Cumhur İttifakı’nın kepenkleri kapatılıyor

14 Ocak 2021 Perşembe - 19:55

 HDP Grup Başkanvekili, HDP’nin kapatılması tehdit ve tartışmalarına yanıt verdi: HDP bir dükkan değil, HDP’nin kapısına kilit asarız ve kapatırız, diye düşünmeyin. HDP, koskoca bir halk hareketidir. 6 milyon seçmeni ve aileleriyle beraber 20 milyona yakın insanı temsil etmektedir.

 Şunu çok açık ve net olarak söyleyelim; siyasi dengeleri ve sonuçları belirleyen temel güç olmaya devam edeceğiz. HDP’yi kapatsanız da kapatmazsanız da bu durumdan farklı bir noktaya evrilmeyeceğiz. Sizin kepenkleriniz halk tarafından yavaş yavaş indiriliyor.

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, dün Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Türk medyasında  HDP’den temsilciler olmaksızın, kapatma davası tartışıldığını anımsatan Oluç, bu konudaki görüşlerini, tartışanlara iletmek istediklerini söyledi.

Bahçeli anayasal suç işliyor

 AKP ve MHP’nin Cumhur İttifakı’nı oluşturduğunu; şimdi bu iktidarın bir parçası ya da iktidarın tamamının, yargı üzerindeki baskısını pekiştirerek ve tahakkümünü artırarak bir siyasi partinin kapatılması doğrultusunda çabalar içine girerek, Anayasa’nın 138. maddesini açıkça ihlal ettiğini hatırlatan Oluç, "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamalarla anayasal suç işliyor. Anayasa 138, ‘hiçbir makam merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılması konusunda emri ve talimat veremez genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz’ diyor. İktidar, yargı üzerinde baskı oluşturmakta, tehdit etmektedir. ‘Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bir an evvel gerekeni yapmazsa biz başvuracağız' demektedir. Yani bir an evvel gerekeni yapın, demektedir. Bu çok açık bir talimattır” dedi.

Son iddianame, kumpastır

 Bahçeli’nin “6-8 Ekim davasının iddianamesi HDP’nin katılmasına yeter” sözlerini hatırlatan Oluç, şöyle devam etti: “Daha bu davanın ilk duruşması bile yapılmamıştır. Yılın son gününde bir iddianame ortaya çıkmıştır. Mahkeme 2 günlük inceleme sırasında 3 bin 500 sayfalık iddianame, 300 klasörlük dosyayı kabul etmiştir. Nasıl inceledilerse bu kadar hızlı şekilde. Bunu inceledikten sonra 26 Nisan’a duruşma için gün vermiştir. Ama Devlet bahçeli demiştir ki bu iddianame kapatma için yeterlidir. Yani daha duruşması bile görülmemiş ama Bahçeli o mahkemeyi baskı altına almaktadır. Dolayısıyla bir suç daha işlemektedir TCK’ye göre. Belli ki bu 6 - 8 Ekim iddianamesi MHP güdümlü bir siyasi kumpas iddianamesidir ama bu konuya çok fazla girmeyeceğim.”

HDP mücadelesiyle büyüyor

 Türkiye’de parti kapatmanın bir çözüm olup olmadığını soran Oluç, “Daha önce bizim mücadele ettiğimiz kulvarda faaliyet yürüten 5 parti kapatılmıştır. En son 2009’da BDP kapatılmıştır. Bu mahkeme tarafından mı kapatıldı? AKP iktidarı döneminde 5 parti kapandı sonuç ne oldu? Toplumsal ve siyasi sorunlar çözülmüş müdür? Kürt sorunu demokratik ve barışçıl bir çözüme ulaşmış mıdır? Akan kan durmuş mudur? Toplumsal barış sağlanmış mıdır? Hayır. Her seferinde mücadele edenler, barış, eşitlik insanca yaşam toplumsal barış ve uzlaşma isteyenler daha güçlü bir şekilde buluşmuştur. Umudu büyütmüşlerdir. Kenetlenmişlerdir. Her seferinde daha güçlü bir şekilde siyaset sahnesinde yerlerini almışlardır. HDP de 2014’te siyasete girdiğinden bugüne kadar bu anlayışla güçlenerek büyümüştür; umudu büyütmüş ve kenetlenmiştir. Seçmelerin yüreğindeki yeri değişmemiş, aksine güçlenmiştir. Halkın siyasi irade ve geleceğine sahip çıkıyor. Ortak yaşam ve demokratik Cumhuriyet mücadelesini büyüterek yürüyor” şeklinde konuştu. 

HDP ile baş edememenin itirafı

 HDP’yi kapatmaya yönelik iktidar tarafından gelen sözlerin, “HDP ile baş edemedik” itirafı olduğuna işaret eden Oluç, şunları dile getirdi: “İktidar, ‘2015’ten beri bütün baskı ve zulme, gözaltı ve tutuklamalara rağmen HDP, demokratik siyaset alanındaki kararlı ve tavizsiz duruşunda en ufak bir geri adım atmadı. Bu alandaki mücadeleyi sürdürme konusunda kararlı durdu’ diyor. İktidar bugün kapatma davası açmaya çabalayarak, ‘biz HDP ile baş edemedik, siyasi olarak HDP’yi yenemedik, HDP’nin  meşru ve haklı mücadelesini sonlandıramadık; halk sahip çıktı. Yapacağımız tek şey kaldı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sığınarak HDP’den kurtulabiliriz’ demiş oluyor. Biz böyle anlıyoruz, seçmenlerimiz de böyle anlıyor.”

