
Kürtlerin talepleri korkutuyor
Schoulgin, tüm bu saldırı ve tutuklamaların nedeninin Kürtlerin taleplerinden duyulan kaygı ve korku olduğunu söyledi. Kürt halkının kendi dili ve kültürünü geliştirme ve özerklik taleplerini haklı bulduğunu ifade eden Schoulgin, "Kürtler ayrımcılığa ve baskıya uğradıklarını ve ikinci sınıf vatandaş muamelesine uğradıklarını düşünüyor. Kürtler artık bu durumun değişmesini istiyor. Türkiye, Kürtlerin bu taleplerine demir yumruk politiası uygulayarak karşılık veriyor. Türkiye’de aydınlar, gazeteciler ve halkın çoğunluğu bu sorunun silahla çözülmeyeceğini biliyor ama pek çok kişi düşüncelerini ifade etmekten ve terörist destekçisi olarak suçlanmaktan korkuğu için sessiz kalıyor" dedi.
Gerillalara karşı kimyasal silah kullanılmasıyla ilgili olarak da Schoulgin, şunları vurguladı: "Bu çok ciddi ve korkunç bir iddia. Kimyasal silah kullanmak bir savaş suçudur. Böylesi bir emri verenlerin uluslararası mahkemede savaş suçlusu olarak yargılanması gerekir. Bu iddiaların araştırılması için uluslararası bağımsız bir komitenin oluşturulması gerekiyor. Türkiye eğer araştırma taleplerini reddederse bu gerillalara karşı kimyasal silah kullanıldığını kabul ettiği anlamına gelecektir. Ben AKP ve ordunun yerinde olsaydım iddialar karşısında araştırma yapılmasını kendim talep ederdim. Böyle davranmamaları kimyasal silah kullanıldığı ihtimalini artırıyor. Bu çok ciddi bir durum."
MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM
Süryaniler tutuklamaya tepkili
İsveç'te yaşayan bir grup Süryani, yazar, sanatçı, işveren ve aydın, yaptıkları yazılı basın açıklamasıyla 'KCK operasyonu' adı altında tutuklanan Prof. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nun derhal serbest bırakılmasını istedi.
Açıklamada şunlar dile getirildi: "AKP hükümeti tarafından uygulanan politikalar sonucunda son yıllarda Kürt politikacılara, sosyalistlere ve gazetecilere karşı bir susturma politikası gündemdeydi. Ancak artık AKP bununla da yetinmedi. Şimdi de toplumun akademisyen ve yazarlarına yöneldiler. Son iki hafta içinde Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Belge Yayınları Sahibi Ragıp Zarakolu’nun tutuklanması, artık ülkemizdeki aydınların da hedefte olduğunu göstermektedir. Bugün iktidarda olan hükümet, toplumun bütün nefes damarlarını böylece kapatmaya çalışarak, kendisini eleştiren, silahların susmasını isteyen, barış ve insan hakları için mücadele eden her girişimi bu tür tutuklamalarla susturacağını açıkça ilan etmiştir. Türkiye böylece gazeteciler, akademisyenler, yazarlar ve politikacıların hapse atıldığı bir açık cezaevine dönüştürülmüştür."
Ragıp Zarakolu'nun uzun yıllardan beri insan hakları ihlalleri ve savaşa karşı mücadele verdiği dile getirilen açıklamanın devamında, "Belge Yayınları olarak Sayın Zarakolu, halkların Soykırım gibi tarihte uğradıkları haksızlıkları gün yüzüne çıkarmak için cesur yayınlar yapmıştır. Bu girişimiyle Zarakolu, hem ülke içinde hem de ülke dışında halkların büyük sevgisini kazanmıştır. 4 Ekim’de ilk önce oğlu Deniz KCK üyesi olduğu gerekçesiyle, daha sonra da Sayın Ragıp Zarakolu tutuklanmıştır. Biz Süryani yazar ve aydınları, iş sahibi ve emekçileri olarak başta Sayın Ragıp Zarakolu ve Prof. Dr. Büşra Ersanlı olmak üzere bütün aydın, akademisyen, yazar, gazeteci ve politikacıların tutuklanmasını protesto ediyor ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz" denildi.