındığının kayıtlara geçmediğini söyledi. Efe, "Nurettin'i arama azmimiz ve çabamız devam etmektedir. Sonuna kadar da devam edecektir. Hiçbir zaman onu unutmayacağız ve unutturmayacağız" ifadelerini kullandı.
Devlet politikası
Haftanın basın metnini okuyan gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren, Nurettin Yedigöl'ün sosyalist kimliğiyle bilindiğini söyledi. "Bir kez daha altını çiziyoruz, Nurettin Yedigöl'ün gözaltında kaybedilmesi, 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde insanlığa karşı suç oluşturacak biçimde, bir devlet politikası dahilinde işlenmiştir" diyen Eren, bu nedenle evrensel hukuk normlarına göre zamanaşımına tabi tutulamayacağını belirtti. Eren, "Anayasa Mahkemesi dahil, yargı makamlarının bu tutumu, devletin ulusal ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırıdır. Gözaltında kaybedilişinin 39. Nurettin Yedigöl dosyasında etkili bir yargı faaliyeti yürütülümesi, Nurettin Yedigöl'ün akıbetinin açığa çıkartılması, onu kaybedenler üzerindeki cezasızlığa son verilmesi için adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz" diye konuştu.
Nurettin Yedigöl ve bütün kayıplar için hakikat ve adalet talebinden asla vazgeçmeyeceklerini kaydeden Eren, 86 haftadır kapatılan kayıplarla buluşma mekanı olan Galatasaray'da ısrarcı olacaklarını vurguladı. İSTANBUL