• HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, hayatı ve adaleti savunmasak, salgınla birlikte çürümenin derinleşmesinin ve toplumun çökmesin kaçınılmaz olacağını söyledi.

İktidar ne yaparsa yapsın dayanışma ağlarını daha da genişletmenin önemine işaret eden HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, “Kardeş Aile Kampanyası ilgi görüyor. Dayanışma yoksulların, ezilenlerin zarafetidir. Gelin hayatı yüceltelim” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Mithat Sancar, partisinin video konferans yoluyla gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı ile sosyal medya üzerinden canlı olarak açıklamalarda bulundu. İktidarın salgınla ilgili insanı ve toplumu esas alan bir politika geliştirmediğini söyleyen Sancar, hukuku ve toplum sağlığını hiçe saydığını söyledi.

İnsanı ve toplumu merkeze almak yerine yasaklara başvurup ayrımcılık yaptığını, ekonomiyi kurtarmak için sermayeyi kolladığını kaydeden Sancar, “İktidar kötücül bir zihniyete sahiptir. Kötücülük insanı bir varlık olarak görmeyen, bir değer olarak görmeyen bir anlayıştır. Bu iktidarı hep birlikte durdurabilmeliyiz. Bunun demokratik kontrol yollarını mutlaka işletmeliyiz. Bu konuda hepimize görev düşüyor. Biz HDP olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız” dedi.

Salgını operasyona dönüştürüyor

Salgın dolayısıyla cezaevlerini boşaltma ihtiyacına dayandırılan kanun teklifinin, giderek salgının sadece muhalifleri vurabileceği bir manevraya, bir operasyona dönüştürüldüğüne dikkat çeken Sancar, şu örnekleri verdi: “Sadece infazda indirim meselesinde ayrım yapmakla kalmıyor, muhalifler bundan sonra çok daha ağır şartlarda cezaevine girecek.

Mesela ‘İdris Baluken içerde ölsün mü’ diye konuşulduğunda, AKP sıralarından ‘evet ölsün’ deniyor.

İnsanlık değerlerinin hiçe sayıldığı bir örnek daha. Çatışmada ölen bir insanın kemikleri, annesine kargo ile gönderiliyor. Üstelik kargo ücreti de kendisinden tahsil ediliyor.”

 

Bunun adı radikal kötülük

Bunun adının ‘radikal kötülük’ olduğunu kaydeden Sancar, şunları altını çizdi: “Adaleti ve hayatı savunmasak, toplumun çökmesi kaçınılmazdır. Büyük bir çürüme salgınla daha da derinleşecek. İktidarın keyfi yönetimi, toplumu dikkate almayan anlayışı, bilimi önemsemeyen politikaları, hukuku takmayan uygulamaları bizim kendi tedbirlerimizi almamıza engel olmamalı. İktidar ne yaparsa yapsın, kendi aramızda dayanışma ağlarını daha da genişleterek, mutlaka hayata geçirmeliyiz. Bu toplumun kaderini iktidarın anlayışına terk edemeyiz. Bu amaçla biz bir Kardeş Aile Kampanyası başlattık. Bu kampanya çok şükür ilgi görüyor. Dayanışma yoksulların, ezilenlerin zarafetidir. Kardeş Aile Kampanyası’na destek veren herkese teşekkür etmek istiyorum. Gelin hayatı yüceltelim.” ANKARA