Başbakan Erdoğan’ın Çankaya sevdası biliniyor. Bu nedenlede siyasi arenada çeşitli senaryolar tartışılıyor. Tartışılan senaryolardan ilki Erdoğan’ın köşke, Gül’ün ise AKP’nin başına geçmesi idi. Gül’ün milletvekili seçilerek meclise girmesi için Bayburt milletvekili Bünyamin Özbek seve seve istifa edeceğini bile açıklamıştı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kütahya’da gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “gelecek ile ilgili bir siyasi programının olmadığını“ söylemesi, bir gazetecinin “Putin-Medved formülü tartışılıyor, sizi başbakan olarak görebilecekmiyiz” sorusuna “böyle bir şeyi demokrasiye yakıştıramıyorum” şeklinde yanıtlaması, şimdilik Bayburt milletvekilinin istifasını rafa kaldırdı.
Diğer taraftan Erdoğan’ın köşke çıkması halinde AKP’nin de sonunun ANAP ve DYP’ye benziyeceği konusunda senaryolar gündeme geliyor. Erdoğan’ın köşke çıkması halinde AKP’nin önümüzdeki seçimlerde yeniden iktidar olabileceği, ancak Başkanlık sisteminin getirilmesi için gerekli olan Anayasa’yı değiştirme gücünü yakalayamıyacağı da tartışılıyor.
Bunun için de tedbir olarak Mayıs ayında TBMM’de seçim kanununda değişiklik yapılması ve “dar bölge seçim” sisteminin getirilmesi öngörülüyor.
Bu sisteme göre Türkiye millletvekili sayısı olan 550 bölgeye ayrılacak, böylece her bölgede çoğunluğu sağlıyacak olan aday milletvekili seçilecektir. “Dar bölge seçim sitemi” CHP ve MHP’nin aleyhine, AKP’nin ise lehine olacaktır. BDP ile HDP, tek parti olarak HDP çatısı altında birleşecektir. BDP olarak dar bölge seçim sistemi getirildiğinde, BDP’nin özellikle Kürdistan’da daha çok milletvekili çıkartması olası idi. HDP çatısı altında aynı ihtimal olabilir mi? Onu da zaman gösterecek. Batı’daki metropol kentlerinde ise milletvekili çıkarabilmek zorlaşacaktır. İstanbul’un varoşlarında kümelenen Kürt oylarını alabilmek için çok iyi örgütlenmek, orada yaşayan halkın manevi duygularını dikkate almak gerekecektir.
Erdoğan dar bölgeli seçim sisteminin getirilmesini istiyor. 2015 seçimlerinde AKP gerekli çoğunluğu sağlarsa Anayasayı değiştirmek, Erdoğan’ın arzuladığı başkanlık sistemini getirmek daha bir kolay olacaktır.
Gül’ün emanetçiliği kabul etmemesi, diğer bir deyim ile Putin-Medved formülüne sıcak bakmaması halindeki -ki, şimdilik öyle gözüküyor- AKP içerisinde başka formüller aranacaktır. Bu formül Numan Kurtuluş olabileceği gibi, AKP başkan yardımcıları da olabilir. Nitekim AKP Genel Başkan Yardımcılarından M.Ali Şahin böyle bir formülün olması gerektiğini açıkladı.
Bu senaryolar tartışılırken buranın Türkiye olduğunu, her an her şeyin değişebileceğini gözardı etmemek gerekiyor. Gül yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir. Erdoğan’da AKP’nin başında kalarak 2015 seçimlerini de kazasız, belasız kazanabilir. Bu durumda Erdoğan ancak yedi yıl sonra köşke önemli yetkilerle donanmış olarak çıkabilir. Unutulmamalıdır ki AKP planlarını cumhuriyetin 100. yılına göre yapmaktadır. Bekleyip gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz.
***
Sevgili okurlarım herhangi bir mani çıkmaz ise 22 sene sonra ülkeme dönmenin ilk adımını yakın bir zamanda atmış olacağım. Sizlere ülkemden de yazmaya çalışacağım. Bana kapınızı açtınız. Bir hırka, bir lokmanızı benimle paylaştınız. Gidip de gelmemek var, gelip de görememek var. Bizim gibi halkların insanlarına yarının neler göstereceği belli değildir. Hepinizden helallık istiyorum. Bana hakkınızı helal ederseniz mutlu olurum. Hepinizi sevgi ve saygı ile kucaklıyorum.
Allah’a(C.C.) emanet olun.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Ünlü şair Ahmed Arif 21 Nisan 1927’de Diyarbekir’de dünyaya geldi.
* 22 Nisan 1889 tarihinde ilk Kürtçe gazete “Kurdistan” Kahire’de yayın hayatına başladı. 22 Nisan Kürt gazeteciler günü olarak kabul edildi.
* 22 Nisan 1992 tarihinde İstanbul’da Yurtsever Kadınlar Derneği kuruldu.
* 23 Nisan 1974 tarihinde Irak Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklar Qaladız’ı bombaladı. Yüzlerce sivil Kürt yaşamını yitirdi.
* 24 Nisan 1995’te HADEP Elbistan İlçe başkanı Hüseyin Koku uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.
* 26 Nisan 1997 tarihinde KURT-KAV’ın varlığı hukuki olarak Beyoğlu Aslıye Hukuk Mahkamesi tarafından tescil edildi.