Sizin kepenkleriniz indiriliyor

Oluç, açıklamasını şöyle sürdürdü: “İstiyorsunuz ki HDP dün Ankara kalesinde intihar eden esnafı, kadın cinayetlerini ve şiddeti, gençliğin karşı karşıya kaldığı zulmü ve adaletsizlikleri konuşmasın. İstiyorsunuz ki HDP iktidar ortağının ‘askıda ekmek’ fiyaskosunu, asgari ücret felaketini, işçinin, köylünün, emeklinin sorunlarını konuşmasın. HDP Kürt sorununu da konuşmasın istiyorsunuz. Ama HDP tüm bunları da konuşuyor, Kürt sorununu da konuşuyor. Kürt sorununda demokratik barışçıl politikaları konuşarak diyalog yolu ile bir çözümün nasıl ortaya çıkacağını konuşuyor. Halk da bunu konuşuyor. Sizin kepenkleriniz halk tarafından yavaş yavaş indiriliyor.

HDP koskoca bir halk hareketidir

 Darbeci zihniyetler Türkiye’yi kapatılmış partiler mezarlığı haline getirmiştir. Şimdi aynı siyaset yeniden tezahür etmiştir. Şunu söyleyelim; HDP bir dükkan değil, HDP’nin kapısına kilit asarız ve kapatırız diye düşünmeyin HDP koskoca bir halk hareketidir. 6 milyon seçmeni ve aileleriyle beraber 20 milyona yakın insanı temsil etmektedir. Şunu çok açık ve net olarak söyleyelim; siyasi dengeleri ve sonuçları belirleyen temel güç olmaya devam edeceğiz. HDP’yi kapatsanız da kapatmazsanız da bu durumdan farklı bir noktaya evrilmeyeceğiz. 6 milyon seçmeni siz böyle davranırsanız yarın 10 milyona ulaşır. Seçmenlerimiz bu hukuksuzlukların öfkesi ile kararlı bir şekilde HDP’yi kapatma adımını atan iktidardan bunun hesabını siyasi olarak sorar. Ve seçmenlerimiz, hepimizi cezaevine koysanız bile partimizin ne diyeceğimize bakar ve bu doğrultuda hareket ederler. Asla bu hukuksuzluk karşısında susmaz. Demokrasi ile bağı olmayanlar bağ kursunlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile bağ kurarak siyasi çözüm yaratmaya kalkışmasınlar. 

AİHM kararını bastırıyor

 AİHM Büyük Dairesi Selahattin Demirtaş başvurusunu karara bağladı ve çok önemli bir karar verdi. AİHM, ‘Türkiye’nin imzacısı olduğu AİHS’nin 46’ıncı Maddesine uyumlu davranın ve bu kararın gereklerini yerine getirin’ dedi. Peki yapıldı mı? Yapılmadı. Siyasi iktidar, bunun üstünü HDP’yi kapatma meselesiyle örtmek istiyor. Türkiye ilk defa yakın tarihinde Avrupa Komisyonu ile kavgalı duruma düştü. İzleme süreci devam ediyor. AKPM, AB, AP, AİHM, CPT ile kavgalı duruma düştü. Bunlardan Venedik Komisyonu, AİHM ve CPT, Türkiye’nin kurucusu olduğu Avrupa Komisyonu’nun organlarıdır aynı zamanda. AİHM kararının uygulanmaması veya HDP’ye kapatılma davası açılması, sadece HDP’nin sorunu değil, bütün Türkiye’nin sorunudur. İktidarı bir kez daha uyarıyoruz; Anayasa’nın 90, AİHM sözleşmesinin 46.maddesine uygun davranışı geliştirin."  ANKARA

 

Siyasi hukuksuzluk örneği

 İnsan ve Özgürlük Partisi’nin Mayıs 2018’den beri kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na verdiğini; aradan 2 buçuk yıl geçtiğini belirten Oluç, şunları paylaştı: "Aslında Anayasa gereği kuruluş belgesi verildikten sonra alındı belgesi verilmesi gerekirken 2 buçuk yıldır bu partiye bu belgeler verilmiyor. Defalarca müracaat ediyorlar, bir sonuç alamıyorlar. 3 gündür İçişleri Bakanlığı önünde bu partinin kurucularından bir heyet bekliyor. İçişleri Bakanlığının görevi bir partinin kuruluşunu ve tüzüğünü değerlendirmek değildir. Bu Yargıtay’ın işidir. Esas itibariyle tüzük değerlendirmesi Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi üzerinden yapılır. Ama Türkiye’de hukukun geldiği nokta budur. İnsan ve Özgürlük Partisi 2 buçuk yıldır kuruluş belgesini alındı belgesini alamayan bir parti olarak siyasi faaliyetlerini sürdürememektedir. Bu Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı hukuksuzluklardan sadece bir örnektir."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.